18Yorum
SELVİ
21.01.2021
Şimdiye kadar okuduğum historical romans lardan farklı, bir kere vıcık vıcık aşk yok, kontmuş dükmüş yok, kusurlarıyla başrol olanların yer aldığı kitap benim için bilgilendiriciydi, bir atın nasıl ehlileştirildiğini öğrendim mesela ayrıca diğer kitaplardaki gibi pasif kadın karakter yerine, kendine güvenen, gözü aşktan başka bir şey görmeyen kadın karakter yerine bir amacı olan güçlü bir kadın karakter var. Yorum yapacak arkadaşlardan Bu tür başka kitaplardan bilen varsa yorumlarda bahsedebilir mi. Bu tarzı çok beğendim, diğer aynı tür kitaplardan ziyade bu kitap daha gerçekçi geldi. Ben beğendim.
Serap Tekelioğlu
25.07.2019
tarihi bir aşk romanı insanı eski dünyalara götürüp hayallere sürüklüyor
payduşka
Kitapkurdu
25.08.2013
Kitabı aldıktan çok uzun bir süre sonra okuma cesaretini gösterebildim. bunun sebebi ise yazarın Epsilon'dan çıkan ilk kitabı 'Fırtına Çiçekleri'ni çok beğenmiş olmamdı. Beklentimi tam olarak karşıladığını söyleyemem. Yine de aynı türdeki bir çok kitaptan daha iyiydi diyebilirim. Kadın karakter fazlaca dediğim dedik ve bilmiş. 'Fırtına Çiçekleri'nin yarattığı etkiyi beklemeyin ama Laura Kinsale'in yazım tarzını beğeniyorsanız okunabilir.
battalkartal
22.05.2012
Kitabı sonunda bitirdim. Sonunda diyorum çünkü ilk defa bir historicalı okumam bir günümü aldı. Bu benim için bir ilk. Laura alıştığımızı historical tarzın biraz daha dışında yazan bir yazar. Sert bir üslubu var. Kitabın ilk yarısı ciddi manada sıkıcı. Fransız sözcük ve cümleler çok fazla.Anlamlarıda en altta yazdığı için okurken hemen sayfa altına kayıyor gözünüz bu arada konudan da kopuyor insan.En azından bana öyle oldu.
düşler_krallığı
ben bu kitabı beğenmedim. tipik bir kitapkurdu olarak genelde elime ne geçse okrum ama bu kitap beni yordu ve bu suç bence çevirmenin. Çünkü bu kitap ödül almış bir kitap sonuçta... güzel bir kitap olmasa ödül niye versinler ki?
balık66
Kitapkurdu
09.01.2012
Yazarın çevrilen ilk kitabı Fırtına Çiçeklerini beğenmiştim ama bu kitabını beğenmedim okurken çok sıkıldım
nzmknk
Kitapkurdu
06.01.2012
........günışığı.... Muhteşemdi tek kelimeyle.
sevgi006
Kitapkurdu
02.01.2012
Kesinlikle sıkıcı, sıradan ve basbayağı insanı yoran bir kitap. Bayan karakter ahlak dersi verirken, kendi de çok ahlaki davranmayan, (sırf merakından dolayı 16 yaşındayken bekaretini kaybeden) karşısındakini de kendi mutsuzluklarıyla mutsuz kılan; erkek karakter ise kadının yaptığı her hakareti sineye çeken garip bir adam. Onca hakaret iyi dayandı, ne sabır varmış ve yazarda okuyucunun sabrını sınamış. Bu yazara bir şans daha vereceğim, o da Fırtına Çiçeklerinin hatırına..
_yazyagmuru_
Kitapkurdu
24.12.2011
heyecanla okuduğum sürükleyici bir kitap
_martial_
24.12.2011
roman ilk başta sıkıcı gibi geliyor ama sonra kapılıp gidiyorsunuz.konusu alışılmışın dışında.oldukça güzel diyebilirim
kafkasianfurki
20.12.2011
elinizden kolay kolay bırakamayacağınız bir kitap
agartha1
16.12.2011
Kılıcın hala hükümranlığını kaybetmediği yüzyıllarda geçen, aşk, macera ve intikam romanı. Dili oldukça sürükleyici.
Hülya Gezer
16.12.2011
Harika bir kitaptı tavsiye ederim
gabrini
13.12.2011
Dini sapkın bir klan, çarpık sex eğilimleri olan soylular, alınması gereken bir intikam, başına ödül konmuş eski bir silahşör ve vazgeçilemeyen bir aşk....romanda hemen her tür heyecan verici macera vardı...Yazar sonunda kahramanlarını kavuşturma olayını fazlaca abartmış ve ısrarla birbirlerini anlıyamayan tipler oluşturmuş olmasına rağmen okunası bir hikayeydi diyebilirim...
hickidik
05.12.2011
Kitap alışılmış historical romance kitaplarından biraz daha farklı.Ancak okudukça hikayeye kapılıp elinizden bırakamıyorsunuz.Seden Gürel'in çevirisini yaptığı bütün kitaplarda olduğu gibi bu kitabın da çevirisi çok güzel. Ben çok severek okudum.
dileksim
Kitapkurdu
03.12.2011
kesinlikle çok beğendiğim bir kitap daha. yazarın benim gibi bir önceki kitabını okuyanlar bileceklerdir, yazar kitaplarında yaralı karakterler yaratıyor ve iyileşmeleri için kadın ve erkek karakterleri birbirlerine harmanlıyor. ancak bunu yaparken bazı başka yazarların kitaplarındaki gibi "öptüm geçti" mantığıyla değil, aralara serpiştirdiği olay örgüsünün içine öyle güzel yayıyor ki kitabı okumak, okuyucu içini, hem bir macera hen de büyük bir zevk oluyor. yazarın takipçisiyim artık. bundan sonra bütün çıkacak olan kitaplarını gözüm kapalı alırım.
yeler66
Kaşif
01.12.2011
yazarın''Fırtına çiçekleri''ni bir solukta okumuş ve bayılmıştım ...
L.Kinsale tarzı değişik yazarlardan..Yazarın okudugumuz kitaplara göre aşkı , karakterleri farklı ve daha sert anlatıyor. ``Fırtına çiçekleri`kadar olmasada bu kitap`ıd çok beğendim..ilk önce çevirinin mükemmel olduğunu söylemeliyim

