Suzan Defter
Suzan Defter

Kitapyurdu Fiyatı: 199,38TL

Ürüne Git
568Yorum
Seyhan Özyürek
Kitapkurdu
“Yaşamak her şeye rağmen bir iz bırakmaktır yeryüzünde.” Yeryüzünde bir iz bırakmak ve “ bende yaşadım sizin kadar” diyebilmek isteyen iki karakterin günlüğü… Kitabı okumaya başladığımda basım hatası olduğunu düşündüm. Normal bir okuma stili dışında bir kitap.Sol taraftaki sayfalar erkek karakterin sağ taraftaki sayfalar ise kadın karakterin günlüğünü anlatıyor. Bu zamana kadar okuduğum en ilginç ve en iyi kitaplardan… “İnsan ya kendi kendine konuşur ya da kendi kendine yazar “ diyerek yazmaya başlayan erkek karakterimiz Ekmel ve yalnız, sevgisiz ve abisinden başka kimsesi olmayan “Bir kadın birdenbire günlük yazmaya başladıysa, ya aşık olmuştur ya terkedilmiştir” diyen Derya. Bu iki karakterin kesişen hayatları. Birde Suzan var tabi Deryanın kendi hayatı gibi anlattığı Suzan… Keşke onunla da bir günlükle tanışmış olsaydık sevgiyi, sevilmeyi okusaydık ondanda… Kitapyurdu ailesine hızlı teslimatından dolayı teşekkür ediyorum.
Cansu Özmen
Üstat
Bu kitap tam anlamıyla bir iç dökme hikâyesi. İki karakterin; biri erkek biri kadın, kendi defterlerine yazdıkları üzerinden anlatılan bir roman. Ama öyle bildiğimiz, dümdüz ilerleyen bir hikâye değil. Sayfaları çevirirken adeta iki farklı zihne giriyorsun, iki ayrı dünyaya misafir oluyorsun. Geçmişin izleri, pişmanlıklar, kaçırılmış fırsatlar ve yalnızlık hissi… Kitap boyunca bunların içinde dolanıyorsun adeta. Karakterlerle birlikte bir şeyleri sorgulamamızı sağlıyor yazar. Bir de o anlatım tekniği o kadar ilginç ki olayları iki farklı gözden görmek, gerçeğin ne olduğunu sorgulatıyor insana. Ayfer Tunç’un dili sade ama derin. Fazla süslü cümleler yok, ama bazen bir cümle gelip tam kalbine oturuyor. Öyle ki, bazı yerlerde durup düşünme ihtiyacı hissediyorsun diğer kitaplarında da olduğu gibi.. Hayata, geçmişe ve insan ilişkilerine dair derin düşünmeyi seviyorsanız mutlaka okuyun.
Deniz Özbektürk
Hezarfen
Suzan Defter’i okurken bir hikâyeden çok, iki ayrı insanın zihnine sessizce misafir oluyormuş gibi hissettim. Sayfalar ilerledikçe olaylardan ziyade duyguların ağırlığı belirginleşiyor. Yazar, karakterlerini anlatmıyor; onları kendi iç sesleriyle konuşturuyor. Bu da kitabı yorucu ama bir o kadar da gerçek kılıyor. Beni en çok etkileyen şey, aynı hayatın kadın ve erkek gözünden ne kadar farklı hissedilebildiğiydi. Yan yana akan günlükler, bazen aynı anı bambaşka anlamlara dönüştürüyor. Bu durum, ilişkilerdeki sessiz kırılmaları ve söylenmeyenlerin yükünü çok iyi yansıtıyor. Kitapta yalnızlık var ama gürültülü değil; daha çok içten içe büyüyen, insanın kendine bile itiraf edemediği bir yalnızlık. Karakterler birbirlerine yaklaşırken bile aslında kendi içlerinde kayboluyorlar. Bence bu kitap herkes için değil. Olay arayanı değil, ruh hâli okumayı seveni içine alıyor. Yavaş ilerleyen, düşündüren ve bittikten sonra da zihinde kalan bir kitap.
