Aslında edebiyata dair denemeleriyle tanıdığımız Arjantinli-Kanadalı yazar Alberto Manguel'in "Bütün İnsanlar Yalancıdır" romanı, bir nevi Olağan Şüpheliler'in kitap versiyonu gibi.
Alejandro Bevilacqua adlı bir yazar, Alberto Manguel'in Madrid'deki evinin balkonundan düşüp ölüyor. (Olay gerçek değil.) Gazeteci karakterimiz J. Terradillos da 30 yıl sonra bu olayı ve Bevilacqua’nın hayatını araştırmaya koyuluyor; Bevilacqua’yla hayatının çeşitli dönemlerinde yakın ilişki kurmuş dört kişiyi seçip onlarla görüşmeler yapıyor. Bu dört kişi Manguel'in kendisi, sevgilisi Andrea, hapishanedeki hücre arkadaşı Domuz ve yayıncısı Gorostiza.
Bevilacqua intihar mı etti, biri onu balkondan mı attı bilmiyoruz. Dört farklı perspektif okuyoruz, okudukça hikâye çözümleniyor ve sır perdesi aralanıyor. Biraz Bolano'nun Vahşi Hafiyeler'ini andırır şekilde anlatıcılar yer yer felsefi değerlendirmelere girişiyor ve mesele edebiyat dünyasının içinde vuku bulduğu için yine benzer şekilde bol bol tanıdığımız yazarların isimleri çıkıyor karşımıza. (Borges, Fuentes, Cortazar vd.) Bazı Latin Amerikalı yazarların edebiyatın içine bu biçimde edebiyat katmasına bayılıyorum bu arada, Zambra'dan, Brenda Lozano'dan ve tabii en çok Bolano'dan bildiğimiz bir şey ve edebiyatla kurdukları ilişkinin gücünü gösterdiği için çok hoşuma gidiyor bunlara rastlamak.
Neyse, kitap biraz karışık ve anlatıcılar zaman zaman konudan çok fazla saptığı için takip etmesi zorlaşabiliyor. Arjantin'deki askeri yönetimden kaçıp İspanya'ya sığınan insanların öykülerini okuduğumuz için de epey politik bir tarafı var ki bu da yine çağdaş Arjantin edebiyatında sıkça karşımıza çıkan bir durum - devlet kişisel alana bunca müdahil olunca aksi pek mümkün olamıyor zaten.
Ben sevdim ama beklentim daha yüksekti. Manguel'le hasbihale devam edeceğim. Şununla bitireyim:
"Kesinkes biliyorum ki, aşk denen şey, fantezimizin inandırıcı bir hayalet yaratırken -ya da daha doğrusu karşımızda duran etten kemikten insana nüfuz eden, onun içine yerleşen, gözlerinin arkasından bizi kendisine baktıran, bizim istediğimiz biçimde onun ellerini hareket ettiren bir hayalet yaratırken- kullandığı budalaca bir emin olma hali."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ilk sayfalarda kitaptan tat almayacağımı düşünmüştüm ama 40 lı sayfalardan sonra tarzına alıştım ve sevdim. ama çok dikkatli okumak gerekiyor. anlatıcı konuyu dağıtıyor sizin de dikkatiniz dağılırsa anlamsızlaşıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sevgilisinin anlatımı olan kısım haricinde pek de tat alamadım kitaptan. lakin çeviri yüzünden mi, yazarın üslubundan mı, ancak yazarın başka bir kitabını daha okuyarak anlayabileceğim.