Nadir Şah-ı Avşar
Nadir Şah-ı Avşar

Kitapyurdu Fiyatı: 220,01TL

Ürüne Git
15Yorum
zafer saraç
Hezarfen
Nadir Şah ve İran
İran, coğrafyası ve tarihiyle Anadolu sahasına hep yakın bir pozisyonda yer alır. Efsanelerde Farsların bulunduğu ülke İran ile Türklerin bulunduğu ülke Turan arasındaki sınır bir nehir (Ceyhun) ile çizilmişse de aslında zamanla bu hat pek çok kez kaybolmuştur. Öyle ki İranlılar uzun süreler boyunca Türk yöneticiler tarafından idare edilmiş, iki kadim halk aynı topraklar üzerinde beraberce yaşamıştır. Nadir Şah-ı Avşar da İran tahtına geçen Türklerden birisidir. 1736 ile 1747 yılları arasında İran’a hükmeden Avşar Türkü Nadir Şah dönemi İran tarihi için birçok önemli sosyal kırılmanın yaşandığı bir dönemdir. Her ne kadar bilim dünyasında bu dönemin ehemmiyetine tam manasıyla uygun hareket edilmese de M. R. Arunova ve K. Z. Eşrefyan gibi alimlerin çalışmaları Nadir Şah dönemine ışık tutar. Nadir Şah dönemi İran’ın idari ve sosyal yapısının iyi analiz edilebilmesi için örnek kabilinden bazı verileri talibine sunar. İlk aşamada göze gelmeyen bazı meseleler araştırmalar derinleştikçe açığa çıkar. Nadir Şah döneminin detaylarına inildiğinde ortaya çıkan ayrıntılar ise sadece tarih ilmi açısından önemli olmakla kalmayıp; İran, İslam, Türk ve dünya tarihi açısından benzer sosyal kodları tanıyabilme olanağını okura sunar. Araştırmacılarda bunu fark etmiş olacaklar ki Nadir Şah döneminin pek rastlanmayan bilgilerine kitaplarında yer verirler. “Nadir Şah-ı Avşar” kitabı her ne kadar bir biyografi hüviyetiyle ortaya çıkıp, okurda bu yönde bir izlenim oluştursa da aslında Nadir Şah döneminin detaylı tahlil edildiği bir eser olarak kendisini gösterir. Bu nedenle 1688 yılında dünyaya gelen Nadir Şah’ın hayatının önemli bir kesimine eserde yer verilmeyip saltanatı süresince (1736-1747) gerçekleşen olaylar aktarılır. Belki de saltanat öncesi hayatına dair fazla bilginin olmaması araştırmacıları buna yöneltmiş olabilir. Ama eserin girişinde yer alan Ahsen Batur takdiminde daha detaylı ve akılda kalıcı biyografik bir sunumun olduğu, Nadir Şah’a dair eserde olmayan bilgilerin paylaşıldığı görülür. Üstelik Nadir Şah figürü Batur tarafından öylesine ilgi çekici bir istikamete oturtulur ki meselenin bilinmeyenlerine dair spekülatif bazı konulara da vakıf olunur. Ahsen Batur’un kıymetli takdiminden sonra, beş bölüm halinde tasarlanmış eserin birinci bölümüne geçilir. Birçok akademik eserde olduğu gibi çalışmanın kaleme alınmasında istifade edilen kaynakların genel bir değerlendirilmesi yapılıp, sonrasında gruplandırılan kaynaklar detaylı değerlendirilir. Burada eserin en güçlü yönü ortaya çıkar ki Nadir Şah dönemi ile ilgili Kafkas sahasına dair kaynaklarla beraber Rusça ve Farsça ana kaynaklar, Avrupalı seyyah ve tacirlerin notları, diplomatik belgeler, devlet arşivlerine ait kayıtlar yazarlar tarafından takdim edilir. Eserin ne kadar sağlam bir zemin üzerine bina edildiği böylelikle daha iyi anlaşılır. Kaynaklarla ilgili altı çizilmesi gereken bir husus da vardır ki belirtmeden geçilemez. Nadir Şah’ın 1739 yılında yürürlüğe koyduğu ve kimden ne kadar vergi alınacağını gösteren ferman eserle bilim dünyasına ifşa edilir. Eserin en özgün yönünü gösteren ve ilmi kuvvetini arttıran bu belgenin ayrıntılı tahlilinin birçok ekonomi tarihine kaynaklık edeceğine şüphe yoktur. Zaten eserde Nadir Şah döneminin sosyal, idari ve mali politikalarının derinlemesine analiz edilmesi, her zaman ulaşılamayacak bilgilerin derli toplu bir biçimde sunulması araştırmacıların işini kolaylaştıracak