Selin Biçici
Üstat
Ayfer Tunç'un dili sade, akıcı, anlaşılır. Süslü cümleler yok ama anlam çok derin. Bir erkek ve bir kadının yazdığı günlükleri okuyoruz. Onların kendi iç dünyalarında geziyor, zihinlerine sızıyoruz. Çocukluk, gençlik, aile, iş, aşk, arkadaşlık, yalnızlık, pişmanlık, fedakarlık, hayal kırıklığı, umutsuzluk, kıskançlık, iç hesaplaşma gibi konulara temas ediyoruz. Kitabın sol tarafı erkeğin, sağ tarafı ise kadının yazdığı günlük. Ve siz okurken soldan sağa geçemiyorsunuz. Önce solu okumalı sonra sağa geçmelisiniz. Bu yönüyle de kitap türünün tek örneği sanırım.
Sevval Yiğit
Bilge
Farklı bir yazım tekniği var ve gerçekten ilgi çekici bir deneyim. Açıklamada hikayelerin ayrı ayrı okunması önerilmiş ama ben eş zamanlı okudum ve zorlayıcı değildi. Böyle okunmasını daha doğru buluyorum. Kitabı okurken bazı çelişkiler hissettim kadın ve erkek yaşananlara tabi farklı açılardan bakabilir ama ikisinin eş zamanlı yaşadığı olaylarda ikisi de bambaşka şeyler anlatmış hani bu bakış açısı değil biri yalan söylüyor gibi olmuş ve bu sadece kafamı karıştırdı. Onun dışında karakterler ve hissettirdikleri sahiciydi. Zaman zaman veya sürekli herkesin hissedebileceği boşluk duygusu güzel anlatılmış. Başka kitaplarına da şans vereceğim. Kitaptan sevdiğim bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum. ‘Anladım, hayatım benim olmazsa orta malı olur’
Yasemin Ece AYYILDIZ
Kitapkurdu
Kafa karıştırıcı bir kitap elinize hiçbir fikriniz yokken aldığınızda ne oluyor diyorsunuz
Kevser acar
Kaşif
Yazarın okuduğum ilk kitabı buydu. Kitabı uzun zamandır sıkça karşıma çıktığı için merak ediyordum. Özellikle yazım tekniğinin farklı olması ilgimi çekmişti ve iyi ki okumuşum dedim. Kitap, alıştığımız şekilde okunmuyor. Hikâyeyi takip edebilmek için önce her bölümün sol sayfalarını, ardından sağ sayfalarını okumak gerekiyor. Aksi halde olay örgüsü birbirine karışabiliyor. Başta kitabın, iki eşin aynı olayları kendi bakış açılarıyla anlattığını düşünüyordum. Ancak okudukça iki karakterin birbirinden bağımsız hayatlarının anlatıldığını gördüm. Farklı anlatım tekniği sayesinde benim için değişik ve keyifli bir okuma deneyimi oldu. Klasik romanlardan farklı bir şey okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap.
betööl
Kitapkurdu
Suzan Defter, Ayfer Tunç'tan okuduğum ilk kitaptı. Kitabı bitirir bitirmez diğer kitaplarını da sipariş ettim. Hepsini severek okusam da benim için hiçbirinin yeri Suzan Defter kadar ayrı olmadı. Olaylara farklı karakterlerin gözünden bakmayı bu kadar etkileyici işleyen bir kitabı ilk kez okudum. Akıcı anlatımı sayesinde bir an bile sıkılmadım. Kesinlikle okunması gereken, uzun süre akılda kalan kitaplardan biri.
fmbr
Bilge
Harika bir kitap. Farklı hayatlar yaşayan iki insanın yollarının kesişmesi. Bir günlükle aynı anda düşündüklerini anlatması çok güzeldi.
szr odms
Kaşif
Suzan Defter, Ayfer Tunç’tan okuduğum ilk eserdi ve konusu başta oldukça ilgimi çekmişti. 12 Eylül döneminin gölgesinde, kadın ve erkek bakış açısıyla tutulan günlükler fikri merak uyandırıcıydı. Okurken Derya ve Ekmel Bey’in iç dünyalarına yapılan derin yolculuk, psikolojik çözümlemelerle etkileyici bir şekilde aktarılmış. Ancak kitaba başlamadan önce 12 Eylül sürecine dair daha fazla tarihsel ve toplumsal anlatı beklemiştim. Bu açıdan beklentimi tam karşılamadığını söyleyebilirim; dönem daha çok arka planda kalmış. Buna rağmen akıcı dili sayesinde kitap kendini bir çırpıda okuttu. Eksik bulduğum yönlerine rağmen yazarın anlatım gücü bende merak uyandırdı ve diğer eserlerine de şans vermek isterim.
