Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap Killigil Paşa'nın sayesinde Almanya'da kurulan Turan masasını ve özgürlükleri için mihver kuvvetleri ile aynı cephede savaşan Türkleri anlatıyor herkese tavsiye ederim
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İkinci Dünya Savaşı'nda çoğunluğunun daha önce hiç askerlik tecrübesi olmaksızın, yetersiz silah ve donanımla, üstelik de ön cephelere sürülen Türk askerlerinden Almanlara esir olanların bu sefer de kendilerine zaten sömürgeci mantığıyla bakan Rus-Sovyet işgalcilere karşı Alman propagandası ve vaatlerinin de etkisiyle Alman saflarına geçenlerin hikayesinin çok iyi bir şekilde anlatıldığı güzel bir çalışma.
Tarih derslerinde bize öğretilen temel bilgilerden birisi de Türkiye'nin II. Dünya Savaşına girmediğidir. Bu doğrudur ancak acaba kaçımız aynı savaşta en fazla kayıp yaşayan milletlerden birisinin de Türkler olduğunu biliriz. Öyle ya, biz savaşa girmediysek nasıl olur da yüz binlerce Türk hayatını kaybetmiş olabilir? Çünkü dünyada bizden başka Türk toplulukları da var ve bunlar söz konusu savaşta ağırlıklı olarak Sovyetler Birliği, kısmen de Çin, Yunanistan, Bulgaristan gibi devletlerin ordularında silah altına alınmışlardı.
Halil Burak Sakal'ın titiz çalışması bize SSCB'nin Kızıl Ordusunda silah altına alınıp, savaşa sokulan Kırgız, Kazak, Türkmen, Karakalpak, Özbek, Kırımlı, Azerbaycanlı Türkler başta olmak üzere pek çok müslüman unsuru anlatıyor. Harbin ilk başlarındaki süratli Alman ilerleyişi karşısında yüz binlerce Türk/müslüman kokenli Sovyet askeri de esir düşmüştür. Esir kamplarında zulüm gören bu insanlardan neden sonra Stalin ve bolşevizme karşı savaşacak ve bağımsız Türkistan'ı oluşturacak Türkistan Lejyonu meydana getirilecek. Kitap, savaş öncesinde Türkistan'ın durumundan savaşın bitiminden sonraya kadar yaşananları oldukça tefarruatlı ve başarılı bir biçimde anlamtakta. Konuya ilgi duyanlara tavsiye edilir.