Konaklardaki yaşamlar temalı bir Anday romanı. Ben şiirlerini pek severim, kafayla birlikte sayısız imge açar.
Saraylı bir ailenin artık yok olmuş bir yaşantıyı sürdürme çabası iyi bitmiyor. Liyakat, soy sop, yıkılan bir imparatorluğun ardından yenilenen dünyaya ayak uyduramıyor, yine de ailemiz yılmak bilmeden sona doğru yardırıyor.
Leman Hanım, paşa babasının gölgesinde yetişmiş bir saraylı hanım, evdeki aylakları besleyebilmek için aileden kalan evleri vs. satıyor ve ailenin tarihçesini hastalıklı bir şekilde, en ince ayrıntısına kadar aklında tutup şak diye anlatabilecek kadar deli. Eşi Davut Bey, kurduğu çılgın planları hayata geçirmek için evinde bir dolu ayyaş besleyebilecek kadar alternatif bir kafada yaşıyor. Oğul Galip Bey, şimdinin sonsuzluğuna sıkışıp bütün duygulardan muaf kılınmış -aşk hariç- bir adam. Torun Muammer, varoluşçuluğu son derece dipten ve tırt bir şekilde yaşayan kardeşimiz. Ne hissettiğini, ne yaşarsa ne hissedeceğini bilemeyen bir genç. Bir tane erkek budalası kız, bir tane İttihatçı yaşlı adam, iki üç beleşçi daha, kadro tamam. Her birinin ayrı bir kafası var ve hepsini bir arada tutan Leman Hanım. Ya da karakterlerin bazılarının düşündüğü üzere Leman Hanım'ın akıl sağlığı bozulmasın diye aylaklık ediyorlar. Saray eşrafını birkaç uçarı tip oluşturuyor yani.
Roman iki bölüm, ilk bölümde bu tayfayı tanıyoruz. İkinci bölüm Muammer'in anılarından oluşuyor. İlk bölümün pek başarılı olduğunu söyleyemem, hızlı geçişlerden baş dönmesi yaşayabiliyor okur. İkinci bölümse evet, pek hoş. Muammer her şeyi yavaş yavaş çözümlerken konağın haciz sonucu uf olmasını, karakterlerin dağılışını falan görüyoruz. Böyle bodoslamadan değil tabii her şey, her bir karakter için sayfalar dolusu yazılır ama askerliğin gözü kör olsun. Belki dönüşte yazarım diyeceğim, yazamayacağım. Neyse.Böyle yani.
Melih Cevdet Anday'ın Aylaklar romanını okurken ya da okuduktan sonra Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kiralık Konak isimli kitabını hatırlayan olmuş mudur acaba? Konu itibarıyla aynı ama ortada birbirinden çok farklı iki eser var. Konusu için roman okuyanlar bunun üzerinde düşünmeli. Tıpkı Lev Tostoy'un Anna Karenina'sı ile Gustave Flaubert'in Madam Bovary'si gibi... Konu ikisinde de aynı ve basit: Kocasını aldatan kadın. Ama işlenişleri, örgüsü, karakterler ve onların tahlili birbirinden son derece farklı, iki ayrı dünya yaratan iki başyapıt var. Anday ile Karaosmanoğlu'nun sözünü ettiğim romanları da böyle... Roman konusuna indirgenemez.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı zamanından kalma bir konakta gelişen olaylar etrafından toplumu, aile yaşantısını, burjuvazinin yükselmesi ve düşüşünü anlatan önemli bir dönem romanı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
konak ve konak üzerinden toplumsal değişim oldukça eğlenceli bir şekilde anlatılmış.2.bölüm ise edebi olarak gayet başarılı. yazar Muammer üstünden değişim ile yalnızlaşan bireyin psikolojisini başarılı bir şekilde vermiş.Bu arada Davut Bey karakeri don quijotte u anımsattı ..eğlenceli düşündürücü aynı zamanda hüzünlü bir kitap .okunmalı...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şaşkınlık ve hayretle okudum bir konak dolusu insanın hikayesini. Her bir karakterin bambaşka psikolojik yorumla anlatıldığı eşsiz bir eser. Mutlaka okuyun.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Acayip güzel bir roman - hem eğlendiriyor hem üzebiliyor... Neden yazarın diğer eserlerine ulaşmak bu kadar zor ben anlamadım. Yazıktır, günahtır. Daha çok yayın yapılıyor olmalı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı Devleti'nin yüksek bir makamında yer edinmiş olan birisinin diğer bir deyişle bir Paşa'nın, geride bıraktığı servetinin mirasçıları tarafından hesapsızca iki nesil boyunca nasıl harcandığı konusu romanın bir yönünü oluşturuyor. Çalışmadan başka bir deyişle de çalışma yani bir gelir sahibi olma gereği duymadan koca bir konaktaki kişiler nesiller boyunca nasıl bir yaşam sürmüşler ve sonunda da çalışmaya mecbur hale gelmişler? İşte bu soruya bir nevi cevap veriyor bu kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
dört başı mamur şekilde yaşayan bir neslin yok oluşu, yok olurken dahi hiçbir şeyi umursamayışı, ailenin en küçük bireyi muammer' in gözünden. müthiş bir anlatım.