Üst Kat Komşusuna Mektuplar
Üst Kat Komşusuna Mektuplar
31Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Üst Kat Komşusuna Mektuplar
Plaket çakmışlar, "Marcel Proust 1909'dan 1917'ye kadar bu binada yaşadı". Haussmann Bulvarı 102 numaradaki dairenin planına bakınca Proust'un kocaman bir evi hastalığıyla dolduramayacağını seziyoruz, mektuplarında komşularından sessizlikten başka bir şey istemediğini görünce geniş tuttuğu yaşam alanını anı-kurmaca karışımıyla doldurmaya çalıştığını düşünebiliriz. Banyo, çalışma odası, mutfak, sahanlık, yemek odası, oda, tuvalet, büyük salon, küçük salon, Proust'un odası, avlular, kocaman bir alan. Yalnızlığını yazarak dindirmeye çalışıyor, yedi ciltlik metninden başka dostlarına mektuplar yazıyor durmadan, bu metinde üst kat komşusuna yazdığı mektuplar var. Madam Williams çaldığı harpıyla Proust'un eve kapandığı günleri renklendiriyor, istekleri çalıp çalmadığını bilmiyoruz ama Proust mektuplarında müziği çok sevdiğini söyleyerek dinlemek istediği parçaları iliştiriyor araya dereye, operaya veya müzikli etkinliklere gidemediği zamanlarda üst kattan gelecek müziği bekliyor. Gürültüleri beklemiyor, gürültü fobisinden ötürü işkence çektiğini görüyoruz, odasının tam üzerindeki asma katta Madam Williams'ın dişçi eşinin muayenehanesi var. Proust şikayetlerini arka arkaya sıralasa da Madam Williams'ın naif, incelikli hallerini pek beğeniyor ve sık sık çiçek yolluyor mektubun yanında, Madam Williams da çiçek yolluyor, güzel bir mektup arkadaşlığı. "Sessizliğin anahtarlarını elinde tutan bir komşunun gözüne girme arzusunun ötesinde, bu diğer münzevi için gerçek bir sempati, bir dostluk, bir tür sevgi duyuyor; görünmez ama mevcut bir kadın, öbür hastanın, Madam Straus'un annelik rolünü oynuyor adeta." (s. 8) Ne yazık ki Madam Williams'ın mektupları yok, Proust'un yazdıklarıyla yetiniyoruz. Neler yazıyor, kadının hassas ruhundan hemen her mektupta bahsediyor, yedi ciltten ilk ikisini hediye olarak yolladığını öğreniyoruz arada derede. Diğer ciltleri yazdığı zamanlar, savaş çıkınca metinlerin basımı ertelenecek ama Proust yazmaya devam edecek. Büyük yapıtının gizlerine dair pek çok bilgi veriyor, mektupların en dikkat çeken kısımlarını oluşturuyor bu. Örneğin Madam Williams'ın kardeşi savaşta ölünce Proust ne kadar üzgün olduğunu söyleyip yine cephede ölen yakın arkadaşı Bertrand de Fenelon'dan bahsediyor ki romanlarda Robert de Saint-Loup olarak biliyoruz kendisini. Bunun yanında ikinci ciltten birkaç bölüm gönderdikten sonra o cildin pek bir şey anlatmadığını, planları aydınlatan asıl cildin üçüncü olduğunu belirtiyor. Charlus, Odette, Swann gibi karakterlerin gerçek yaşamdaki izdüşümlerine rastlıyoruz, romanda nasıl gerçekten daha gerçek oluyorlar, bunun sırrına rastlamıyoruz ama Proust'un yaşamında karşılaştığı hemen her insanı bir karakter olarak metinlerine yerleştirdiğini öğreniyoruz, örneğin Madam Williams'ın dişçi eşi Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde'de karşımıza çıkıyor, hoş bir adam olarak. Bir başka örnek, Proust'un eski dostu, Madam Williams'ın arkadaşı Clary zamanla kör olur, romanda Charlus'ün kör olmasının kaynağıdır bu. Gerçeği olduğu gibi kurmacaya çevirmek, hastalığından ötürü yıllar boyunca münzevi gibi yaşayan bir adamın ölümle başa çıkabilmesi için iyi bir yol gibi görünüyor. Proust