Aslında Bayan Blum Sütçüyü Tanımak İstiyordu
Aslında Bayan Blum Sütçüyü Tanımak İstiyordu

Kitapyurdu Fiyatı: 6,37TL

34Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Aslında Bayan Blum Sütçüyü Tanımak İstiyordu
Arka kapakta Bichsel için Çağdaş İsviçre Edebiyatı'nın F. Dürrenmatt ve Max Frisch'le birlikte en önemli yazarlarından biri olduğu söyleniyor. Dört metni Türkçeye çevrilmiş, farklı yayınevleri tarafından. Bu ilk metni ve ilki böyleyse diğerlerini de kaçırmam. Bichsel'in gözlemciliği benzer bir noktada. Anlık parçalara odaklanıyor, birkaç karakter ve birkaç mekan, gerçekleşen olaylar, son. Çıkarımsız, yansıtmacı bir anlatı. Tek çıkarım metnin adında, öyküde öyle bir istencin izini doğrudan bulamıyoruz ki bulmayalım, insana kendimizi yansıtıp eylemlerin doğasını inceleyelim, okur olarak gözlemin ötesine geçerek ivmesiz, gösterişsiz parçaların izdüşümlerini falan, bir şeylerini yorumlayalım ya da yorumlamayalım, ne bileyim, sadece anları bilelim. Edebiyat ne işe yararsa o işle uğraşalım. Ben şahitlikten bir adım daha ötesine gitmek istediğim için gidiyorum, hadi bakalım. Ya herro ya merro. Katlar'a bakalım. "Geçici olarak bir ev düşünülebilir, dört katlı, katları birbirine bağlayan ve birbirinden ayıran merdivenli, kiremit damlı; bir ev." (s. 9) Düşünceye göre giriş katında kimse oturmuyormuş ama sonra "belki de" kimse oturmuyormuş. Diğer katlarda birileri oturuyor ama giriş katı muallakta. Giriş katında birilerinin oturup oturmaması bir apartmanı apartman yapan detaylardandır, örneğin dairemin yanındaki daire bir şirkete ait, akşamdan itibaren ertesi sabaha kadar boş. Dairenin yalnızlığını düşünüyorum bazen. Ben çok küçükken abim şamata olsun diye gecenin bir köründe şirketin telefonunu arardı, kulağını duvara dayayıp her dülülüde gülerdi. Şirketten poşet poşet çöp çıkardı, abim bir tanesini alıp eve getirmişti. Bir dünya evrak ve kaza fotoğrafları, muhtemelen sigorta için. "Bu araba nasıl bu hale gelmiştir lan sence?" diye sorduğu zaman hemen bir şeyler uydurup anlatmıştım. Abim beğenmemişti, "Sittir lan," diyerek kendi hikâyesini anlatmıştı. Onunki daha iyiydi. Abim birçok şeyde benden daha iyiydi ama hiçbir şeyin üzerine gitmedi, ailenin çöplüğüne karıştık. Bu öyküde olduğu gibi baharda evimize başka türlü girerdi güneş, odanın daha bir aydınlık olmasından anlardık mevsimlerin geçişini. Geçen yıl çaprazımızdaki binayı yıktılar, yerine bir şey dikilmedi henüz, güneşin biraz daha aşağıya inmiş halini görebiliyoruz böylece. Evlerde oluyoruz biz, tanıyoruz ve tanınıyoruz ve onlar için üzülüp seviniyoruz. Yaşadığım her bir evi biliyorum, biri hariç. Kocamustafapaşa'da bir ev var, babamla zamanında orada kalmıştık, beni kaçırdığı sıralarda olabilir. Annem deli gibi aranırken ben çatı katında bulduğum oyuncaklarla oynuyordum. O ev nerede o acaba, o ev kim? Babama soramam, kimseye soramam. O evi, herhangi bir evi bulmakla ilgili bir öykü yazmalıyım. "Ormancıların işi ormanla. Kadınların beklemektir. Evler evlerdir." (s. 10) Erkekler nam parçada kadın vardır, bir arkadaşını bekler, treni bekler, kahve içer. Terbiyesinin bozulmuş olması umulur ama o çok iyidir, herkes onu çok iyi biri olarak bilir, yaklaşılmaz bir varlık olarak. Kendince kadındır, bundan erkeklerin haberi yoktur. Biçimlenmiş düşünceler, erkeklikler arasında bir başınadır. Yanaşılabilir aslında ama yanaşan yoktur. Varsa da yoktur. Kadındır