Osmanlı’nın son maliye bakanı Cavit Bey’in günlükleri sürükleyici bir tarih yolculuğuna çıkarıyor okuyucuyu. Cavit Bey, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşına girmesine karşı çıkmış fakat başarılı olamamıştı. Savaş sonrasında ise İttihat ve Terakki’nin yönetici kadrosunda bulunduğu için hakkında tutuklama emri çıkmış ve o da yurtdışına kaçmıştı. Daha sonra Lozan görüşmeleri için Duyunu Umumiye hakkında Türkiyenin haklarını savunabilecek ölçüde konuya hakim kimse bulunamayınca Türkiye’ye davet edildi ve Lozan’da İsmet Paşa ile birlikte konferanslara katıldı. Bu konuyla ilgili olarak günlüğünde de “Türkiye''ye gelmeye mecburdum çünkü hiç param kalmamıştı” diyor. Ayrıca bu kitaptaki günlüklerinde ilk kez kendisinin Yahudi dönmesi olduğunu belirten cümleler kullanıyor. Cavit Bey daha sonra 1926 yılındaki meşhur İstiklal mahkemelerinde Atatürk’e suikast girişiminde bulunanların içinde bulunduğu iddiasıyla yargılandı ve idam edildi, tüm Atatürk’e biat etmeyen binlerce İttihat ve Terakki üyesinin olduğu gibi. Cavit Bey ne kadar suçlu idi, ruh hali, Atatürk hakkındaki düşünceleri ne idi. Bunların cevaplarını merak edenler için güzel bir kaynak. İki cilt halinde kitaplaştırılan günlüklerden ikinci cildi olan bu kitap 23 Temmuz 1920 tarihinden başlıyor ve 22 Kasım 1922 tarihine kadar, yani Lozan görüşmelerinin başladığı tarihe kadar devam ediyor. Bu tarihten sonrasını özellikle Lozan görüşmeleri döneminde olan günlüklerini ise bulamıyoruz, umarız üçüncü bir ciltte bu dönem de yayınlanır. Günlükten bazı cümlelerin basım sırasında çıkarıldığı da görülüyor. Aradan 90 yıla yakın bir zaman geçmiş olmasına ramen nedir hala gizli tutulmaya çalışılan konular, bu da her kitapseverin, her düşünen insanın herzaman merak etmesi gereken bir soru.