İnsanlık Nereye Gidiyor
Kitap Susanna Tamoro'nun Afrika'lı bir arkadaşına yazdığı mektuplardan oluşuyor. Her mektup mevsimlerin doğada meydana getirdiği değişiklerin ve bu değişiklerin yazarda uyandırdığı duyguların tasviri ile başlıyor ve yazarın kendi bakış açısıyla değerlendirdiği, toplumsal sorunların dile getirildiği satırlarla devam ediyor.
Başlık
' Sevgili Mathilda ' kitapdaki sevgi, 'İnsanın Yürmesi' insanlığın uyanışı ve eyleme geçişi, 'Dört Gözle Bekliyorum' bu uyanış dönemine duyulan özlem ve tutku...'Sevgili Mathilda İnsanın Yürmesini Dört Gözle Bekliyorum' sanırım kitaba bundan daha güzel bir başlık bulunamazdı.
İnsanın Yürümesi
'Yaşam, pek çoğumuz için sürekli ve yorucu, bir o kadar da basit ve kurnazca bir kendinden kaçış değildir de nedir? ' diyor mektuplarının birinde yazar ve kim olduğunu, nereden gelip, nereye gittiğini sorgulamadan diğerleri gibi yaşayan, kendi özüne yabancılaşan insanlığı sorguluyor. İnsanın kendisinin oluşturduğu, özünü kavramasını ve kendisini sorgulamasını engelleyen, bilinçsiz ve sınırsız tüketim anlayışının hakim olduğu yaşama ve bunun sonuçlarına dikkatleri çekmeye çalışıyor mektuplarının her satırında.
Susanna Tamoro bu anlayış içindeki insanı, herşeyin kendisi için varolduğunu düşünen son derece kibirli ve çılgın bir krala benzetiyor. Kral maddeye ve onun getirdiği saltanata ulaşmak için aynı zamanda maddenin kölesi oluyor. Tamoro'nun kralla ilgili tasviri; ' Kör ve sağır, bu körlüğünü ve sağırlığını meziyet sanan bir insan'
Tamoro her mektubunda, örneklediği farklı olay ve konularla insanlığın geldiği noktayı sorguluyor. İnsanın özgünlüğünü yitirerek diğerleri gibi olma yarışı içinde, uzak durduğu ve korktuğu yanlızlık olgusunu yazar 'İnsanın kendi kendisiyle bir içtenlik yaşayabilmesi için en olağan üstü yol' olarak nitelendiriyor.
Sonuç
'Ben yazının görünmeye değil, görmeye yaradığını düşünüyorum' diyen Susanna Tamoro'nun 'Sevgili Mathilda İnsanın Yürmesini Dört Gözle Bekliyorum' isimli kitabında, günümüzde düşünmeden konuşan ağızlarda anlamlarını yitirmiş kelimeler sanki anlamlarını bulmuş.
Bir beyazı bir zenciye yazdığı bu dostça ve insancıl mektuplar arkadaşlık, insanlık, sevgi kavramlarına adeta yeniden hayat vermiş.