bir unsurdur. Bu şekilde zengin kaynakça sunumundan sonra eserin ikinci bölümüne geçilir. Bu kısım “Safevi Devletinin Tarihine Kısa Bir Bakış” başlığıyla yer verilir. Ama Safevi Devleti’nin tarihine ilişkin genel bir tablo okurun aklında oluşmaz. Zira araştırmacıların ihtisas alanından mı kaynaklanıyor bilinmez toprak sisteminin yoğun bir anlatısı okurun karşısına çıkar. Üstelik Safevilerin iki yüz küsur yılı aşan tarihleri, her devlette olduğu gibi, birçok unsurun etkisi altındadır. Sosyo-ekonomik yapıya dair bu güçlü değinilerin başka alanlarda da kendisini göstermesi gerekir. Örneğin Nadir Şah’ı iktidara taşıyan siyasi yapı çok iyi yansıtılmasına rağmen öncesine dair pek bilgi verilmez. Zaten eserin genelinde de siyasi tarih anlatısı biraz baskılanmış gibidir. Eserin üçüncü ve dördüncü bölümde ise Nadir Şah politikaları sayfalara taşınır. Şah’ın tarım politikası, bürokratik ve askeri yapıyı nasıl oluşturduğu, meydana gelen feodal sistem üzerindeki etkisi detaylı anlatılır. Bu bölümler kaleme alınırken yoğun olarak Rus diplomatların raporlarına yer verilir. Şah’ın himaye ettiği yazarlar tarafından kaleme alınan kaynaklardaki taraflı anlatım bu raporlarda görülmediği için daha objektif bir sunum dikkat çeker. Zaten ele alınan tarihi bir karakter ise okuru yanıltan bu tuzakların belirgin gösterilmesi tarafsızlığı layıkıyla besler. Eserin genelinde yergi ve övgüden ziyade salt malumat aktarımının belirgin olması okurda güveni temin eder. Eserin son bölümü beşinci bölüm ise; bir önceki iki bölümün sonucu gibidir. Bu bölümde Nadir Şah’ın vergi politikalarına bağlı olarak ortaya çıkan ve ülke geneline yayılan isyanlar ele alınır. Bölüm o kadar ayrıntılı çalışılmıştır ki sanki eser ilk olarak Nadir Şah dönemi isyanları olarak yazılmış diğer kısımlar sonra bu esere eklenmiş gibidir. Her isyanın ortaya çıkışı, gelişimi ve nihayete nasıl erdiği satır satır anlatılır. Zengin kaynakça kullanımı sosyal açıdan okuru döneme götürecek düzeydedir. Çünkü görgü tanıklarının ifadeleri birbirini tamamlayacak şekilde aktarılırken, okur adeta isyan ikliminin ortasına götürülür. İyi kaleme alınmış sonuç kısmıyla sona eren eserin Türkçeye anlaşılır, açık ve yalın bir dille aktarıldığı barizdir. Ayrıca Nadir Şah’la ilgili resimlerin paylaşılmasının eseri zenginleştirdiğine şüphe yoktur. Bununla birlikte eserin 2026 yılında ikinci baskısının yapılmasına karşın yazar biyografileri yoktur. Oysaki bu kıymetli eseri vücuda getiren yazarların kısa biyografik bilgilerle de olsa tanınmasında ve tanıtılmasında fayda vardır. Yine coğrafyayla bu kadar haşır neşir olan anlatı için kullanılan harita sayısı yetersizdir. Bol miktarda harita kullanımının konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacağı bir gerçektir. Sonuçta; Türk tarihi büyük lider, komutan ve yöneticilerin arzı endam ettiği büyük bir sahnedir. Bu sahneye çıkan ve ismi tarihe kazınan her bir aktörünün iyi tanınıp bilinmesi gerekir. Çünkü milletler yetiştirdikleri değerlerle dünya tarihinde yer ederler. Nadir Şah-ı Avşar Türk tarihinin İran sahasında kaldığı için az bilinen bir lideridir. Sünnilerle Şiileri birleştirmeye çalışan İran’ı ve Anadolu’yu birbirine bağlamaya çalışan Nadir Şah’ın Türkiye kamuoyunda sahiplenilmemesi bazen bilgisizlikten ya da yanlış algılardan kaynaklanmaktadır. Olumsuz algıların kırılması, hem İran coğrafyasının hem de İran coğrafyasında hüküm süren yerleşen, yaşayan ve halen yaşamakta olan Türklerin iyi bilinmesi etnik duyarlılık için gereklidir. Eser bu manada İran’ın Türk yönüne vurgu yapmaktadır.
