Gulyabani
Gulyabani

Kitapyurdu Fiyatı: 19,83TL

19Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Gulyabani
Hüseyin Rahmi Gürpınar kadınların arasında büyümüş, kadın muhabbetinden ve bir de dikiş dikmekten zevk alan bir abimizdir. Son derece titizdir; eldivensiz sokağa çıkmaz. Eldivensiz odasının dışına bile çıkmaz. Eldivenini hiç çıkarmaz diyelim. Yanlış hatırlamıyorsam 17-18 yaşındayken ilk yazısını Ahmet Midhat'a yolluyor. Ahmet Midhat yazıyı çok beğeniyor, çağırıyor bizimkini. Karşısında çocuğun tekini görünce, "Yirigit lan," diyor. Gürpınar'da bir ağlama, "Vallahi ben yazdım yaa," diye bağırmalar. Sonradan öpüşüp barışıyorlar. Gürpınar, üstadının ekolünden ilerlemiş olsa da aralarındaki en büyük fark zannediyorum ki halkı ele alış biçimi. Ahmet Midhat'ın eserlerinde bir eğitme kaygısı, bir su gibi okunayım endişesi. Gürpınar'da ise ironi var, halkın boş inançlarını, leş taraflarını ele alıp yerme var, gülünç yönlerini ortaya dökme var. Felatun Bey'i ele alalım; trajikomik bir adam. Yerin dibine sokulsa da soytarıya çevrilmez. Bir de Şık'taki Şöhret Bey'e bakalım, adam magma civarlarında. Kral soytarısı gibi. Gulyabani romanımızın esin kaynağı bir hanımnine, kitabın başında Gürpınar'la mektuplaşmaları mevcut. Haminne'nin dediği şu: "Biz yaşlı kadın tayfası senin kitaplarını çok seviyoruz. Bize bir tane öcülü kitap yaz. Şuyundan olsun, buyundan olsun." Ismarlama kitap yani, sınırlar da kadın tarafından çekilmiş. Gürpınar'ın söylediği de şu: "Challenge accepted." Muhsine adlı kızımız annesini, babasını kaybetmiştir. Komşularca evlendirilir, kocasının hayvanlık dolu hareketlerinden sonra evden kaçar. Çalışmak için bir eve girer, oradan da kaçar. Sonra Ayşe Hanım, annesinin bir dostu, Muhsine'yi Bulgurlu'daki bir köşke götürür, anında arazi olur. Evde bir büyükhanım var, kafayı yemek üzere. Çeşmifelek Kalfa'yla Ruşen Abla da evde çalışan insanlar. Bunlar kafayı yemek üzere değil, çünkü derin olaylar... Bu köşk kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerde konuşlu. Kahya, bahçıvanlar falan evin dışında çalışan insanlar. Bu dört kadın evde kalıyor. Muhsine'nin köşke gelmesiyle de olaylar başlıyor. İşte efendim, geceleri bir kuş bağırışları, hayvan kişnemeleri, davullar, bilmem neler... Muhsine'den önceki iki hizmetçi ortadan kaybolmuş. Muhsine de haliyle korkuyor. Büyükhanım ilginç tekerlemeler ezberliyor ki cinler tarafından sınava çekildiğinde doğru cevapları verip çarpılmasın. Sonrasında Muhsine'ye aşık olan periler var, geceleri dolaptan geliyor bunlar ve Muhsine'yi rahatsız ediyorlar. Hasan var, bir çalışan. Muhsine'ye aşık oluyor, Muhsine de buna aşık oluyor. Hasan bir gece Muhsine'nin yanına geliyor koruma gibi, sonra bunu dövüp götürüyorlar falan. Sonrasında olaylar olaylar... Ben böyle yüz sene, yüz otuz falan sene önce yazılmış olan kitapları okumayı pek severim. Bize zamanın konak hayatından, zamanın insanlarından, zamanın İstanbul'undan bir pöfürtü estirirler. Konuyla alakalı zibilyon tane tez yazıldığı için zaten dibine kadar inilmiş durumda, lakin insanın kendisinin keşfetmesi ayrı bir zevk. Okumak istediğimiz bir kitabın tanıtımıyla ilgilenmemek, kitapla alakalı yorumları okumamak, direkt kitabı okumak işte. Mesela siz bunu okuyorsunuz, ben sizin blog'unuzu okumuyorum. Tanıttığınız kitabı okuduğum zaman okurum ama, o tamam. İşte öyle bir şey. Meddah üslubu zaten buram