Sinek Isırıklarının Müellifi
Sinek Isırıklarının Müellifi

Kitapyurdu Fiyatı: 201,50TL

Ürüne Git
150Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Sinek Isırıklarının Müellifi
"Korunmalar bizi hiçbir zaman yeryüzü hastalığından kurtaramaz. Çünkü dünyayı içimizde taşırız." Henry Miller'ın yaşam açlığı onu çeşitli işlere, çeşitli kadınlara ve dibine kadar yaşamaya sürüklerken içindeki dürtü sürekli büyüyor, etrafında olanları büyük bir yapıta dönüştürmeye çalışıyor ama bir yandan zamanın henüz gelmediğini düşünüyor; yaşanacak daha çok şey, okunacak daha çok metin, sevişilecek daha çok kadın var. Okumaktan yazamayanların hikâyelerini bir yerlerden duymuşsunuzdur. Stephen Grosz'un müstesna eseri İncelenen Hayatlar'da bir adam beni çok etkilemişti. Bu dayımızın aklında müthiş öyküler, romanlar dolanıyor. Biraz ayrıntılı bir şekilde dinlediğiniz zaman başlı başına bir edebiyat olayı olacağını düşünürsünüz. Orada kalmanız gerekir, adam düşüncelerini hiçbir zaman kağıda dökemez. Aklında kristal berraklığında bir kitap vardır ve bu kitap hiçbir zaman yazılamayacaktır. Sinek Isırıklarının Müellifi'ndeki esas oğlan Cemil'in laneti bir tık değişik; bir kitap yazar ve editör hanımın kitabı değerlendirmesini bekler, aylar boyunca. Geriye kalanlar kitaba sığmayan fragmanlardır, onlar da ayrı bir kitaba dönüşür. Müellifi izleyen her kimse iyi bir iş çıkarıyor. Yazamayanın hikâyesini yazan bir yazamayan? Bana ateş edin. Editör hanımla hayali konuşmalar yapar Cemil, metnin bu kadına yazıldığını düşünebiliriz. Anlatı içinde anlatı içinde anlatı. Pek sevdiğim Jake Gyllenhaal'ın Demolition diye bir filmi çıktı şimdi, anlatımını bu kitaba çok benzettim. Adam trafik kazasında eşini kaybeder, çektiği acıyla nasıl baş edeceğini bilemez ve hastanede parasını kapan abur cubur makinesini üreten şirkete bir şikayet mektubu gönderir. Mektupta şikayet çok küçük bir yer kaplar, geri kalanı yaşadıklarıdır. Mektupları okuyan kadın dayanamaz ve adamımıza telefon eder falan, mevzu uzar gider. Okur, bu telefon eden kadının görevini üstlenir. Kitabı okurken sürekli farklı hikâyelerle, yaşam parçalarıyla karşılaşırız ve cevap olarak okumaya devam ederiz. Cemil'in söyledikleri, kitapları, filmleri, Ankara'nın havası ve suyu bizi etkisi altına alır. Binlerce sinek ısırığı, her birinin izi bir diğerine bağlı ve hepsinin peşinde bir adam. 166 sayfalık avında başarılar dileyeceğim, dilemiyorum, zaten başarılı. Barış Bıçakçı'yı Anathema'dan ayrı düşünemiyorum. Pek sık okumam kendisini, arada bir el atıyorum ve devamını getirmiyorum. Bir kalemde bütün kitaplarını okusam -bir kalemde okurum, iyi bir okuma hızım vardır, rekor şimdilik 1044 sayfa/gün (Monte Cristo Kontu) - Sezon finalinden sonra yeni sezonu beklemek gibi olur, can sıkar. O yüzden pek bunaldığım zamanlarda kaçar gibi Barış Bıçakçı okurum, arkada mutlaka Anathema çalar. Anlattıkları hikâyeleri çok benzetirim, kayıp giden zamanın çetelesini pek güzel tutarlar, incelikleri pek hoş yakalarlar, detayları gereğinden küçük bir ölçekle dile getirmezler. Bir misal veriyorum: Cemil, babası ölüm döşeğindeyken şöyle: "Artık hiçbir şeye gücü yok, oysa onun kaba gücünü evin iyice sıkılmış musluklarında hissetmeye alışmıştı Cemil." (s. 6) Anathema'nın has adamı Vincent Cavanagh da annesine yaktığı ağıtta şöyle diyor: "I know you didn’t want to leave/Your heart yearned to stay/But the strength I always loved in you finally gave away" Ben benzettim yani, aradan cımbızla çektim ama yakınlar birader işte. Mevzu benim için tartışmaya kapalıdır. İlk albümlerle değil de A Fine Day to Exit'ı dinlerken okumanızı tavsiye ederim. Kitabın bir yerinde Vüs'at O. Bener de geçiyor, eklemeden edemem.
55unal
Hezarfen
21.04.2026
Dünyamızda alışılmışın dışındaki her şeyin açıklanması gerekir ve bu hiç de masum bir gereklilik değildir. Açıklama yaparsınız, neden gösterirsiniz, makul gerekçeler sunarsınız, sonra da bir bakmışsınız tam da sizden açıklama bekleyenlerin dilini kullanıyorsunuz, kendi dilinizi değil. Birilerine açıklama borçluysanız borcunuzu daima kendi dilinizi harcayarak ödersiniz. (s:27)
cilereroglu
Üstat
22.09.2025
Çok akıcı bir kitap. Bir günde bitirdim
g_demirel
Kitapkurdu
30.04.2025
Günümüz yazarlarından okunması gereken bir eser. tavsiye ederim.
 Gül Ayan
28.05.2024
Barış Bıçakçı hakkında hemen hemen hiçbir bilgi yok, ben bulamadım. Bu durum ilgimi daha da çok arttırdı ve henüz okumaya başlamadan, Yazara gizlice gıpta ettim, saygı duydum ve bana özelmiş gibi hissettim. Çilek reçeli tadında bir kitap diyebilirim.Roman, Cemil’in yazar olma hayallerini anlatılıyor...Yazdığı ilk romanı, bir yayınevinin editörlerine, değerlendirmek için bırakmış, gelecek cevabı beklemektedir. Bu sancılı zaman kesiti içinde, kahramanımız, günlük rutinlerinin yanı sıra, hayatını gözden geçiriyor; çocukluğunu, öğrencilik yıllarını, evliliğini, arkadaşlıklarını. Küçücük bir roman, fakat Yazar pek çok konuya değinmiş; Müellif olabilmenin uygulamalı örnekleri…Ebeveynlerin, kendi mutsuzluklarını çocuklarına yansıtması...Erkekler arasında sıkı dostlukları... Büyük kentte, toplu halde yaşayan insanların yabancılaşması...Doğanın katledilmesi ve beton yığınları.... Aşkı...Cinayeti çözmeye çalışan yaşlı kadını ve bu toplumsal yarayı… Hayatın şölen olduğunu yazan bir liste…
Buse Ceylan
27.05.2024
Barış Bıçakçıdan okuduğum 2. kitap.Cemil hayatta karşıma çıksa sinirlenebileceğim,anlayamayacağım ama okuması zevkli bir karakter.Hayatı yavaş akışında yaşayan bu sebeple her şeye fazlasıyla anlam yükleyen,dikkatli,görmeyi bilen,anlamaya çalışan ama çoğunlukla anlamsızlıkla yüzleşen bir karakter Cemil.Aforizmalarla dolu bir kitaptı hiçbir bölüm,hiçbir karakter tamamlanmış hissi vermeden 166 sayfa bitti.Yarım kalmış hissediyorum.
kutuphaneokuru
Kaşif
09.03.2024
Cemil, neyi anlatırız, neyi anlatmaya değer buluruz, neyi okuruz, yalnızlıklarımızda, yutkunmalarımızda neler saklıdır, olgunlaştıran acılar var mıdır, olmalı mıdır, güzele nasıl bakarız, yazmak için önce gözlem, başka birisi olma, farkında değilmiş gibi yazma, oku, okuduklarını yeniden oku, karman çorman oluşun bir düzene gireceğini hayal etmek yazmak, yazar hissettiğini başka birisine giydirir keder verici olsa da, babasının acısını kendi acısı olarak sırtlandı, dinledi, sonra herkesi dinledi, anlatmak istedi, bir kahramana giydirdi tüm bu acıları, kederleri, yeri geldi komşu oldu, gençliğiyle tanıştı, ihtiyarlığıyla tanıştı, berkan oldu, nazlının sevdiği adam oldu, aşk yaşamak isteyen adam oldu, ilhan ve metinle dost oldu, her şeyi bırakıp dört duvara da sıkıştı, kelimeleri çok sevdi, onu dinleyecek bir editör buldu onunla da konuştu, sonra kahraman o kadar naif ki onu biraz kirlet dediler tamam sözü döküldü ağzından
NAZIM HİKMET EKMEKÇİ
Kaşif
yeni nesil Türk Edebiyatının en başarılı bulduğum yazarlarından biri zevk ile okuduğum bir eser oldu.
