Güz Gelmeden
Güz Gelmeden

Kitapyurdu Fiyatı: 229,90TL

13Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Güz Gelmeden
Baran'ın temel izleği aslında; karakterlerin geride bıraktıklarıyla yüzleşmesi. Yüzleşememesi. Bir yarayı kanırtmak gibidir. Huzursuzluk. Deniz kıyısında güneşin batışını izlerken varlığınızın altında ezilmenize yol açar. Mercek değişti, dünyayı daha koyu görüyorsunuz. Kurtulamıyorsunuz. Tanrının bin bir gölgesi olan renkleri karıştırdınız, hangisiyle mutlu oluyordunuz, hangisi güneşin batmasıydı, sizi diğerlerinden ayıran renginiz hangisiydi? Soldunuz. Kapaktaki feneri görüyorsunuz, ışığını ayırt edemezseniz... Belki de gitmek iyi bir fikir değildir. Bavulunuzda çözemediğiniz mevzularla gittiğiniz her yer aynı. Kocaeli'nin Karadeniz kıyısında bir sahil kasabası: Yeşilçay. Zengin bir adam, komünist oğlu ve ölen annenin ardından kardeşine karşı annelik görevini üstlenmiş kızı. Bir adet yaşamını geride bırakmaya çalışan avukat. Bir adet aşık olunacak kız, kızın moderniteyle gelenek arasında sıkışmış annesi. Fenerde yaşayan bir akıl hocası. Aşık olunacak kızın ansızın gelen ülkücü kuzeni. Minicik bir kasabada kesişen hayatların birbirini yıkışını göreceğiz. Bir parça umut da var; bazıları kaçışlarına son verebiliyor ama bedelini ödedikten sonra. Geçmiş şöyle dolu dolu göğüsleyemedikten sonra... Geçmiş meydan okunacak bir şey değildir. Suat nam avukat amcamız Bir Solgun Adam'ın ta kendisi olabilir diye düşündüm, farklı çocuklarla ve eşle. Kitap okuyacak, yaşamaya çalışacak bolca zamanı var. Sol görüşlü öğrencilerin fahri avukatı ne için mücadele ettiğini düşünecek ve sonuçta her şeyi bırakıp Yeşilçay'a yerleşecek. Sessiz, sakin bir yer. İnsanın olduğu yerde böyle bir şey mümkünse. Erol. Zengin adamın oğlu. İstanbul'a denizcilik okumaya gittikten iki sene sonra çökmüş bir halde dönmesi, babasını çok üzse de ablası tarafından anlayışla karşılanıyor. Hücre evlerinde geçirilen iki yıl avukatınki gibi yılgınlıkla sona ermiyor. Bomba yol açıyor her şeye. Ülkücülerin uğrak yeri olan bir kahveye atılan bomba. Erol'un kafasında derin bir uğultu. Kopmuş kollar, bacaklar. Aklına her geldiğinde bayılıyor Erol, travmadan kurtulamayacak gibi geliyor. Yeşilçay'da, geride bıraktığı can dostundan da uzaklaşmış, eski yakınlıkları yok. Bir kızı seviyor o da, istiyorlar. Mutlu sonun aslında mutlu son olmadığını fark ediyor Erol, sahip olacağı şeyleri gerçekten isteyip istemediğini düşünmek zorunda, anlamak zorunda ama pek zamanı da olmuyor açıkçası; Yusuf'la karşılaşıyor. Yusuf, ülkücü kardeşimiz. Avukatı ve Erol'u tanır tanımaz onlardan nefret ediyor ama saldırıya geçmemesi gerek; cinayetle sonuçlanan eylemlerinden sonra örgüt tarafından gizlenmesi için gönderilmiş. Bir gece evinin önünde bekleyen adamlardan kaçmak için saklandığı fabrikada birini öldürmeye karar verene kadar saldırıya geçmiyor. Yukarıdakilerden biri veya bahsetmediğim diğerleri için kötü bir son. Bu bölüm atlanmış, sadece karşılaşmaları anlatılıyor ve ölümün ardına geçiliyor. Metnin süreğen zaman algısı bozulur gibi oluyor burada, olumsuz eleştiri olarak bir tek bunu söyleyebilirim. Birkaç kişi daha, dediğim gibi. Bazı hayaller yıkık, bazıları yeni yeni oluşuyor. Küçük kasabanın insanlık halleri. Küçük kasabalar sayın okurlar, oraların insanlarını anlarsanız doğasını anlarsınız. Geçmişini anlarsınız. Yeşilçay'ın hırçın denizi ve durağan ormanı arasına sıkışmış insanlarında her şeyi bulabilirsiniz. Hepsi Hepsi Hayat Nasıl Olsa demiş Zardanadam. Elbet.
Lalezar54
Kitapkurdu
29.12.2024
Nuri Bilge Ceylan filmlerini, bilhassa Bir Zamanlar Anadolu'da filmini hatırlattı. Küçük bir sahil kasabasında, onlarca farklı dünya, onlarca hayâl, onlarca ülkü, ülküsüzlük, boşvermişlik, yeniden tutunmuşluk, vazgeçmişlik, sevmişlik, yenilmişlik... Hayatın ucundan bacağından insan manzaraları, insanı en insan yerinde kucaklayan enfes bir hikâye.
Edebiyat Mutluluktur
Bozkır Çiçekleri kitabından sonra bu kitabına şans vermek istedim. Söylemeden geçemeyeceğim; kitap kapağı muazzam ;)
ftmkrdmn55
02.11.2023
Selçuk Baran'ın 1999 da ölümünden sonra çekmecesinden bulunan son kitabı .
suela
Kitapkurdu
05.09.2022
Gizlisi saklısı olmayan küçük kasaba insanlarının kendi seslerinden kendi öyküleri, sıcak sevimli...
Gerçek Okur
11.06.2022
Selçuk Baran’ın eserlerini çok seviyorum. Bu kitabı da kitapyurdu puanlarımla aldım, çok mutluyum.
harun_kiraz21
Kitapkurdu
26.01.2022
dün başladım neredeyse yarısına geldim. hikayesi ve yazımını beğendim.
Batistuta
Kitapkurdu
16.11.2021
Samimi, keyifli bir öykü. Okumanızı öneririm.
haşocuk
15.10.2021
tavsiye üzerine aldığım ve merakla okumayı beklediğim bir eser
Esranur kılınç
19.03.2021
Çok güzel bir yazar keşfettim
buseta7
20.02.2017
Romana yalnızlık havası hakim, Selçuk Baran okumayı seviyorsanız bu son eserini de okuyun derim.
aydınlık1980
Kaşif
11.12.2014
başka başka insanların dilinden bir kıyı kasabasında yaşanan iç içe geçmiş naif ilişkiler... başarılı, güzel bir eser.
Son Kitap Kurdu
Kitapkurdu
26.07.2001
İnsanların birbirleriyle konuşup anlaşmaları tanışmaları dünyanın en doğal haraketlerinden biri bence. Güz Gelmeden isimli romanda da insanların birbirleriyle olan ilişkileri roman tarzına aktarılarak yazılmış. Ve harika bir eser ortaya çıkmış. Yeşilçay'ın o güzel kasabasında yaşanan olaylar kitaba konu olmuş. Eminim hepiniz bu kitabı beğeniyle okuyacaksınız...