Uçurum İnsanları
Uçurum İnsanları

Kitapyurdu Fiyatı: 174,46TL

48Yorum
Jack London'ın bu eserinden pek keyif aldığımı söylemem. Esasında roman yazmaya çalışırken bir hatırat ortaya çıkarmış ki bu hatıratlarının mübalağadan uzak olduğuna kimse beni ikna edemez. Öyküde gerçek anlamda bir bütünlük kurulmaya çalışırken bütünlüğü bir türlü sağlayamamış. Özellikle kitabın son bölümleri tamamen İngiltere'nin hem ekonomik hem de sosyal yapısına angaje. Zaten roman girişten itibaren bu iki konuya angaje. Bu durum da eseri ister istemez ucuzlaştırıyor. Esas itibariyle biliyorum ki benim bu yaptığım yorumdan koyu London okurları ve sosyalizm sevdalısı kitap kurtları hoşlanmayacak. Fakat ben her zaman yiğidin hakkını yiğide teslim etmekten yanayım. Lakin siz yine de hobi olarak tedarik edip okuyabilirsiniz... buna kim karışabilir ki? Başarılı bir çeviri yapıp bu romanı Türkçe okurlara sunduğu için Yiğit Yavuz beyefendiye, bu romanı yayınladığı için de İletişim Yayınlarına tam beş yıldız veriyorum.
Bana okuması ağır geldi.
İngilterenin doğu yakasında yaşanan yoksulluğu anlatıyor.Sadece yoksullukla yetinmiyor bu yaşam şartlarını oluşturan sistemin kapitalizim olduğunu belirtiyor.jack londan niçin yazıyorsun diye soranlara para için diyordu biyografisini okudum kadarıyla.Yoksullar için kalp ağrısı çektiğini söylüyor bu kitapda samimiyeti pek şüpheli.
Okurken Biraz ağır geldi bana Sistem elestirini yaptığı bir kitap diyebiliriz.
yazarın dili çok güzel. bütün kitapları gibi bu kitapta çok güzeldi
Jack London'ın tüm kitapları okunmalı..
Jack London'ın yaptığı gözlemler sonucunda yazdığı gerçek eser.
London'un sosyal yapıyı çok güzel inceleyip gerçekleri gün yüzüne çıkardığı kaliteli bir eser
Jack London'i çok seviyorum. Yazar Londra'nın o dönemki şartlarını, insanlarını çok güzel anlatmış. Yazarın kişisel görüşlerini okumak, onu tanımak adına harikaydı. Lütfen okuyunuz.
Jack London okurken yaşatan bir kitap yazmış, bir solukta okudum
Jack london bu kitabıyla bir insanın veya topluluğun ne kadar aşağılanıp dışlanabileceğini göstermiş
Birçoğu gitmediği, görmediği, solumadığı coğrafyaları, insanları, olayları yazıyor. Bu şekilde bayağı bayağı da okunuyorlar. Bugün yaşadıklarını yazan bir adamı okuyacağız: Jack London. • Yıl 1902. Giyiniyor ‘onlar’ gibi ve Londra doğusuna yol alıyor. Öyle ‘röportaj yapacam ayaklarını’ kullanan ‘gazteciler’ gibi değil. Baya baya onlardan oluyor. Sefaleti koklayıp çekecek derinine çünkü. • Kendi söylemiyle: “Bunlar Tanrı’nın senesi 1902’de, 20 Ağustos gününün akşamı saat altıyla sekiz arasında, dünyanın gördüğü en büyük, en zengin ve en güçlü imparatorluğun merkezinde yaşanıyordu.” • Demir Ökçe’de de bahsettiği ‘uçurum halkı’ onlar. Umutları zaten yok da nefes almaya devam ediyorlar işte. Yaşamaksa adı. • İşçi hareketleri, sefalet, açlık, kokuşmuş düzen ve düzensizliğin müsebbipleri. Jack London bu defa kurguyla öz yaşamı harmanlayacak. Buyurun.
Dönemi adeta bir fotoğraf karesi gibi parça parça aktarıyor London
İçsel bir söyleşi gibi.Okunmaya değer
yazarın kendini halk ile ayni seviyede yaşama deneyimi ve kendisini keşfetmesini saglayan eser. London un iç dünyasına bir yolculuk
Çok güzel gözlemler içeren kitap. Her ne kadar yazıldığı dönemde yaşamıyor olsak bile bugünde geçerliliğini kaybetmeyen muhteşem gözlem ve yazıya dökme biçimi
Romandan daha çok bir gözlem kitabı. Jack London yaşadıklarını anlatmış
Sanayileşmenin öteki yüzü desem herhalde yanılmam. Muhakkak okunması gereken bir kitap. Çıtır çerez çay-kahve yanında iyi gider.
Jack London'ın gözden kaçan bir eseri.
Londranın farklı bir yüzü olduğunu tüm gerçekliğiyle anlatan london imzalı okunması gerekenlerden