Sancı... Sancı... Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Sancı.. Sancı…
Necati Tosuner'in ilk romanı. Tosuner hikâyeciliğiyle biliniyor daha çok, lakin romanları da gayet başarılı. Şey gibi, Uşaklıgil'in karşı kutbu. Halid Ziya, "Yav romanlarım da güzel, tamam ama hikâyelerimi ayrı bir severim, ayrı bir güzeldir onlar," der mesela.Ters çevirin, Necati Tosuner'i bulacaksınız.

"Toplumsal etkilerden kaynaklanan yoğun duygu yoğunluğuna 'ağrı' diyemeyeceğim için 'sancı' demek daha uygun geldi. Vücudum belli bir yaşa geldiğinde ağrılar kesildi ama ondan sonra toplumsal bir sancı başladı."

Alıntı Tosuner'in bir röportajından. Kendisi gençken bir rahatsızlık sonucu kambur oluyor ve insanlara katlanmak zorunda kalıyor. Garip bakışlar, duyarlı olmaya çalışılırken devrilen büyük çamlar, böyle şeyler. Bu temelden yola çıkarak Tosuner'in sancı izleğiyle, somut olarak karşılaşırız sık sık.
Roman, Almanya'daki bir grup insanın yaşama çabasını ele alıyor. Maddi kaygılardan çok duygusal sıkıntılar söz konusu.

Giriş şöyle:

"Sabah.
Esintisiz, kıpırtısız ortalığın serinden serine ağarması. Ve sıcak bir gün olacağı sezgisini birlikte getiren bir sabah. Sessizlik. Ve kentin gri uzantısı üstünde sessizliği yöneten güneş. Güneş ve sessizlikte ağır ağır çözülen kırağı. Sonra bir de bakılacak ki, yeşil üstünde -çalıda, çimende, yaprakta, deli otta- bir ıslaklık... Kırağı çözülmüş, ısınmış bir sabah olmuş, -olacak." (s. 9)

Bir sabahla başlıyor her şey, bir geceyle sona erecek. Tosuner, bir zamanı, bir mekanı, bir ilişkiyi sayısız sözcüğe bölüp tane tane veriyor okura. Edilgen bir anlatımdan çok olayların en ince detaylarının bile izini süren, yaşayan bir anlatım. En küçük sancı bile büyüyor da büyüyor, okuru kıskıvrak kavrıyor. Bazı yaşlı ninelerimiz, "Aha tam böğrüme öküz oturdu sanki," derler ya, öyle.

Çok hikâye var, çok karakter var, ben sadece Osman'la Petra'yı alacağım. Diğer şahıslar hakkında söyleyeceğim tek şey, Tosuner'in karakter yaratmadaki başarısı olacak. Küçük hesapların adamlarının dünyasını çok iyi biliyor ve farklı sosyokültürel ortamlarda yetişmiş insanların düşüncelerini, hayata bakış açılarını falan, okurda hiçbir garipseme yaratmadan hepsini son derece başarılı bir şekilde işliyor. Anadolu'dan gelen, tutunmaya çalışan küçük bir adamla varoluş sancısı çeken bir adamın arasındaki fark, kurguyu çatan onca kelimenin arasında kendini gösteriyor. Ne kadar hoş. Mesela Arif diye bir velet var, çocukları bilmeden söylediklerini yazabilmek mümkün değil. Yaşamdan sızan şeyler bunlar, Tosuner, bana öyle geliyor ki çok güzel yaşamız bir abimiz.

Osman. Tosuner'in ta kendisi zannediyorum. Almanya'ya okumak için gelmiş, küçük işlerle geçimini sağlamaya çalışan bir kambur. Petra'yla tanışıyor ve kapılıp gidiyor kıza. Petra Alman, genç bir öğrenci. Aralarında aşağı yukarı 10 yaş fark var, Osman otuzlarında. Kaybetmeye tahammüllü bir insan olmadığı için Petra'ya gidecekmiş gibi bakıyor. Petra da gidecek ve sancıdan başka bir şey kalmayacak elinde.

İkisinin diyalogları için... Başarılı işte. Yani duyarlılık seviyesi çok yüksek insanlar bunlar, bu şekilde konuşabilirler. Olabilir. Okura garip geldiyse yeterince insan tanımadığı içindir. Osman'ın Beckett'e "serseri" diye çıkışması, Godot'dan dolayı, bir de solucana dönüşme metaforu... Sancı büyük.

"'Romatizmalı olmayı niçin isterdin? Acıdan kurtulmuş olmayacaktın ki..'
'Acının niteliği değişecekti. İnsanlardan sızan, süzülen bir sancı yerine, yağmurla gelen...'"

Başka bir karakterin sancısı mesela, Reyhan. Kocası bir baltaya sap olamamış, korku çok büyük.

"Sokağa çıktığında sancıyı içinde duydu Reyhan. Karanlık bir şeydi gelecek. Korkutan, tüyleri diken diken eden, boğazda düğümlenen bir çığlıktı." (s. 159)

Finalle de süper bir nokta koyuyor Tosuner, aha:

"Islak, yapışkan bir gece. Ve serin. Ve arada bir vuran esintinin keskinliği. Yağmakta hiç de nazlanmayan bir yağmur dinmiş şimdi. Her yerleri basmış ve az önce çekilmiş sel. Yerlerin sel çekilmiş gibi yapışkan ıslaklığında parıldayan ışıklar ve.. karanlıkta yitmiş bir umut.

Olmayan bir umut."

Kendi sesine sahip bir roman. Kaçmasın, görüldüğü yerde tutuklayın.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ulaş Deniz
17.12.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuması keyifli,dili akıcı,öykü tadı da alabileceğimiz bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
semasema
17.04.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oldukça etkileyici ve değerli bir kitap.Tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
aaslanel
12.03.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar Onur Caymaz'ın önerdiği bir eserdi. Ondan dolayı alıp okudum. Çok sayıda karakter başarılı bir şekilde işlenmiş. İlk dönem Almanya'ya giden vatandaşlarımızın hikayesi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
manasa
10.05.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Necati Tosuner' in her kitabı değerli ve tavsiye edilir. bir dönemi anlatan romanlarından biri.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
kimyager1903
17.04.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
beğendiğim bir yazar, bu ki,tabı da güzel, tavsiye ediyorum
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Seval Torun Yeter
13.10.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
güzel bir kitap, zengin karakterleri var ve karakterlerin iç dünyası iyi yansıtılmış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
eskicins
22.04.2015
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
üzerine bitirme tezi hazırladığım bu kitabı en hızlı temin edebildiğim yer kitapyurdu oldu, teşekkür ederim. iş bankası yayınları basımı oldukça iyi zira daha önceki basımlarını da inceleme fırsatım olmuştu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir