3Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
06.05.2026
teknik olarak müthiş bir kitap bence...
"Bir devrimin kötü tarafı, her bireyin ahlakını ortaya çıkarması ve onu kendi etiğinin kolektif etik olduğuna inandırmasıdır. Oysaki yegane politik etik sana başta söylediğimdir: beklenmeyeni yapmak. Hiçbir şey yapmadan yönetmek. Şaşırtan ama belli aralıklarla yinelenen eylemlerle kandır ve mutlu et. Gündeliğe dönüşen bir şey olağanüstülüğünü yitirir. Her gün tekrarlayan bir şeyi artık kimse fark etmez. Sana gücü veren şey işte budur. Gücün sende olduğunun fark edilmemesini sağlayan işte budur." Carlos Fuentes'in ölümünden hemen evvel tamamladığı son romanı Friedrich Balkonunda, tam bir "devrim önce kendi çocuklarını yer" hikâyesi. "Tanrı öldü" dediği için her sene Tanrı tarafından belirli bir süreliğine yeryüzüne gönderilen Friedrich Nietzsche, balkonundan oturup olan biteni izliyor (Bir Nietszche değilim ama ben de balkonumdayım gibi olmuş bu fotoğraf da, neyse), bu esnada da Carlos Fuentes kendisiyle sohbet ediyor, Meksika'nın başarılı da olsa başarısız da olsa hüsranla nihayetlenen türlü devrimlerine benzeyen kurgusal bir devrimin öyküsünü anlatıyor. Zor bir kitap demeyeceğim, zaten Fuentes'in yazdığı ve kolay olan bir şey var mı hayatta? Terra Nostra ve Doğmamış Kristof'tan alışık olduğumuz diyalogumsu destansı anlatıma burada da başvurmuş yazar. Nietzsche'nin "bengi dönüş" (buna ebedi tekerrür desek daha doğru olacak sanki ya) kavramı üzerinden konuşuyorlar devrimi ve Meksika'da olup bitenleri, eh, devrime dair umutsuzluğunu tahmin edebilirsiniz. (Aklıma Fuentes'in yakın arkadaşı Kundera'nın yine aynı kavramı didiklediği bir başka roman olan "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" geldi tabii, acaba Fuentes kitabı Kundera'ya okutmuş muydu? İnsan merak ediyor.) Çoksesli, anlatıcısı her bölümde değişen, teknik olarak müthiş bir kitap bence Friedrich balkonunda. Okuduğum en iyi Fuentes kitabı değil ama benim gibi kendisinin epik dilini seviyorsanız, son derece haz alacaksınızdır. "Tutkular ne Tanrı'nın ne de olayların eseridir, tutkular bizim gizli güdülerimizdir, aşk maskeli egoizmlerdir, aşk öfkeyi gizliyor; alçakgönüllülük gururu".
Server Bedi
04.03.2019
Yazarın son romanı olması hasebiyle oldukça ilgi çekici ve özel bir kitap.
m.salih08
Kitapkurdu
26.06.2015
yayın evine teşekkür etmek gerekir