Alman Sonbaharı
Alman Sonbaharı

Kitapyurdu Fiyatı: 138,60TL

Ürüne Git
6Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Alman Sonbaharı
Of, ne kitap ya. Her kelimesi bıçak gibi, ok gibi. 1946 yılının sonbaharında bir İsveç gazetesi, savaşın ardından Almanya’daki hayatı gözlemlemek üzere ünlü yazar Stig Dagerman’ı görevlendirmiş; bu kitap da Dagerman’ın oradaki gözlemlerini aktardığı yazılarının derlemesi. Dagerman’ın edebiyatçı olduğu besbelli çünkü bir gazeteci gibi değil, bambaşka bir kavrayış ve üslupla yazıyor. Hem acayip gözlemler var bu kitapta, hem de Dagerman’ın belirlediği ahlakî pozisyon hayranlık uyandırıcı. Tüm dünya Almanların başlarına gelen felaketi hak ettiğini düşünürken, Dagerman merkezine insanı alarak ve çok vicdanlı bir yerden konuşuyor. Örneğin Alman halkına reva görülen muameleye dair şu cümleleri: “Ve suçlananı insan haysiyetine yakışmayan bir hayata mahkûm eden ahlaki yargı, yani mahkûm edilenin, yeryüzünün yazılı olmayan yasalarına göre, insanlık değerini yükseltmek varken alçaltan bir adalet, kendi varlığını haklı kılan temeli yok eder.” Berlin, Hamburg, Bavyera... İnsanların yıkık binaların bodrumlarında hayatta kalmaya çalıştıkları kentleri geziyor Dagerman ve müttefikler bir yandan tüm Alman sanayiini yok eder, bir yandan kurdukları “Almanya’yı Nazizmden Temizleme” mahkemelerinde aslında kısmen göstermelik yargılamalar yapar ve gerçek suçluları mahkûm etmezken, tekil insanların sesi oluyor. Bir kayıp kuşağı, “böylesi bir kaderi hiçbir gençlik yaşamadı - on sekizinde dünyayı fethettiler ve yirmi ikisinde her şeylerini kaybettiler” diye tariflenen bir kuşağı anlamaya çalışıyor. Yığınları lanetlemek çok kolaydır ama o yığının içinde insan yüzleri belirmeye başlayınca değişir her şey ve kendisi tam da bunu yapıyor işte. Bu arada Dagerman henüz 31 yaşındayken intihar ederek hayatına son vermiş. Daha sonra kendisinin adına bir edebiyat ödülü konmuş ve bu ödüle 1997’de Yaşar Kemal layık görülmüş, onu da ekleyeyim ve şu alıntıyla bitireyim: “Ulusal çıkarlar için propaganda yapmakla, nefretle deklare edilen milliyetçilik arasındaki sınırın çok ince olduğunu Almanya deneyi yeterince öğretmedi mi? En azından bu sınırı bozmamanın eşsiz sanatını öğretmeyi, demokratik eğitimin bir parçası yapmamalı mıyız?” Çok ama çok etkilendim. Çok tavsiye ediyorum.
Ömer Özatila
Hezarfen
Savaşın harap ettiği kadınların,erkeklerin ve çocukların insanlığına onların suçluluk psikolojisine,çektikleri acılara ve umutsuzluğuna vurgu yapıyor
Kezban Çiftçi
Kitapkurdu
Kitabı yazdıktan sonra intihar etmiş.
şükrann2
Kaşif
ikinci dünya savaşı dönemini merak edenler için kaçırılmaması gereken bir eser.
mtmb
Bilge
Stig Dagerman'ın İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'sını çok iyi gözlemleyen ilgi çekici anlatısı. Döneme ilgi duyanların okuyacağı nitelikte bir kitap. Tavsiye ederim.
Bataille
Savaş sonrasında savaşı çıkaran ülkeye yapılan ziyaret, en az savaşa maruz kalanlar kadar savaşın kaynağı olan ülkenin de sarsılıp büyük bir boşluğa düştüğünü gösterdi. Dünya Savaşı tarihine ilgi duyanlar kaçırmamalı.