..erkek kahramanın dilinden anlatılan her çevirdiğiniz sayfada farklı bir olay ve ruh halleri içinde karşılaştıgınız iki kahraman..
yaralı bir ruha sahip kadın kahraman Leigh .sadece köpeği S.T ise kurt`u Nemo ile kendini yalnızlıga mahkum etmiş erkek kahraman,sapık bir din taciri, ve sadizme hizmetleri .sadzim`e adını veren tarihi kişiliğie de yazar romanında yer vererek Sadizmin isim babasını yazar bize tanıtmış..umarım Epsilon yazarın diğer kitaplarınıda bu kitap gibi 2 sene bekletmez..
hulyami
30.11.2011
Baştan söylemeliyim Jerwaulx Dükü Christian gibi bir karakter bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız peşinen belirteyim...

Laura Kinsalenin sanırım uslubu diğer historical yazarlara göre farklı olduğunu bu romanında iyice anlamış oldum..Farklılığı kahramanlarında önce; erkek karakterimiz S.T.Maitland namı diğer Gecenin Prensi ülkesinde başına ödül konmuş(hem de 3 Pound) bir kanun kaçağı da olsa..Bu hayatını terk edip Fransa'ya kaçıp adeta münzevi bir hayat sürmektedir...

Bu hayatı da niçin seçtiğini de roman içinde öğreniyoruz..Diğer historical erkeklerinin aksine kusursuz bir erkek kesinlikler değil..Bir kulağı sağır ve denge problemi var...

Kadın kahramanımız Leight namı diğer S.Tnin hitabı gibi Gün ışığı.. Son derece güçlü ve bağımsız bir kadın..Din kispesi altında kasabalarına gelen şarlatan bir rahibin Peder Chiltonun ailesinin üyelerini yok etmesini,kızkardeşlerini lekelenerek ölümlerinin intikamını Gece Prensini bularak ondan kılıç dersleri almak için Fransa'ya gelecek kadar cesur ve pervasız..Zamanında başından bir aşk macerası geçtiğinde zamanın kurallarını hiçe sayacak kadar da tutkulu...

Sonunda S.T.Maitland'ı bulur kendisine yardım etmesi için ikna etmeği başarır..
S.T Leight'in gözünde şıpsevdi bir erkek gördüğü her kadına aşık olan bir romantik..Ama S.T. Leight'e deyim tam yerinde ise vurulup onun arkasından değil İngiltere Ay'a bile gitmeğe hazır hale gelmiştir....
İşte bu duyduğu ve hissettiği sevgi sayesinde S.T. küllerinden tekrar doğar..Leight'in de tam istediği gibi İntikam Şövalyesine dönüşür....
Başlarda S.T.den etkilenmemek ne kadar kolaysa S.T. eski kimliğine büründükçe asıl etkilenmeyerek ona aşık olmamak imkansız bir hale gelir..

İkilinin aralarındaki med-cezirler bazen sinir bozucu olsada Leight'in yaşadıklarından sonra bu kadar sert olmaya çalışması bunu bir yere kadar sürdürebilse de..Çok çarpıcıydı..Özellikle en etkilendiğim sahne daha sonradan Karayel adını takacakları atın eğitime sahnesiydi..O sahnede çok duygulandım....Leight'in ısrarla sevgiyi red etmeye çalışması hiçbir şeyi hiç kimseyi sevmeyip bağlanmaya çalışmaması çok duygusaldı...

Klasik bir duydusal Historical okumayı düşünüyorsanız bu romandan uzak durun..Ama çarpıcı bir yeniden doğuş,sevginin neler yapabileceğini hissetmek istiyorsanız tavsiye ederim..