Beklenmedik bir anda başa gelen travmatik bir olay: Suçsuz yere tehlikenin içine düşen ve korku içinde kalan aile bireyleri, komşular..... o birkaç dakikada her birinin farklı tepkileri ya da tepkisizlikleri. Kendini kurtarma gibi görünen ve bir başka aileyi ateşe atan komşu.
Ailesine ne olduğunu bilmeden oradan oraya sürüklenen bir çocuk. Nazi subayları, işgal altındaki bir ülkenin polisi. Karanlık bir hücrede göremediği yaralı bir genç kadında bulduğu teselli, babanın masa başında, tepkisizliğinin bellekte kalan fotoğrafı, ağabeyin başına gelenlerin bilinmezliği, komşunun davranışlarının nedeni...
Çocuk bütün bunları unutarak yaşamayı seçiyor.
Ancak yaşamının bazı anlarında, karşısına çıkıveren kişiler ve olaylar, hiç istemediği halde, belleğini zorluyor. Ailesinin tümünün öldürülmesine neden olan o bir kaç dakika ile ilgili belirsizliklere dair sorular yüzeye çıkıyor.
Neden o evin önü? Fail neden o evi, komşunun evinin önünü seçti? Komşu cesedi neden başka bir evin değil de onların evinin önüne taşıdı? Baba neden hareketsiz kaldı? Ağabeyin başına neler geldi? Hücredeki o kadın kimdi?
Ve fail, sonuçlarını bile bile, bunun masum insanların canına mal olacağına hiç aldırmadan neden öldürdü? Bu ölüm kime neye yaradı ve onca insanın öldürülmesine değdi mi?
Her sayfasını severek okuduğum bir roman.