nomadicturk
Kitapkurdu
beklentimi tam olarak karşılamadı, daha geniş bilgiler beklerdim.
Yorgun Okuryazar
Konu hakkındaki yegane eser diyebiliriz. Elinize sağlık.
Cumali Biyikli
Kitapkurdu
Avşar boyuna mensup biri olarak hep merak etmişimdir Nadir Şah'ı, Osmanlı ile savaşa girmese bir Timur olma yolunda olabilir miydi?
beyazıt 3838
beyazıt 3838 06 Ağustos 2020
AVŞAR boyuna mensup biri olarak şunu söyleyeyim kardeşim.Osmanlı ile Safevi devleti arasında savaş olmuştur ama Nadir Şah zamanında Avşar Devleti ile Osmanlı arasında savaş olmamıştır.
Gokhan Durdu
Kitapkurdu
Avşar tarihini merak edenler için güzel bir çalışma
Ramazan Erişken
Kitapkurdu
Tadında bir eser olmuş. Genel bilgi için ideal
Ah Sen
Nadir Şah'ı anlatan akademik ama orta halli bir çalışma
Urukagina07
Kitapkurdu
Avşar soylu olduğumdan bu kitap benim için ayrı bir değer taşımaktadır. Nadir Şah'ın hükümdarlığı ve Safevi devletinin sonuna giden yolu anlatan değerli bir çalışma.
Bilge Khan
Avşar lideri Nadir Şah. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Tarihin gizli kalmış kahramanlarından birisi
Rönesans65
Kitapkurdu
tarihte ilk defa Sünni ve Şiileri birleştirmeye çalışan büyük bir sultan dır Nadir şah
Nailucar
Kitapkurdu
Safeviler ve İran'da kurulan diğer Türk devletleri tarihi nedense bizim tarihimizde hakkettiği değer verilmiyor. Bu konuda yapılan çalışmalar, tarihimizin iyi anlaşılması için önemlidir.
alpagut46
Kitapkurdu
Biraz ağır çok fazla sayısal veri kullanılmış.
gncyyldz
Kitapkurdu
İçerik olarak bilgi verici bir kaynak lakin yazar beklenen kuvvette bir kaleme sahip değil.Bunun yanında kitaptaki yazım yanlışları eser üzerinde fazla özenilmediğini göstermektedir.
gm2
hz ebu bekire ve hz ömere her namazında beddua edilen hz aişe annemize iftira edilen caferiliği şiayı elbette gerçke bir müslümana kabul ettiremezsinz
Bahadır Giray1
Kitapkurdu
İran tarihine meraklı olanların okuyabileceği bir kitap.Kitap zaten birinci el kaynaklardan oluşuyor yani yazarın kafasında çizdiği bir Nadir Şah'tan bahsetmiyor.Nadir Şah'ın amacını belirten,fazla övmeyip , fazlada yermeyen okunabilir nitelikte bir kitap.