empati kurarak karşısındaki insanın aklından geçenleri anlayabilecek kadar zeki, sosyal zekası gelişkin olduğu için karakterlerini kolaylıkla kurabiliyor ve metne aktarabiliyor. Bu arkadaşlığın önemi romanlara dair ipuçları vermesiyle sınırlı değil, Proust'un sosyal ilişkilerinde gösterdiği özene dair çok şey öğreniyoruz. Adam gürültünün tasvirini yaparken Verlaine'in bir şiirinden alıntı yapıyor örneğin, buna benzer pek çok anıştırma ve alıntı var. Hoş. 1908'den savaş sonlarına kadarki süreçte yollanan birkaç mektup, haliyle metin kısa ama her bir mektupta dikkat edilecek birkaç detay var. Bazılarına değineyim. Proust, Madam Williams'ı görmek istediğini hemen her mektupta dile getiriyor, hatta bir kezinde eşin işlerinden ötürü seyahate çıkmış olmasından, oğlun da savaşa katılmasından ötürü yalnızlıklarını dindirmek için görüşebileceklerini söylüyor. Görüştüklerine dair ipuçları var, tabii kadının mektuplarının eksikliğini çekiyoruz yine. Dişçiye gönderilmiş mektuplar da var, biri şöyle sonlanıyor: "İşçilerin çalışma saatlerini kaydırarak çıkardığım masraflar için size olan borcumun tutarını mutlaka bildirmenizi rica ediyorum." (s. 24) Proust'un uykuları düzensiz, dört saatlik uykudan sonra güne başlayıp çalışabildiği kadar çalışıyor, dinlenebildiği kadar dinleniyor ve ıstırabının dizginlenmesi için elinden geleni yapıyor. Üst kattaki tadilat sürerken çalışma saatlerinin değiştirilmesini rica etmiş belli ki, saatler kaydırılmış ve Proust rahata ermiş biraz. Biraz, sonraları yine gürültü bahsi açılıyor ve Proust yapacağı işlere göre ertesi gün hangi saatlerde gürültü yapılmaması gerektiğini söylüyor. Psikolojisinin pek yerinde olmadığı malum. "Hem zaten, bütün hastalar gibi, ben ömrümü çirkinlik içinde geçirmeyi öğrendim, kaderin cilvesi bu ya, o çirkinlikte kendimi genellikle daha iyi hissediyorum." (s. 29) Bunu yazma edimiyle denkleyebiliriz, Proust uzunca bir süre yaşamayacağını biliyor ve aslında üç cilt olarak tasarladığı anlatısının daha da genişlediğini, uzadığını görünce acısını belli bir düzeyde tutarak yaşamayı sürdürüyor, yazmayı da. Guermantes Tarafı'ndaki bazı tasvirlerin kendisini pek tatmin etmediğini söylediği an sinirlenmemek elde değil, dalga geçer gibi de söylemiyor bunu, gayet ciddi. Derin nefes alıp ilerliyoruz ve Gide'in Proust'u ziyarete geldiğini öğreniyoruz, Gide'in günlüklerinde de geçiyor bu bahis. 1916'ya ulaşıyoruz, son mektupta birtakım arkadaşlıklardan, savaşın yıkıcılığından bahsediliyor ve birkaç fotoğrafla metin sona eriyor. 20. yüzyılın en iyi sanatçılarından birinin mektupları da başlı başına sanat eseri, Proust'un hiçbir şeyini bilmeyen biri bu mektupları okusa bir novella okuyormuş duygusuna kapılabilir. Arkadaşlıklarının nasıl sona erdiği bu novellada yer almaz, ben anlatayım, 1919'da evlerinden ayrılıyorlar. Son mektuplar kayıp, Proust'un vedasını okuyamıyoruz bu yüzden. Madam Williams eşinden ayrılıyor, üçüncü bir evlilik yapıyor ve o da hüsranla sonuçlanınca 1931'de intihar ediyor. Proust 1922'de hayatını kaybettiği için kadına moral verecek kimse yok, Proust yaşıyor olsaydı belki her şey daha farklı olurdu. Aralarındaki derin dostluğu şuradan da anlayabiliriz, Proust hiçbir tanıdığına Madam'dan bahsetmiyor, sanki kendisine ait bir parçayı korumak istermiş gibi. Kısacık ama uzuncuk bir metin, okunmalıdır. Evet.
