Tarih boyunca insanlar kendine ataları nasıl empoze ettiyse öyle görmüşlerdir Allah'ı. Bizde genelde Allah cezalandıran, yanlış yaparsak cehennemine atan, iyi şeyler yaparsak ta cennetine koyan olarak anlatılır. Ama Allah sevgisi pek anlatılmaz. Müslüman olan bizlerin geneli hep hesap yaparak yaşadığı için hayatı, cennete gidebilmek için, Allah bizi cezalandırmasın diye ibadet ederiz. Namaz kılarız çünkü cennet için bu şarttır. Hep hesap içindeyizdir, karşılığını alacağızdır. Bir de bunların daha fazlasını elde etmiş, dini farklı yorumlamış, farklı hallerde Allah sevgisini yakalamış, hesapsızca Allah'a ibadet eden insanlar vardır. Bizlere ne kadar anlatmaya çalışsalarda yaşadıkları o durumları anlatmak için kelimeler yeterli olmaz. O yüzden çoğu müslüman tarafından kafir ilan edilmiş, anlattıkları şirk olarak görülmüş, suçlanmış, hatta öldürülmüşlerdir. Kelimelerin tarif edemediği yaşadıkları hallerin ne olduğu bu kitabında anlatmaya çalışan Arabi “Bizim mertebemize çıkmayan kitabımızı okumasın” demiştir. Belki tam manasıyla anlatmak istediklerini kavrayamasakta bu arif insanlar yaşadılar bu dünyada. İbn-i Arabi oldular, Mevlana oldular, Yunus Emre oldular, kimbilir belki Dr. Münir Derman oldular. Allah hepimize ruhundan bir parça üflemiştir. Samed, Rahman olan Allah inşallah kendisini arayanlara, araştıranlara bunun gerçekten idrakine varmayı nasip eder.