HÜSAMETTİN Aktürk
Barış Bıçakçının okuduğum ilk kitabı. Diğerlerini de satın aldım. Başlamak için sabırsızlanıyorum.
Özgün Lebe
29.05.2023
bir arkadasimin tavsiyesi uzerine okudum cok da methediliyodu o sira ama ben acikcasi biraz balon buldum
Elif çalışkan
Kitapkurdu
18.04.2023
Modern Türk Edebiyatının hiçbir meselesi olmayan kitaplarının bu denli konuşulması artık bir kenara bırakılmalı. Düz. Dümdüz.
Ali ihsan Kars
Kitapkurdu
27.02.2023
Barış Bıçakçının güzel eserlerinden biri :)
Özz Err
Bilge
29.12.2022
Ben abartıldığını düşünüyorum. Çok da içine giremedim hikayenin.
naakoc
14.12.2022
barış bıçakçı yı çok seviyorum. ne yazsa alır okurum. herkesede tavsiye ederim.
Ali Cemal Özer
09.08.2022
Tam tatilde okumak için yazılmış bir kitap benim için
monnes
Kitapkurdu
28.07.2022
yerli yazarlardan öne çıkan ismin eksantrik kitabı. okunmayı, sarfedilen zamanı hakeden bir kitap.
karaademmm
Bilge
31.05.2022
“Çoğu zaman her şey önceden bellidir; mucize, evin bugün yarın ölecek ihtiyar kedisidir. Bütün gün bir köşede kımıldamadan uyur. Uyansın isteriz, ama yazık değil mi, uyusun isteriz.”(s.5) • İkinci kez baş başayız Barış Bıçakçı ile. Köşesine çekilmiş eserlerini neşretmeye devam ediyor. Yazın serüvenine ara vermeyip bizi bu şölenden mahrum bırakmaz umarım. • Cemil var sayfalarımız arasında: “… yazar falan değil. Sinek ısırıklarının müellifi o. Hiç acıtmayacak cinsten.” • “Bekleyen çok dosyamız var. Kısa zamanda döneceğiz.” cümleleriyle kaliteli birçok eseri kapı dışarı eden ‘editör cevabı’ bekleyen biri Cemil. Ve onun bu bekleyişine tanıklık eden Okur. Bizler. • Toplu konutlarda yaşayan. Ankara’yı soluyan. Nabokov, Cortazar, Woolf, Turgut Uyar ve Oktay Rifat seven. Yalnız olduğunu-kaldığını hisseden. Sana-bana. Biçare kalana. • Sade ve iyi roman. Buyurun.
oz.ince
Kitapkurdu
17.04.2022
Karakterleri ile üslubu ile muhteşem bir eser.
jason_freddy
Üstat
18.03.2022
yine güzel bi barış bıçakçı eseri tavsiye ederim.
Gülnaz Sağlam
11.03.2022
“Üç şey birbirine karışmıştı” diyor Barış Bıçakçı, Sinek Isırıklarının Müellifi kitabının başlarında: “Nazlı, ev, edebiyat.” Birbirine karışan bu üç şeyin hikâyesini anlatıyor elimdeki kitap. Herhangi bir kronolojik kaygı güdülmüyor, yazar içinden geldiği gibi kelimelere pay ediyor hikâyeyi. Hikâyenin edebiyat kısmı ana karakterin yazarlık tutkusu üzerine kurulmuş. Yazar olmanın farklı dünyasını ana karakterin gözlerinden bize anlatan kitap, aslında kendi yazarının hikâyesini anlatmak ister gibi. Çok beğendim, Barış Bıçakçı'nın diğer kitaplarını da okumayı sürdüreceğim. Herkese iyi okumalar.