"Tanışmayan iki kişi arasındaki en kısa karşılaşmada, bu iki kişi birbirlerine tek sözcük etmeseler bile, ötekinin entelektüel yeterliliğini anlamak için bakışını dikkatle gözlemek yetecektir. Söyledikleri yeterli değildir, hepsi sadece iyi bir bellekten ibaret olabilir. Kendine bir ortak arıyorsan kulaklarını kapat ve gözlerine dikkat et, hareket ediş biçimlerine; derinliklerine, nasıl şeylerin üzerine atıldıklarına, bir nesneyi nasıl görüp kavradıklarına, onun içine nasıl girdiklerine, içinden nasıl çıktıklarına ya da nasıl orada kaldıklarına. Gözlerin dünyadaki güzergâhı, aklın güzergâhıdır."
Saramago'nun hakkında "henüz 35 yaşında bu kadar iyi yazmaya hakkı yok; insanın onu dövesi geliyor" dediği birini okumamam takdir edersiniz ki düşünülemezdi; pek övülen romanı Kudüs ile Portekizli yazar Gonçalo M. Tavares'le tanışmış oldum.
Kudüs tarifi zor bir roman açıkçası. Çünkü hem anlatımı parçalı, hem anlattıkları. Zira bir delilik öyküsü okuyoruz; aslında deliliklerinden değil de toplumun delilikle imtihanını veremeyişinden parçalanmış zihinlerin öykülerini - dolayısıyla evet, sanırım sözcük "parçalı" değil "paramparça" olmalı. Paramparça bir kitap bu; iyi anlamda.
Akıl hastanesindeki iki ana karakterimiz Mylia ve Ernst'in dışında bir de kontrol edilemez bir kötülük taşıyan Hinnerk, bence harika çizilmiş fahişe Hanna, toplumun tüm ikiyüzlülüklerini bünyesinde toplamış doktor Gomperz, küçük Kaas ve vahşetin toplumlara ne yaptığını inceleyen Theodor var. Kısacık bir kitaptaki bunca karakterin her birinin bu kadar akılda kalıcı olması ancak büyük bir yazarın kotarabileceği bir iş. Kudüs herkesin seveceği bir roman değil bence ama aykırı, çok katmanlı ve müthiş zengin bir metin okumak istiyorsanız buyrunuz. Theodor'un vahşete dair sözleriyle bitirmek istiyorum:
"Vahşet azalıyorsa, yüz nesil sonra daha mutlu olacağımız sonucuna varabiliriz, ama vahşet artıyorsa, bu Tarih sona erecektir ve son vahşet dalgası arkasında hiçbir şey bırakmayacaktır. Ve bundan sonra daha iyi, daha etik bir Tarih ortaya çıkabilir. Her iki varsayım da bize iyimserlik aşılıyor, ama eğer vahşet sabitse, o zaman hiç umut yok demektir. Hiç. Her şey böyle sürer gider."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Akıl sağlığı bozuk, savaş psikolojisine maruz kalmış, araştırmacı bir doktor ve engelli bir çocuğun hayatlarına değinen yaşadıkları güçlükleri aşmaya çalışan insanların hazin hikayesi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabın yorum almamış olması şaşırtıcı biraz. Modern zamanların yani zamanımızın en iyi yazarlarından biridir Gonçalo. Okudukça hayran kalınası bir yazar.