Öncelikle bu kitapta politika ile ilgili daha fazla şey olduğunu söylemeliyim. Normalde diğer kitaplarında da yazar Finlandiya ve siyaseti ile ilgili bilgi vermişti ama bu sefer daha çok yer alıyor bu konular. Özellikle ırkçılık ve onun siyasetle bağlantısı. Normalde siyaset hakkında bilgim vardır fakat siyasi kitap okumayı sevmem. Siyasi kitapları sevmem diye düşünüyorsanız gözünüzü korkutmasın sizi sıkacak kadar aşırı değil. Konuya gelecek olursam Kari’yi, Kate’i ve birbirlerine olan aşklarını çok seviyorum. Ama bu kitapta bir bakıyoruz Kari bizim tanıdığımız Kari değil. Tabi ameliyat geçirmesinin ve yeni kurdukları örgütün (ben örgüt diye nitelendirmek istiyorum) etkisi de yadsınamaz. Kari’nin kişiliğinde değişimler oldu ve tabi ki yakınındaki insanlar etkilendi. Daha fazla spoiler vermemek için burada kesiyorum. Arvid’i seriyi okuyanlar hatırlayacaktır, Kari’ye büyükbabası gibi davranan karakterimiz. İşte onunla ilgili sahneler var ve… neyse gerisini söylemeyeyim okuyun. Ama Arvid adına üzüldüğümü belirtmek istiyorum. Düşünüyorum da Kari son sahnede Kate ve Anu’yu yanında götürmese, tek gitseydi böyle biter miydi sonu. Ama o zaman Kari, bizim Kari’miz olmazdı ki. Bu seride en sevdiğim şeylerden biri gerçeğe yakın olması. Yani Kari’nin başına gelenler gerçekte de olabilir çünkü Kari de bir insan. Diğer kitaplar gibi kahraman göstermiyor Kari’yi yazar. Bu yüzden o, benim kahramanım. Yeri geldi çok sinir oldum Kari’ye belirtmeden geçemeyeceğim. Sonu da çok heyecanlı bitti sabırsızlıkla serinin son ve dördüncü kitabının çevrilmesini bekliyorum. Ayrıca seri bitecek diye düşünüyordum ama yazar Kari’nin yeni öyküleri olacağını da söyledi ve bu gerçekten de süper bir haber. Artık yeni öykülerini bekliyor olacağız :) Kitabın kendisi kadar yazarını da çok sevdiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Çok mütevazı ve sevimli bir yazar. Yayınevi hızla çevirdiğinden sonuncusu için de çok bekleyeceğimizi sanmıyorum. Kesinlikle tavsiye ediyorum ama sırasıyla okuyun lütfen :)