Kendine has bir kast sistemi olan ilkel toplumlardan birinde geçiyor hikâye. Yağmacı kardeşlerimiz bir başka topluluğa saldırıp milleti kılıçtan geçiriyor ve küçük bir kızı kaçırıyor. Kızın ablası da takip ediyor grubu ve kendini ele veriyor. Kardeşine bakmak zorunda, ailesinin emaneti.
Kızların sahibi ve diğer nüfuzlu aileler arasındaki mevzular toplumsal bir eleştiri ve her ne kadar distopik bir anlatı olsa da bu, günümüzde farklı şekillerde ve farklı coğrafyalarda benzerleri yaşanıyor. Nereden yaklaşırsanız bir pencere açarsınız; cinsiyetçilik, kapitalizm, dört başı mamur bir iğneleme. Yine de doğru olanı yapmak aslında çok basit, hangi sistemin zincirlerine bağlı olunursa olsun. Kötülük kolay bir edim olabilir ve fedakarlık istemez. Öbürü zor. Hayırlısı.
Öykü güzel, sonrası da süper. Okurken Uyanık Kalmak diye bir makalesi var hanımın, enfes. Harry Potter serilerine hafiften bir giydiriş, kapitalin edebiyatı piç edişi ve benzeri birçok mevzuyu ele alıyor. Boğucu Kültür'le paralel çoğu noktada, haliyle. Kısaca şunu diyor: "Para babaları, elinizi çekin kitaplardan! Okuyan adam zaten az, bir de siz niteliksizleştirmeyin adamları." Bunu derken Paulo Freire'nin okuma kültürüyle ilgili görüşlerine paralel fikirler ortaya koyuyor. Eskiden okumak sadece belli bir zümrenin elindeydi, okuma-yazma olayı bir güç göstergesiydi ve bunlara sahip olan bilgiye de sahip olurdu. Bir sınıf göstergesiydi ve kadınların çoğu için hayaldi. Falan, böyle şeyler. 1850-1950 arasında ABD'nin eğitim sistemiyle birlikte altın yıllarını yaşayan nitelikli eser okuma eylemi, gücü elinde bulundurmak isteyenler tarafından pırtlatılıyor ve ilk çağlardaki sistem geri getirilmeye çalışılıyor, farklı bir biçimde. Bu sefer bilgi niteliksizleştiriliyor ve okurun bilgi edinme hakkı, edebi zevki katlediliyor. Bunun bir eleştirisi işte. Güzel okumamızı istiyor hanımımız. Güzel okuyalım kardeşler.
Bir röportaj var, hanım yine pek güzel konuşuyor. İlerlemeci değil, değişmeci olduğunu söylüyor. Bir şeyleri kırıp dökmeden, birçok kalemde sürecek bir değişimin destekçisi. Son makalesinde de kadınlar için "tevazu" kelimesinin anlamının olumsuz yönde nasıl değiştiğini irdeliyor.
Böyle. Gayet güzel.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zevkle okudum. Kısa sürdü; keşke daha çok detay , daha çok karakter ve daha uzun bir hikaye olsaydı. İstese yapardı gibime geliyor ama bu kadarı da anlatmak istedikleri yetmiştir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eğer kitap okumayı seviyor, kitap seçimlerinizde daha dikkatli davranmak istiyor ve aynı zamanda kitaba dair geçmişe ve okuma kültürüne dair bilgi edinmek istiyorsanız kesinlikle kaçırmayın diyeceğim türden bir eser. Siz de “Okurken Uyanık Kalmak” ister misiniz? O zaman buyurun lütfen Ursula Hanım’ı okumaya!