Kitap baskı, cilt ve kağıt kalitesi bakımından mükemmel. Ancak ebadı biraz fazla olmuş. Çantama koyduğumda laptop taşır gibi taşıyorum tek bir cildi. Sonraki baskılarda kitabın ebadı ve kağıt ağırlığı bir miktar düşürülürse iyi olur. Konuların çok uzun tutulmaması artı bir özellik, okuyucuyu sıkmıyor. O kadar çok maddeye rağmen 7 cilt olması çok güzel ayarlanmış ve iyi hesap edilmiştir. Yoksa 10-15 cilt olsaydı, müracaat kitabı olmaktan öte gitmez ve baştan sona hemen hiç kimse okumazdı. Birinci cildini bitirmek üzereyim. Diyanet İşleri Başkanlığı kitapla ilgili, 'Hadis alanında halk için yazılmış ve bu itibarla halkın anlayabileceği bir üslupta hazırlanmıştır' tarzında açıklamalar yapmışlardı. Hakikaten itina ile ve büyük emekler harcanarak hazırlanmış dev bir eser. Konuların işlenişi, anlatımlar çok güzel. Kadim konular günümüze güzel taşınmış, bir konu özet bir şekilde bütün yönleri ile ele alınmış. Dil ve üslup genel itibariyle iyi ve akıcı. Gördüğüm bir-iki hususu da burada belirtmeliyim. Kollektif olduğundan olsa gerek bazı konuların, bırakın halkın anlamasını, İHL veya ilahiyat mezunu kişilerin dahi zorlanacağı şekilde yazıldığını gördüm. En az 10-15 satır koca bir paragraf tek cümle. -diğini, dığını, vs. iki üç satırdan sonra cümlenin başını unutuyorsunuz ve noktaya geldiğinizde 'ne diyordu başta' diye tekrar başa dönmeniz gerekiyor. ikinci husus ise; bazen konu başlarında genelde hikaye anlatım tarzı çabuk bitiyor ve yerini katı bir akademik üsluba bırakıyor. Madde yazarı hocamız vakti zamanında hazırladığı bilimsel tez ya da makalesini, halk düzeyine göre yeniden dizayn edememiş anlaşılan ya da bunu gereği gibi yapamamış. Ancak bu durum kitabın geneline hakim değil elbette. Sonuç olarak; Türkiye'de hadis alanında büyük bir boşluğu doldurmuştur. Bu tür bir eserin uzun yıllar boyunca aşılamayacağını düşünüyor ve okuyuculara şiddetle tavsiye ediyorum.