Sevimsiz Hikayeler (Babil Kitaplığı) Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Sevimsiz Hikayeler
Bu Babil Kitaplığı, Kütüphanelerin Efendisi Borges tarafından hazırlanmış bir fantastik edebiyat dizisi.
Borges'in önsözünde Bloy hakkında şunlar var: "Yazma işine girişip de bir başkasına dönüşmeyen, en azından kendi özellikleri ve gerçekliklerini abartmayan bir insan belki de yoktur. Bernard Shaw, George Bernard Shaw'un pantomim yoluyla canlandırılan bir zürafadan daha gerçek olmadığını söylemiş; alçakgönüllü gazeteci Walt Whitman, büyük bir yüreklilikle, okuyucular da dahil olmak üzere gezegendeki tüm insanlara dönüşmüştür. Valle Inclan, kendini düellocu ve aristokrat mertebesine yükseltmiş; pasif ve korkak Leon Bloy öfke dolu iki ayrı yaratığa bölünmüştür: Prusya ordularının korkulu rüyası, nişancı Marchenoir ve şimdiki nesil için gerçek Leon Bloy olan ve bizlerin de tanıdığı acımasız polemikçi.
(...) Leon Bloy ise evreni, her insanın bir sözcük, bir harf ya da sadece bir noktalama işareti olarak yer aldığı bir tür ilahi şifre olarak kabul eder. Kozmik uzamı reddederek tüm uçurum ve ışıkların insan bilincinin yansımasından başka bir şey olmadığını iddia eder. Bir keresinde, zaten cehennemde yaşadığımızı ve her insanın en yakınındaki kişiye işkence etmekle görevli bir şeytan olduğunu söylemiştir." (s. 9-10)
Bloy, dönemindeki tüm yazarları aşağıladı, hatta Borges'e göre tüm insanları. Yahudiler, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, kim varsa yerin dibine soktu. Hikâyelerinden tahammülsüzlük akıyor zaten, insanlara katlanamadığını rahatlıkla söyleyebiliriz, bir de Bierce gibi, Saki gibi yazarların babası, Le Fanu'nun ikinci versiyonu olduğunu. Gotik romantizm seviyesi büyükten küçüğe azalıyor, değişiyor.
Longjumeau Esirleri: Borges der ki bu hikâye Kafka'yı müjdelemektedir. Gerçekten; içinden çıkılamaz bir durumda kurtulmaya çalışan, umutsuzluğa kapıldıkça daha da çok çabalayan bir çiftimiz var. Küçük bir yerde yaşıyorlar ve oradan ayrılamıyorlar, çünkü ne zaman trene binecek olsalar ya birinin ayağı burkuluyor, ya araba çarpıyor, ya tren erken gidiyor. Bir şey oluyor yani illa. Bu yüzden adam işinden oluyor, akrabalarla iletişim kesiliyor, yalnızlaşıyorlar. Bir gün vagona binmeyi başarıyorlar çok şükür, onda da vagon hareket etmiyor. Lokomotife bağlı değilmiş. Şöyle bir son var, benim çok hoşuma gitti: "Kaçırmayacakları tek yolculuk, ne yazık ki, kısa süre önce çıktıkları yolculuktu elbette, ve kişilik yapılarını iyi bildiğim için, bu son yolculuğa da çıkamamaktan korktuklarını ve son hazırlıklarını titreyerek yaptıklarını düşünmekten kendimi alamıyorum." (s. 46)

Evet, kitap gayet hoş. Aralara sıkıştırılmış birçok mitolojik gönderme keyifli, büyük yazarlardan alıntılar da güzel. Böyle. Fantastik.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir