Bir Trabzon’lu olarak ülkede Karadeniz yöresi denilince akla gelen, daha doğrusu görsel medyada özellikle dizi ve sinemalarda Karadeniz insanına biçilen aptal rollerle getirilmeye çalışılan görüntüden nefret ediyorum. Aynı nefreti Doğu Anadolu insanına yine dizi ve sinemalarla biçilen kaba, dünyadan bir haber tiplemesi içinde hissediyorum. Karadenizliler kendileri ile oldukça barışık, espri kabiliyeti yüksek, çabuk parlayan, çabuk yatışan her ortamda gülecek detayı bulup çıkaran insanlardır. Harun Çelik’in “Aslı Gibidir” eseri birçok kişinin başından geçen olayları, olay örgüsü içindeki diyalogları ülkenin renkli yelpazesine katkıda bulunmak adına paylaşması ile ortaya çıkan bir eser. Açıkçası bir Karadenizli olarak gülme konusunda çok seçici biri olduğumdan kitabı okurken kahkaha atmadım, gözlerim gülmekten yaşarmadı. Genel itibari ile ufak tebessümler ile bitirdim kitabı. Bunda en büyük etken, eserde anlatılan olayların birçoğunun hatta daha komiklerinin kendi hayatımda, akraba çevremde yaşayıp defalarca anlatarak gülme krizlerine girdiğimizin çokça olmasıdır. Bu nedenle ister istemez fıkra tadındaki paylaşımlarda seçici oldum. Ben kitabı size, güldürme amacından çok Karadeniz insanının doğallığını keşfetmeniz açısından sayfalarını açmanızı tavsiye ediyorum. Zira eser bu yöndeki amacına ulaşıyor kanımca. Ayrıca eserde hiçbir paylaşıma tebessüm etmeseydim bile eser Erkan Çoruhlu ismindeki bir paylaşımcının “Başumuza Gelenler” başlıklı yazısı ve sonrasında abisi Ergun Çoruhlu’nun bu başa gelen macerayı şiir ile aktardığı dizeler için bile alınıp okunmalıdır. Eser içinde; Volkan Konak imzalı “Güneş Ne Taraftan Doğuyor” Serdal Şahin imzalı “Sen Bağa Has Ettin” ve Ayhan Demir imzalı “Dert Ettukleri Şeye Bak” başlıklı yazıların altını ayrıca çiziyorum.