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
14.05.2026
Üst Kat Komşusuna Mektuplar
Yazarların yazarlara dair yazdıklarını genelde seviyorum – kendileri dışındakilerin yazma biçimleri ve eserleri üzerine kafa yormalarını okumak heyecan verici oluyor. Bu açıdan “Edebiyat ve Sanat Yazıları” çok hoş bir derleme. Proust her zamanki Proust, nefis tespitler, acayip içgörüler var bu incelemelerinde de. Üst Kat Komşusuna Mektuplar’da ise yine tanıdığımız bildiğimiz huysuz, huzursuz ve fakat her daim nazik Proust’u biraz daha yakından tanıyoruz. Kendisinin cevap mektuplarını saklamamış olması ne acı, bu gizemli komşu Bayan Williams’ı daha yakından tanımak isterdim açıkçası. Bir de keşke biri beni şu an Paris’e ışınlasa da kendisinin Haussmann Bulvarı’ndaki şu meşhur dairesini bir ziyaret edebilsem be. Bunu kendime pandemi sonrası hedefi olarak yazdım.
uğur aydın
03.04.2024
Proust un tüm yazdıklarını okumaya çalışıyorum. Kendisi hakkında ilginç bilgiler edinebilirsiniz
ipek karatosun
Üstat
15.02.2023
Sadece mektuplardan olusan bir kitap. Proust’un komsusu hanima yazdigi mektuplar. Oldukca naif bir dille yazilmis. Zamanin uslup, gorgu, edebini anlamak icin cok iyi bir kaynak. Cok begenerek, bir oturusta okudum. Hatta mektuplarin yazarin kendi el yazisindan orijinal hallerine de yer verilmis, fransizca bilmedigim icin uzuldum
Eda İzci
19.11.2021
Proust ile tanıştığım eser. İncelik, nüktedanlık, zarafet gibi değerlere aç olan bünyelere ilaç niteliğinde.
vi-ola
01.11.2021
proust'a başlamak için ideal
1katun
Kitapkurdu
14.07.2021
iç ısıtıcı mektup arkadaşlığı.
filizz.
07.04.2021
Kısa ve yalın anlatımlı mektuplar içermektedir.
Nevin Adalı
18.02.2021
Proust' a başlamak için seçtiğim kitaplardan birisi oldu. Mektuplar da çok edebi.
nesilguzel
Kitapkurdu
15.02.2021
Mektuplar her kültürde önemlidir
Özge Koçak
14.02.2021
Bu adam bu naiflikle nasıl hayatta kalabilmiş anlamak zor. çok tatlı bir kitaptı. özellikle yazarı tanımak için iyi bir seçim
e. s.
Kitapkurdu
08.02.2021
Naif bir yazar ve komsuysanız, komsunuzun gürültüsünden ahatsız olunca kibar mektuplar yazarsınız :) Not: gerçek hayattaki mektuplar.
Hüsnü Yabancı
09.01.2021
Kısa bir kitap olmasına rağmen içeriği ağır diyebilirim. Proust okumak güzel ama...
miyumiyu
Kitapkurdu
22.12.2020
Proust okumalarına başlangıç için seçtiğim eserdir. Çok ince olması dışında beni üzen bir şey olmadı. Güçlü bir üslubu var yazarın, yazarı tanımak isteyenlere tavsiye edeceğim bir eser.
mhmtrnzmn
19.12.2020
mektupdan da edebi haz almazsın proust ne güçlü kalemin var
KY-2477827
12.12.2020
Proust romanlarını okumam için bende heyecan uyandıran mücevher kutusu gibi ışıl ışıl bi' mektup "güldeste"si....
veli efendi
Kitapkurdu
08.07.2020
Proust der susarım :) Marcel Proust'un Kayıp Zamanın İzinde serisinden farklı bir tadı olan ama yine muazzam bir anlatım, yine muazzam bir uslup..alınası kitapların ilk sıralarında
Worldread
05.07.2020
Marcel Proust ile tanışma kitabımdı. Bu kadar naif bir insanın diğer kitaplarını da okumasam olmaz artık. Kalemine hayran oldum.
hrhgz
03.07.2020
Neden bu zamana kadar okumamışım diyeceğiniz türden bir eser. proust'un komşusuna yazdığı bu mektuplara hayran olacaksınız.
Mervebru
20.05.2020
Ruhundaki inceliği satırlarına dökmüş bu güzel kalemi yakından tanımak isteyenler icin çok güzel bir eser. Çok severek okudum.
1 2