4Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
11.05.2026
Jorge Luis Borges
James Woodall’un Borges biyografisini biraz eksik ve kuru bulduğumdan bir tane daha Borges biyografisi okuma ihtiyacıyla okudum Jason Wilson’ın Borges’ini. Bu biraz daha “dişime göre” gibiydi başta ama Wilson’un metninin de beni tatmin ettiğini söyleyemeyeceğim, hatta pek çok açıdan problemli bulduğumu da belirtmem lazım. Öncelikle, Wilson’un kitapta da birkaç kez alıntıladığı meşhur Borges cümlesini burada da aktarayım: “Ben yaşadıklarımdan çok, okuduklarımı hatırlarım.” Bunu diyen bir adamın biyografisini yazmanın zorluğu düpedüz ortada, evet. Ancak Wilson bu lafı demiş birine yapılmaması gereken bir iş yapıyor ve Borges’in yazdıklarından ona bir hayat devşirmeye çalışıyor. Yani şöyle, evet kronolojik akan bir metin bu, örneğin 1920’lerde Borges’in başından geçenleri anlatıyor ve olayları kısaca özetledikten sonra o dönemde yazdığı metinlerle hayatında olanları çapraz okumaya girişiyor - dolayısıyla anlamk için Borges külliyatını hatmetmiş olmak şart bence. Başlarda çok ilginç gelen bu yaklaşım sayfalar ilerledikçe fena halde zorlayıcı hale geliyor. Bir kere Borges’in yazdığı her şeyin ama her şeyin hayatında bir karşılığı olması, yaşadığı bir şeyin tetiklemesi / ilhamıyla o metni yazdığı ön kabulu, kendisinin yaratıcılığına biraz haksızlık bence, ki edebiyat tarihinin en yaratıcı zihinlerinden birinden bahsediyoruz. Wilson öyle bir noktaya getiriyor ki işi, metinlerinde bir şeyle eşleştiremediği kimi büyük olayları birer ikişer cümleyle geçiştiriveriyor, paralellik kuramadığı olayları doğru düzgün aktarmaya bile çalışmıyor. Hal böyle olunca ortaya bence eksik ve fazlasıyla yanlı bir portre çıkıyor. Wilson zaten ziyadesiyle yanlı, kimi insanlara dair besbelli kendi değerlendirmesi olan şeyleri “xxx şöyle biriydi” diyerek sanki keskin gerçekliklermiş gibi üstümüze boca ediyor. Yani Woodall’un Borges biyografisi ne kadar düz ve olay odaklıysa, bu da o kadar duygu ve yorum odaklı. İki ayrı uçta iki metin ve ikisinde de bambaşka iki adam anlatılıyor resmen. Ortası yok mu bunun ya? Sanırım Edwin Williamson’ınınki en iyisi, bir süre daha dilimize çevrilmezse İngilizcesini alıp okuyacağım artık. Yoksunluk çekiyorum çünkü resmen.
Atanamamışnerd
Kitapkurdu
17.12.2022
Eleştirel bir monografi olduğu ve mevcut biyografileri verili kabul ettiği için benim için zamanından önce bir kitap oldu diyebilirim. Öncesinde Borges'i okumak bu kitaptan daha çok istifade sağlayabilir.
melisnurgul96
23.06.2013
Borges herkesin hayal dünyasına yerleşebilecek biri. Bu kitapla hayal dünyamdaki kahramanı daha iyi tanıma fırsatı buldum. Önce borgesi daha sonra bu kitabı okumalısınız!<br />
gokimu
24.07.2012
Borges hayal dünyamın keşfedilmemiş limanlarına yolculuğumda tek rehberim. Bir kitabıyla okunması gereken 63 kitap daha bildiren engin bilgi kaynağım. Gerçeğin sınırlarından öteyi hissettiren ulu insan... Başka ne diyebilirim ki...