Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Düşüncenin,zamanın,tıpkı hazzın kökeni olduğu gibi korkunun kökeni olduğu hakikatini görüyor musunuz ?Öyleyse bunların her ikisi de aynıdır.Korkunun haz olduğunu keşfedersiniz.Bu hakikati gördüğünüze
göre korkudan özğür müsünüz ? ( sayfa 113 )
begenerek okuduğum bir kitaptı.Tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kıtap gerçekten mantığın algılıyamayacağı ust duzeyde korkunun duşunce duygu akışının içinde var olan hükmününün ve korkunun ınsan kaderinin gerçek hüküm giydırenı olduğunu anlatmış eğer yazarın anlatışınının ıpucunu okuyucu yakalarsa çok şeylerı göz onune serecektir
bu kitaptan korkunun insanı sindirecek değil ilerletecek,ufkunu açacak ve daha iyi bir insan yapabilecek en önemli insani duygu olduğunu öğrendim.mutlaka okunmalı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
korkuyu bellek ,zaman ve düşünce ile ilişkilendirerek güzelce anlatmış...sormuş olduğu sorularda kendiniz cevabı buluyorsunuz..demek ki olay doğru soruyu sorabilmekmiş...yalnız hiç kaygı konusuna eğilmemiş..sanki olay korku değil de kaygının olayı gibi....
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Korku yoktur aslında, sadece zihinsel ilizyonu vardır. Zihninizi ve düşüncenizi anda tuttugunuzda da korku sözlükteki bir kelimedir, ve An çok keyiflidir, huzurludur... diye düşünmemi sağlayan güzel kitap
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı ilk tavsiye ettiklerinde, gene abuk sabuk birinin çıkıp öğütler verip işte korkunuzu yenin demesini bekliyordum ama kitap kendini tekrar eder konumda olmasına rağmen çok faydalı olduğunu düşünüyorum, krishnamurti'nin diğer kitaplarını da alıp okumak gerekiyor.
bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine aldım bu kitabı. açıkçası yazarını da tanımıyordum ama şimdi kendi dalında birçok eser veren bı yazarın kitabında korkunu ntüm ayrıntılarına değindiğini ve bizlere korkan bir zihnin önündeki engellerin neler olabileceğini de tek tek göstermiş...
Korku, insan zihninin dış dünyaya bir tepkisidir. Dış dünyadan öğrendiklerimize (başkaları tarafından öğretilenler, kendi deneyimlerimiz ve bunların sonuçlarıyla birlikte insanın kendi zihinsel faliyetini ekleyerek meydana getirdiği çıkarımlar) göre göre zihnimiz çeşitli tepkiler verir. Bunlar istek, üzüntü, korku ... v.s. Ama şunu kesinlikle unutmamak lazım: "Madde olmadan düşünce varolamaz." Mesela, beyin olmadan düşünebilir miydik? veya masa olmadan masa hakkında düşünebilir miydik? Algıladığımız dünya olmadan zihin neyi düşünecek? Ve bizim isteklerimiz, korkularımız, üzüntülerimiz, sinirimiz hep (madde temelli) düşüncemizin ürünüdür. Düşünsenize ayının nasıl bir hayvan olduğunu bilmeden ayıdan korkabilir miyiz? veya araba diye bir araç olup olmadığını bilmeden, onun hakkında düşünebilir veya onu isteyebilir miyiz? yani istek, korku ... v.s 'nin temeli madde ve onun zihnimizdeki yansısı olan düşüncedir. İşte Krishnamurti burada tamamen dünyadan kopuyor! Bütün düşünce faliyetini(istek, arzu, üzüntü, sevinç, korku, bencillik ... v.s) düşünceden bağımsız yapmayı öne sürüyor! Biz neyi, niçin istediğimizi nasıl anlarız?: Kendi kendimize sorular sorarız, yani düşünürüz.Neyle düşünürüz?: Belleğimizi kullanarak, yaşadığımız süre boyunca öğrendiklerimizi kullanarak. Krishnamurti korkuya, isteğe düşünce olmadan ve dolaysız olarak madde dışı bir şeyle bakmayı öğütlüyor. (Krishna gözümüzün önünde bulutlara kadar çıktı bile) Krishna abi nedir bu maddeden bağımsız şey, kaynağı nedir, (maddenin varlığını temel alarak maddeyi inceleyen bilimde tabi ki böyle bir olgu beklemiyoruz ama yine de mantıklı bir yan arıyoruz). İşte bizi mistisizme, bilinmezciliğe götüren şey! Bu soruya cevabı biz vercez: Böyle bir şey yok yada doğa üstü bir güç tarafından (mesela uzaylılar) biz insanlara verilmiş. Krishnamurti kendini kurtarmak için çok güzel bir yol bulmuş hakikaten."Bunu anlamak için uğraşırsanız asla anlayamazsınız". Valla bence uğraşsakta, uğraşmasakta panalleri kimler tarafından desteklendiği belli olan piskopos Krishnamurtiyi anlayamayacağız..
