Çok kısa.
Mitik labirentlerin devlet dairelerine dönüştüğü: Nüfus Kayıt Merkez Arşivi. Lojman, daireye koridorla bağlı, mekanizmanın kolu eve, mahremiyete tecavüz halinde. Ölüm nedenleri, tarihleri, doğum nedenleri(?) ve tarihleri, bir sürü kağıt, ruhsuz. Bir sürü insan, kağıt. Amirler kast sisteminin tepelerinde, pek ilgili değiller. Daha yukarıdan gelen emri uygularlar, mesela yaşayanlarla ölülerin işlemleri farklı zorluklara sahip, dosyaların yerleri değiştirilebilir. Daire kurulduğundan beri biriken dosyalardaki isimler silik, kimin nerede öldüğü, ne için öldüğünün yanında neden yaşadığı da belki mazruftur, bu hengamede nasıl bilinir? Dosyaların arasında kaybolup açlıktan, susuzluktan ölen insanların çalıştığı kurumda daha fazla ölüm dosyası birikmesin diye ölmek yasaklandıysa eğer, Don José kardeşimizin dosyalardan birine kafayı takıp bir kadının peşine düşmesini doğal karşılıyorum.
Birinin bir şeyi mutlaka Don José; birinin oğlu, birinin torunu, birinin arkadaşı. İsmi söylenirken doğru vurgulanırsa tabii, yoksa Don José dediğimiz kişi Don José olmayacaktır. Söyledikleri anlaşıldığı zaman var olacaktır, sözcüklerine başka anlamlar yüklendiğinde başka biri olacaktır. Şimdilik bildiğimiz Don José olarak kalsın. Dosyaların tavana, göğe yükseldiği bölümlerde merdivene çıkarsa kemerini merdivene bağlar. Belki böbürlenmediğini kanıtlamak, hiçbir şey bilmediğini göstermek, tanrılığa soyunmadığını anlatmak için yapar bunu, Ne kadar umursanırsa. Babil'i inşa edenler birbirlerini çok az tanıyorlardı ama hedef birdi, göğün katlarını tırmanmanın bir amacı vardı. "Kim hayal edebilir şimdi Don José'nin o yasak kapıyı ilk açtığında içinde bulunduğu ruhani hali, o heyecanı, kapının girişindeki o ürpertiyi, sanki içinde Tanrı'nın tüm güçlerini sakladığı bir odaya adımını atmış gibiydi, geleneksel olanın tam tersine, tanrısal bir güçle yeniden canlanıyor değil, sanki onu reddediyordu. Çünkü sadece ölü tanrılar daima tanrı olarak var olmaya devam ediyorlardı." (s. 24) Don José'nin amacı düşmemek. Metafor olarak bu iyi, bir de koleksiyonu var. Yaşadığını ispatlamak, kaosa karşı direnç gösterebilmek için.
İnsanın bir şey yapması gerekir. Bilincin uzanamadığı noktalarda bu şeyin kaynağı olabilir. Kadını arayışı mesela.
Amirine yakalanana kadar çok insanla görüşür, kadının izini sürer. Sürpriz sona değinmeyeceğim.
İlk Saramago tecrübemdi, tanıştığıma sevindim.
Belli bir olay örgüsü üzerine okumayı sevenler bu kitapta hayal kırıklığına uğrayabilir. Çünkü kitaptaki ana odak noktası olay örgüsü değil. Bir olay örgüsü var, ama karakterin gözünden ilerleyen ve bazılarına pek de çekici gelmeyebilir. Daha ziyade sıradan ve arkadaşı olmayan bir memurun hiç tanımadığı sıradan bir insanı merak etmesi, konuyla ilgili bir yandan fikir yürütüp bir yandan araştırması, araştırırken sınırlarda dolaşması üzerine bir anlatı. Kitabın beni en çok etkileyen kısmı yazarın bizi ana karakteri Don José'nin zihninin kıvrımlarında dolaştırması, çoğu kişinin varlığından bile haberdar olmadığı bir karakterin dışarıya yansıtmadığı duygularını hem derinlemesine hem de ironik bir üslupla etkileyici bir şekilde okura aktarması. Herkese tavsiye edemem, ama çok severek okudum ben. İnsanın iç dünyasını gözler önüne seren metinleri okumayı sevenlere tavsiye derim. Körlük farklı yönden bu farklı yönlerden etkiledi beni. Saramago, üslubuna bayıldığım yazarlardan biri kısacası.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
José Saramago’nun Bütün İsimler romanı, sıradan bir insanın iç dünyasında saklı olağanüstülüğü anlatan derin bir yapıt. Nüfus kayıt dairesinde çalışan mütevazı bir memurun, tanımadığı bir kadının kimliğine duyduğu merakla başlayan yolculuğu, bireyin varlık arayışına dönüşür. Saramago, bürokrasinin soğuk duvarları arasında insan ruhunun sıcaklığını, yalnızlığını ve anlam arayışını incelikle işler. Uzun soluklu cümleleri, ironik anlatımı ve benzersiz diliyle okuru alışılmadık bir anlatımın içine çeker. Gerçek ile hayalin sınırları silikleşirken, insanın kendini bulma serüveni evrensel bir boyut kazanır. Bütün İsimler, yaşamın anonim kayıtlar arasında kaybolan özüne şiirsel bir bakış sunar; sade bir hikâyeden derin bir felsefi deneyim yaratır...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Absürd, ürpertici, gerçeküstü ve büyüleyici metinle okurlarına insanların yalnızlığını, tesadüflerin gücü ve etkisini yaşayanlarla ölüler arasındaki o ince çizgiyi özgün bir anlatımla aktarıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Saramago’nun kitaplarının çok büyük bir kısmı kütüphanemde var. Yazım tarzını çok beğendiğim yazarlardan birisi. Bu kitabını diğer kitapları kadar başarılı bulmasam da yine de okumaya değer.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve beğenmedim. Hem tarzını hem de kalemini. Yarıda bırakmamak için zorla bitirdim kitabı. Ama esere ve emeğe saygım sonsuz tabiki
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Saramago okumaktan duyduğum hazzı anlatmanın tarifi yok basit bir olguyu alıp nerelere taşıyor. onu yazar beni okur yapan şey tam olarak bakış açısı. evet kabul etmeliyim zor bir yazar kolay okunmuyor ancak eşsiz bir keyif.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açıkçası yazarın körlük kitabını okuduktan sonra sanırım beklentilerim biraz yüksekti. O yüzden az da olsa hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Yine de okuduğuma pişman değilim.