Nurşen Koç
Kitapkurdu
Derya'nın günlüğünü okurken içim sıkılsa da, iki farklı insanın hayat hikayesine böylesine bir anlatım tarzıyla şahit olamk çok güzeldi.
Ece Yenidede
Bilge
Suzan Defter, yalnızlık, hafıza ve iletişimsizlik üzerine kurulmuş çok katmanlı bir psikolojik romandır. En önemli başarısı, karakterlerin iç seslerini gerçek ve kırılgan biçimde verebilmesidir. Roman olaydan çok ruh hâli anlattığı için, hızlı tüketilen bir hikâyeden ziyade “iç dünyaya yapılan bir yolculuk” gibi okunur.
Nermin Akyasan Çapoğlu
Üstat
Çok beğendiğim söylenemez. İki farklı karakterin değişik bir şekilde yollarının kesişmesi ve ayrı ayrı kendi notlarını alması aynı durumu farklı şekilde yorumlamaları. Farklı iki günlük okumak gibi.
detlax
Kaşif
Yaşamak her şeye rağmen bir iz bırakmaktır. Kitapta aslında 2 karakterin günlüklerinden oluşuyor. İlk başta ne olduğunu anlayamadım, aynı anda iki günlüğü aktarmaya çalışmış yazar bu açıdan ilginç olmuş çözmeye çalıştıkça anlaşılıyor.. günlüklerden yola çıkarak herkesin hayata bakış açısı farklıdır aynı karaktere bile çok farklı anlamlar yüklüyoruz.. örneğin Suzan karakteri, Ekmel, Cihan ve Derya’da birbirinden farklı duygulara sebep olabiliyor halbuki kişi ayni kişidir.. Herkes kendi hikayesinde kendi yalnızlığı ile kalır. İnsanlar birbirinin hayatının tam kalbinde durup birbirinin hikayesine tamamen bi haber olabilir.. Öyle veya böyle hayatımda daima günlerden pazar olmadığını hatırlatan bir şey oluyor Suzan hanım gelmiyor mesela.. Ekmel’in evli olduğu halde Suzan’a aşkını günlüklerinde aktarıyor.. İhaneti çekici kılan şeyin şehvet olduğunu sanırlar, şehvet seldir. Asıl çekici olan cesaretmiş.. insan gençliğini aşka vermezse gençlik neye yarar.. Kadın giderken düzeni de götürür
_lento
Kaşif
ayfer tunç yalın kalemi ile beni kendine çekiyor. duyguları çok iyi aktarıyor. içine çekiyor.
samtaymıs
Kaşif
değişik bir yazma tekniği
merve güler
Bilge
Alışılmışın dışında, özgür bir kitap. Kadın ve erkek bakış açılarının aynı konuda bile oldukça farklı olduğunu anlatıyor. Günlük, iç dökme tarzında ince ama iz bırakan bir kitap.
zümrüd-ü anka
Kitapkurdu
herkesin aksine benim çok hoşuma gitmedi. Dili güzel aslında ama bir sayfa başka diğer sayfa başka olması benim hoşuma gitmedi
eda
Kitapkurdu
Ayfer Tunç okumak başka bişey.. herkese tavsiye ettiğim bir kitap.. muhakkak okuyun..
Tacettin Keskin
Üstat
Her ne kadar bir çırpıda okunabilecek gibi gözükse de, yazarın kullanmış olduğu tarz, alışkın olmayanlar için, zorlayıcı olabilir. Güzel bir okuma deneyimi oldu.