4Yorum
Ayhan Ersoy
Üstat
14.11.2022
Zola, döneminin toplumsal çürümüşlüğü ve ahlakî yozlaşmasına ışık tutarken âdeta sefahatin sınırsızlığı ve şımarıklığının manifestosuna imza atmaktadır. "Edepsizlik, iddia edildiği gibi yetersiz ekonomik koşulların doğal bir sonucu mudur, yoksa doğuştan gelen ve müdahale ile düzeltilme olanağı sınırlı kalan gri alan mıdır?" sorusunu, eseri okuduktan sonra tekrar tekrar düşünmek gerekir.
Muzaffer Akin
Kitapkurdu
14.01.2021
Harika edebiyat ziyafeti, cok guzel bir kitap
emrahhorozal
Kitapkurdu
17.06.2017
Dünya klasiklerini okumak isteyenler öncelikle Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisini tercih etmeli. Çevirilerinin başarısı, özellikle ciltli baskılarının kalitesiyle İş Bankası yayınları çok büyük bir hizmet sunmakta.
serpilağ
18.03.2017
Kentin dış mahallelerin birinde çamaşırcı bir kadın ve ayyaş bir kadından doğan, bahtsız güzel. Daha on beş yaşındayken, baba dayağından kaçmak bahanesiyle, geçici hevesleri uğruna sığınır erkeklere. Görselde tiyatro da çalışır, hiçbir kabiliyete sahip olamasa da. Ama sahne arkasında hayat kadınıdır, Nana. Nana'nın hayatı inişli, çıkışlıdır. Yeri gelir dayak yer, yeri gelir aranılan, özlenen kadındır. Ama Nana'nın başına ne gelirse gelsin sonuç, hep hüsran, hep hayal kırıklığıdır. Bazen kelimeler yüreğini dağlar, Nana'nın. Çünkü kelimeler cam kırıkları gibi, batar ağzına. Sussa yüreği dağlanır, konuşsa kan ağlar dile dökülen kelimelerden. Eser, derin ve kuvvetli bir anlatım diline sahip. Özellikle yazarın Nana isimli karakter üzerinden hayat kadınlarının gizli kalmış yönlerini naif bir dil kullanarak, okuyucunun aklında hiçbir soru işareti bırakmaksızın irdelemesi okunmaya değer.