Korku, insan zihninin dış dünyaya bir tepkisidir. Dış dünyadan öğrendiklerimize (başkaları tarafından öğretilenler, kendi deneyimlerimiz ve bunların sonuçlarıyla birlikte insanın kendi zihinsel faliyetini ekleyerek meydana getirdiği çıkarımlar) göre göre zihnimiz çeşitli tepkiler verir. Bunlar istek, üzüntü, korku ... v.s. Ama şunu kesinlikle unutmamak lazım: "Madde olmadan düşünce varolamaz." Mesela, beyin olmadan düşünebilir miydik? veya masa olmadan masa hakkında düşünebilir miydik? Algıladığımız dünya olmadan zihin neyi düşünecek? Ve bizim isteklerimiz, korkularımız, üzüntülerimiz, sinirimiz hep (madde temelli) düşüncemizin ürünüdür. Düşünsenize ayının nasıl bir hayvan olduğunu bilmeden ayıdan korkabilir miyiz? veya araba diye bir araç olup olmadığını bilmeden, onun hakkında düşünebilir veya onu isteyebilir miyiz? yani istek, korku ... v.s 'nin temeli madde ve onun zihnimizdeki yansısı olan düşüncedir. İşte Krishnamurti burada tamamen dünyadan kopuyor! Bütün düşünce faliyetini(istek, arzu, üzüntü, sevinç, korku, bencillik ... v.s) düşünceden bağımsız yapmayı öne sürüyor! Biz neyi, niçin istediğimizi nasıl anlarız?: Kendi kendimize sorular sorarız, yani düşünürüz.Neyle düşünürüz?: Belleğimizi kullanarak, yaşadığımız süre boyunca öğrendiklerimizi kullanarak. Krishnamurti korkuya, isteğe düşünce olmadan ve dolaysız olarak madde dışı bir şeyle bakmayı öğütlüyor. (Krishna gözümüzün önünde bulutlara kadar çıktı bile) Krishna abi nedir bu maddeden bağımsız şey, kaynağı nedir, (maddenin varlığını temel alarak maddeyi inceleyen bilimde tabi ki böyle bir olgu beklemiyoruz ama yine de mantıklı bir yan arıyoruz). İşte bizi mistisizme, bilinmezciliğe götüren şey! Bu soruya cevabı biz vercez: Böyle bir şey yok yada doğa üstü bir güç tarafından (mesela uzaylılar) biz insanlara verilmiş. Krishnamurti kendini kurtarmak için çok güzel bir yol bulmuş hakikaten."Bunu anlamak için uğraşırsanız asla anlayamazsınız". Valla bence uğraşsakta, uğraşmasakta panalleri kimler tarafından desteklendiği belli olan piskopos Krishnamurtiyi anlayamayacağız..
Üstad Krishnamurti yine yapacağını yapmış. Okuduğum diğer kitaplarından daha kafa karıştırıcı ve kaşındırıcı. Korku'nun ben, sen ya da onlar merkezli olmadığını ve insanın sadece kendisine korkunun ne olduğunu sormasıyla ve bunu yaparken de anıların bir kenara bırakılmasıyla korkunun gerçek varlığından kurtulunabileceğini savunduğu konuşmalarından derlenmiş eşsiz bir kitap. Krishnamurti'yi sevmeseniz hatta hiç okumayacak olsanız bile en azından bu kitabı okunmalı.