buram tütüyor, ona girmeyeceğim. Zamandan esintiler taşıyan bir iki şeyi alacağım sadece. "Zavallı saf Hasan, perilere karşı lololo olur mu?" Asdf, olmaz. "Lolo" olarak da geçiyor, hatta bir kadın şarkısını da yapmıştı. Tartışmayı bitirici bir söz. Biri ben kavga ederken, "Lolo yapma lan," dese muhtemelen dayak yerim, çünkü gülerim ve gardım düşer. Lolo ya. Dfsd. Meddah dedik. Karagöz, orta oyunu etkisine gel. Hint, hindi kelimelerini yanlış anlayıp bir garip güldürmeçler... Bize şimdi pöf gibi geliyor da insanlar yüzyıllar boyunca bunlarla eğlenmişler kardeş, küçümsemeyelim. Tiyatromuzun temelinde bunlar var. Kitabın sonunda gulyabani geliyor. Bu Süt Kardeşler'deki olay. Adı Ahu Baba, cinlerin atası. Bir geliyor, boyu konak kadar. Burnu el kadar. Cinleri de ardından geliyor, silahları var. Burada olay kopuyor zaten, cinlerin silahı var? Derken meğersem bir şeylermiş o gulyabani falan. Süt Kardeşler işte. Cinlerin ezberlettiği tekerlemeler, bir anda aşık olan karakterler derken bir romanın daha sonuna geldik. Ben bunları okumak zorundayım, lakin nispeten eski edebiyatımıza ilginiz yoksa bayabilir. Öyle.
Ayşe Kara
Ayşe Kara 22 Nisan 2024
Yorumunuza bayıldım :) emeğinize sağlık
Çitlembik
Kitapkurdu
03.05.2026
Masal, roman ve geleneksel tiyatro türlerinin karışımı olan kitap; eğlenceli olmakla beraber toplumsal eleştiri yapmaktan da geri kalmamış. Tekerlemeler, kadınların sınav oldukları bölümler oldukça keyifli.
Neretva..
Kitapkurdu
18.12.2021
Kütüphanemize aldık. Öğrencilerim severek okuyor.
BodrumluOnur
10.04.2020
Harika yazarımızın, harika kitabı.
Eray Özdilek
10.06.2019
Batıl inançlarla ilgili harika bir eser
gülseren karabal
04.03.2019
Hüseyin Rahmi ile beni tanıştıran kitabı.Diğer eserlerini de okumak isteyeceksiniz
ENES KURT
Kitapkurdu
19.11.2018
Dili biraz ağır ama gayet güzel.
Nazliyyilmaz
25.09.2018
İlginç,bazı yerleri inanabileceğiniz bazı yerleriyse ''hadi canım sen de !!'' diyeceğiniz türden bir eser.
kubra_gleryz
21.07.2018
küçük kuzenime aldım. cok begendi. bende aldım. cidden güzel.
syavuz
07.03.2018
İstanbul'un 19. asrın sonu devirlerini, konak kültürünü, ictimaî nizamını anlamak açısından keyifle okunabilecek bir eser. gizem, korku, mizah da eserin muhteviyatında mevcut. Kısa sürede einizden düşürmeden bitirebileceğinize eminim.
L_M_
Kitapkurdu
29.11.2017
Biraz masalsı, biraz gerçekçi bir hikaye. İnce nüktelerle dolu. Dili biraz ağır, orijinali bozulmamış.
Esra Kocabaş
23.11.2017
Gürpınar'ın komik, merak uyandıran bir o kadar da ürküten en güzel eserlerinden biridir. Gerek sıradışı varlıkların hâlleri gerekse konakta yaşanan esrarengiz olaylar kurgu içerisinde bir bütünlük sağlamakta ve yazarın kurgu gücü ile birleşince okura muazzam bir okuma şöleni sunmaktadır. Mutlaka okunması gereken değerli bir eserdir, şüphesiz...
gazoz agacı
Kitapkurdu
07.05.2017
Her kütüphanede bulunması gereken eğlenceli bir eser.
mektup03
28.02.2017
cok ılgınc bır roman.okuyunca hak vereceksınız.
c.yılmaz_53
Kitapkurdu
21.02.2017
Bunun filmi de yapılmıştı. Tanzimat döneminde yazılmış güzel bir klasik.
loveofbooks_
05.02.2017
Kardeşim için aldım.Okunması gereken türk klasiklerinden.
pusat.cudi
09.11.2016
Bir toplum gerçeğini güzel ve akıcı bir şekilde dile getirmiş.
sivil_şair
11.04.2016
Kardeşim için almıştım. Gürpınar'ın en sevilen romanlarından.
mustafa erdem
Kitapkurdu
17.12.2014
çok güzel macerai bir eser...