Elveda Rumeli Merhaba Rumeli Hakkındaki Yorumlar

eylülümmm 11.11.2014
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bildirilerin bölümlere ayrılması çok güzel.seçici davranılmış ancak benim gibi araştırma zihniyetiyle yaklaşanlar için bence biraz daha genişletilse iyi olurdu.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
arden45 12.04.2013
Günümüzde uluslararası siyaset açısından ele alındığında dünya politikasında en çok söz edilen coğrafyalardan birisi orta doğu ise diğeri de balkanlardır. Aslında her ikisi de Osmanlı müktesebatı içinde yer alan bu iki coğrafya dün olduğu gibi bugün de dikkatleri üzerinde toplamaktadır. Bununla beraber balkanlar bu toplumun belleğinde hala derin izler taşıyan, tatlı olduğu kadar acı, hüzün ve kederle örülen hatıraları bünyesinde barındıran gözyaşı dolu bir dün'ü de temsil etmektedir. 93 muhacereti, Balkan Savaşı ve mübadele hala toplumsal bellekte canlı birer hatıradır ve toplumumuzda yediden yetmişe Tuna ve Meriç ile ilgili hikayeler hala anlatılmaktadır.
İşte bu acı ve kederle örülen hatıraları insan odaklı bir perspektifle yeniden ele alan yazar balkanları bize yeniden hatırlatıyor. Balkan savaşının 100. yılı hatırasına bizleri alıp Girit'e götürüyor. Kandiye, Resmo ve Hanya'da yaşayan ve o toprakları biz yapan insanların mübadele ile çektikleri sıkıntıları anlatırken anadolu insanı olan rumların çektiklerini de insani bir duyarlılıkla yeniden ele alıyor. Acıların ve kederin milliyetinin olmadığını hatırlatarak ortak bir geleceğin kurgulanmasına ışık tutuyor. Yazarın insan odaklı perspektifi sizi siyasi çekişmelerden, kısır politik tutumlardan, ırkçılığa varan söylemlerden çekip alıyor ve ılık bir akdeniz akşamının verdiği ilhamla insan üzerinden ortak bir geleceğin ana hatlarını çiziyor. Böylece bugüne kadar öğretildiği şekli ile politik bir perspektifle yaklaştığımız pek çok meseleyi sorguluyor, yeniden değerlendiriyor ve eleştirel bir perspektifle yeniden kurgulamaya çalışıyor. Resmin görülmeyen ayrıntılarını betimlerken olabildiğince yalın davranarak anlatımın akıcılığını koruyor. Yazarın bu esnek ve kıvrak uslubu ile en muğlak siyasi bir mevzuyu çok rahat bir şekilde irdeleme şansını okuyucuya sunuyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine ve Cumhuriyetin ilk yıllarında vuku bulan mübadele hadisesine ışık tutan bu eserin hem balkanları anlam çabasına hem de insan odaklı tarih yazımına iyi bir örnek olduğu söylenebilir. Yazar daha önce de balkanları inceleyen derin ve uzun soluklu bir esere imza atmasından dolayı konuya olan hakimiyetini satırlara tam anlamı ile aks ettirmiş. Diğer bir ifade ile önceki eserin birikimini bu eserde de görmek mümkün. Dolayısı ile bu eserin tarih öğrencileri için metodolojik açıdan çok büyük bir faydası olacağını ileri sürmek mümkündür. Öte yandan bu eserin balkanları, mübadeleyi merak edenler için de çok yararlı olacağı açıktır. bu noktada -demin işaret edildiği gibi- yazarın akıcı ve esnek uslubu eserin bir çırpıda okunmasına olanak sağlarken mübadele ile ilgili diğer eserlerden bu özelliği ile hemen ayırt ediliyor. Bu çalışmanın mübadele araştırmalarında ve özellikle balkan tarihçiliğinde insan odaklı bir perspektifin geliştirilmesine katkıda bulunacağı ise açıktır.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir