11 yaşındaki Melody'in hikayesinin anlatıldığı bu kitap, onun sesi olmadan bile nasıl büyük bir zekaya sahip olduğunu ve çevresindekileri nasıl etkilediğini anlatıyor. Melody'in yaşadığı engelleri aşma mücadelesi, empati ve sevgi konularını işliyor. Melody'in karakteri, okuyucuya yaşanmış bir hikaye gibi hissettiriyor ve onunla empati kurmayı sağlıyor. Engelli bireylerin yaşadığı zorlukları anlamak ve onlara destek olmak adına önemli bir kitap. Karakterlerin derinliği ve hikayenin akıcılığı, kitabı unutulmaz kılıyor. Kesinlikle her yaştan okuyucunun keyifle okuyacağı bir eser. Herkesin duygularına dokunacak ve farkındalık yaratacak bir kitap.
Bu değerlendirmede, Kitapkurtlarının yapmış olduğu yorumlar yapay zeka tarafından analiz edilmiş ve özetlenmiştir.
Konu mühim, karakter yaratımı başarılı, anlatım bir nebze...
Uzun zamandır okumayı düşünüyordum. Konu çok özel ve güzel olsa da anlatım bir nebze zayıftı. Yaşça küçük okurlar için bu sade anlatım faydalı olabilir ama genç okurlar ve yetişkinler tatmin olmayabilir. Ayrıca söylemek gerekiyor; kapak tasarımında olduğu gibi metaforik bir anlatım yok. Ara sıra benzetmelerle Melody'nin içinde bulunduğu durum anlatılıyor ama genele düz bir anlatım hakim. Mesaj doğrudan veriliyor. Ana karakter başta olmak üzere tüm karakterlerin yaratımı başarılı. Kitabın içine çekilmenizin ana sebebi denebilir. Çünkü akışta problemler var. Bölük börçük bir anlatım olduğu için uyandırılan duygu fazla beslenmeden sıçrayış gerçekleşiyor. Bu yüzden bir tepki geliştiremiyorsunuz kitaba karşı. Eleştirilerin yerine başarılı bir şekilde ulaştığını sanmıyorum.
Anlatıma bakıldığında bu tarzı haklı gösterecek iki neden sunulabilir. Birincisi bunu bir günlük edasıyla okumak ve sadece önemli anların, noktaların not düşüldüğünü varsaymak. Böylelikle Melody'ye onun gözünden bakabiliyor, karakterini ve kişisel özelliklerini daha iyi görebiliyoruz. Bize tam da ihtiyacımız olan şeyi veriyor; yani dışarıdan nasıl göründüğünü değil de içinde olup bitenleri öğrenebiliyoruz. Mizacı gereği hayatla ve olanlarla başa çıkmak için mizahı kullandığından anlatımda dramayı fazlaca görmemek doğal. Çünkü acınmayı değil de anlaşılmayı istiyor. Bitirdiğinizde görünenin ötesine bakmak gerektiğini düşündürüyor. Bu anlamda kitap amacına ulaştı denebilir. Diğer neden ise yazarın konuyu yeterince hassas ve önemli olduğu için dili ağdalaştırmadan, sade bir şekilde vermeyi amaçlanmış olabileceği. Tabii, her yaştan okura ulaşmayı hedeflemiş de olabilir.
Özetle: Çabucak okunuyor. Mükemmel bir yaratım olmasa da her kitaplıkta olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her baktığınızda size önemli bir mesaj fısıldayacak ve hayatı daha doğru yaşamaya teşvik edecek. Zaten son bölümlerde verilen bir olay çok sağlıklı görünen kişilerin dahi hayatının tek bir olayla ne kadar değişebileceğinin mesajını alıyorsunuz. Bir gün Melody gibi bir hayat yaşamak zorunda kalırsak sesimizin duyulması için bu kitabı işaret etmemiz bile yeterli olacaktır. Tek ihtiyaç bakış açısı kazandırmak. Bu kitap da bunu yapıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben de kitabı okuyup yorumladım ama sizin kadar detaylı ve iyi bir analiz sunamadım. Bu detaylı analizleri yapmak için aldığınız bir eğitim ya da okuduğunuz kitaplar var ise öğrenmek isterim. Bir eseri bu kadar detaylı şekilde yorumlayabilmek isterim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı daha okumadım ama yorumunuza dayanarak almayı düşünüyorum.Algernon a çiçekler kitabıyla benzer bir anlatıma sahip sanırım ve o kitap çok hoşuma gitmişti. Anlatılan hikaye yi o kişinin kelime dağarcığı ve telaffuz biçimi ile anlatmıştı.