o, erkekleri çekip iter. Bir benzeri, Çiçekler. Adam kadını bir çiçekçi dükkanında düşler. Çiçeklerin kokup kokmadıklarını sormayı düşünür, kadın koktuklarını söylemeyi düşünür, iki taraf da -aslında bir taraf- her şeyi söylemeyi düşünür ama hiçbir şey olmaz. Adam kağıttan çiçekler satmaktadır, kadın gerçek çiçekler satar. Aslında hiçbiri olmaz, böyle bir şey yoktur, böyle bir öykü vardır sadece. Şakayıklar'da yaşlı bir kadın, okul arkadaşlarının birer birer öldüklerini duymaktan kendi sonunu düşünmez, geçmişiyle birlikte yaşar. Posta kutusunda bulduğu şakayıklarla arkadaşlarının çiçeklikleri arasında ilişkiler kurar, sütçüyle şakalaşır, gündelik hayatını yavaş yavaş toparlar, sonun yaklaştığını sezer ama bunu kendine hatırlatmamak için elinden geleni yapar. Aslanlar'da bir yaşlının ölümü vardır, nihayet, bir büyükbaba ölür, parası paylaşılır ve artık herkeste bir parça büyükbaba vardır. Büyükbaba çok içer, çişini tutamaz, ayakkabılarını bağlayamaz. Altmış dört yaşında flüt çalmayı öğrenen adamlara bakarak kendine bir şeyler yontamaz, elinde yaşlılığından başka bir şey kalmamıştır. Sirke girseydi, girişi pahalı bulmayıp aslanlarla bakışsaydı o zaman daha çok hatırlanabilirdi ama olmadı. Yeni ve iyi. Yazar adama bir şeyler verir, okura da görme biçimi sağlar. Sağlam metin.
carpelibrumm
Kitapkurdu
Daha önce hiç denk gelmediğim bir yazar ve üslup. Arada farklı şeyleri denemek güzel olabiliyor. Tavsiye ederim.
KY-1268214
fazla kişisel geldi.
Pelin Yılar
Kitapkurdu
Sadece kitaba adını veren hikayeyi beğendim. Diğer hikayeleri pek beğenmedim.
ossalis
Kitapkurdu
Pek tanınmamış olmasına şaşırdığım yazarın, sadece ismiyle okurda ilgi uyandırdığı bir kitap. Sevmeyen de olabilir, biraz zevk işi ancak mutlaka okunmasının ya da bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
kitapbişeyi
Kitapkurdu
fiyatından dolayı almıştım ancak öyküler kötü, tavsiye etmem.
cengaver70
Kitapkurdu
Bischel'in farklı bir öykücülük tarzı var. Okunduktan sonra zihnen hazmedilmesi gereken.
Kara_Melekk01
Kaşif
Farklı bir tarzda öyküler içeriyor. Kişilerin günlük hayatları, duyguları anlatılmış. Zaman geçirmek için okunabilir.
incinb
Yok fiyata aldığım ve okuyunca mutlu olduğum kitaplardan. Bulursanız kaçırmayın derim, değişik bir tarzı var yazarın. Kitabın ismi yeter =)
Nestro
Hiçliğin ve isim kiplerinin bulunmadığı bir eser, kolay kolay hikaye beğenmeyen ben gayet düşündürücü ve ehemmiyetli buldum.
slhunl
içinde küçük öyküleri olan bir oturuşta okunabilecek kitap.
Philantik
Kitapkurdu
Peter Bichsel'in gündelik hayattan kısa kesitler halinde anlattığı,çoğunluğu 1 yada sayfalık hikayeler, türünün en özgün örneklerinden...Etkileyici ve sıradışı...Bir solukta okunup bitseler de bellekteki izleri uzun süre saklı kalıyor..
gzzdea
Bir oturuşta okunan keyifli bir kitap
cglkrnl
Kitapkurdu
Kısa öykülerden oluşan zaman geçirmek için okunabilecek bir kitap.
castiello
kampanyalı ürün çok uygun bir fiyatı vardı o sebeple aldım
Yaşayanbiri
Kitapkurdu
"Aslında Bayan Blum Sütçüyü Tanımak İstiyordu" Başlığı bile okumak için yeterli
gelibolu şehit
Bana Çehov'u hatırlattı.
KY-3359216
Kısa kısa hikayelerden oluşuyor. Sevdiğim hikayeler oldu içinde. Fiyatı da gayet uygun, alıp bir okuyun bence.
chesapeake ripper
bu kısa hikayelerde kendinizden parçalar bulacaksınız ve derin anlamlar
ozdemirr1
Kitapkurdu
Kısacık hikayelere çok şey sığıyor. Okunası...
1 2