Öncelikle olay günümüzle başlıyor ve kitaptaki esas kızımız Jody ile tanışıyoruz. Fırtınalı bir günde Jody’nin babası öldürülmüş, annesi ise kaybolmuştur. Babasının katili ise avukat oğlu sayesinde yirmi üç yıl sonra hapisten çıkar. Jody ise bu faciadan sonra dedesi ve babaannesinin yanında büyümüştür: amcaları, halası ve eniştesi ile birlikte. Kitapta Jody’nin psikolojisini çok iyi anlatmış yazar. Jody’nin babaannesine bittim çok şeker bir insan. Bulunduğu yere rağmen insanları küçümsemeyen, herkese yardım eden bir insan. Babaannesi ve dedesi arasındaki sevgi de hala çok güçlü. Akıcı bir kitap, olay örgüsü olarak da değişik. Kitap günümüzde başlıyor sonra geçmişe dönüyor, geçmişteki tüm olayları anlatıp bitiriyor ve günümüze tekrar ulaşıyor. Şimdiye kadar okuduğum kitaplar ya geçmişten başlar günümüze kadar ulaşırdı ya da geçmişle gelecek paralel ilerlerdi. Bu konuda ayrıldığını söyleyebilirim. Sonunda katili tahmin edemedim sürpriz oldu benim için. Çok ayrıntı vermek istemiyorum okuyacakların hevesi kaçmasın diye. Jody ile Collin’in küçüklükten beri aralarındaki çekim ve Collin’in Jody’ye aşkını itiraf etmesi çok güzeldi. Bir sahne vardı ki onu çok beğendim: Chase’in Jody korkuyor diye fırtına bulutlarını tüfekle vurması. Yazar o kısmı çok güzel öykülemiş. Zaman zaman gözyaşlarımı tutamadım, yazar duyguları çok güzel yansıtmış. Bir an önce “Bakire” kitabını da okuyacağım, yazım dilini beğendim. Kısacası okuyun kesinlikle tavsiye ederim