Mücadelelerine, yaralarına ve zorluklarına rağmen yoluna devam edenlere armağan edilen bir Melody...
Kahramanımız Melody, harika bir mizah anlayışına sahip, basiretli, şefkatli, cesur ve güzel düşünen on bir yaşında bir kız. Zihni düşüncelerle dolu. Her günün her detayını mucizevi şekilde yakalayıp saklayan bir fotografik hafızaya sahip olan bu kızın, ne yazık ki düşüncelerini seslendirecek bir sesi yok. Fakat daha fazlası var.
Melody, serebral palsi ile doğmuş, beşinci sınıfa giden bir kızdır. Ancak düşünebiliyor ve bunu hiç kimsenin yapmadığı gibi yapıyor. Onun suskun, çoğunlukla etkisiz vücudunun içinde, kavramları ve gerçek bilgileri dehadan başka bir tanım yapılamayacak bir düzeyde kavrayan yüksek bir zihin sıkışıp kalmış. Melody, onu gerçekten tanıma şansı bulamayan birçok gözlemci için çaresiz görünebilir, ancak öğrendiği şeyler için zihinsel kapasite ve halihazırda öğretilenlerin akılda tutulması açısından ölçülürse, o zaman neredeyse tanıdığı herkesi gölgede bırakırdı. Hiç abartmadan, Melody'nin bir mucize olduğunu söyleyebilirim. Melody küçükken ona yan komşusu Violet bakar. Melody'ye yerdeyken nasıl dönebileceğini öğretir. Melody biraz büyüdüğünde ise Violet ona, birisi onu bağlamayı unutursa tekerlekli sandalyesinden nasıl doğru bir şekilde düşeceğini öğretir ve böylece kafasına çarpmadan düşebilir. Özellikle bu ilişki çok etkileyiciydi.
Kitaptaki diğer karakterlerin Melody'yi iletişim kuramadığı için aptal olarak nitelendirdiğini okumak bir okuyucu olarak zordu ve bir anne olarak daha da zordu. Melody'nin düşünce ve fikirleri iletebilmesi çok daha fazlasını gerektiriyor ve kitap boyunca çoğu karakterin Melody'nin niyetini tam olarak anlamadıklarında hayal kırıklığına uğradığını görüyoruz. En basit istekleri iletmek için, o hüsrana uğradıkça ben de hüsrana uğradığımı fark ettim. Melody, iletişim panosunu yükseltme fırsatı bulduğunda bile hâlâ sınırlamalar yaşıyordu. Ama Melody asla pes etmiyordu. Cesareti kırılıyor, sinirleniyor ama buna rağmen zorluklar karşısında gösterdiği azim ve gururun da takdire şayan bir şekilde katlandığını görüyoruz.
Okumaya başladığınızda konu ağır ve hassas olduğu için kayıtsızca okumak çok zor. Aynı zamanda yazar o kadar samimi ve detaylara duyarlı ki, her kelime aktarmak istediği duyguyu tamamıyla karşılıyor. Kitabın orta kısmı biraz sıkıcı ilerliyor ama finali o kadar etkileyici ki umutsuzluktan gözyaşlarınızı tutamıyorsunuz, güçsüzlükten titremekten kendinizi alamıyorsunuz. Bazen bilmeden takındığımız bencilliğimiz ve sığlığımız hakkında bir kitap olduğunu düşündürdü. Keşke olduğundan daha çok bilinse ve özellikle okullarda zorunlu okuma kitabı olarak belirlense.
Bu incelikle yazılmış kitaplar, orta sınıf romanların sahip olduğu derinliği ve okurlarına empati aşılarken ki zorlu meseleleri çözme yeteneklerini kamçılıyor. Ayrıca kendi önyargılarımızı kontrol etme ve birisini normal kabul ettiğimiz gibi hareket edemediği veya iletişim kuramadığı için yeteneklerine göre nasıl erken yargıladığımızın farkına varmamızı sağlıyor. Bazı bakımlardan üzücü bir farkındalık ama bu kitabın kendi kişisel davranışlar ve bunların nasıl şekillendirilmeleri gerektiğinin farkına varılması üzerine dahice yazılan bir referans olarak görüyorum.
Bizden farklı olan insanlara sempati duyuyor, onlara üzüntü ve kederle yaklaşıyor, çoğu zaman da kendimizi şanslı görüyoruz. Ama özel olan insanların ve yakınlarının beklediği şey sempati değil empatidir. Bu iki kelime arasındaki anlamlı çizginin altını çizmek çok önemli. Bu çizgi unutulmasın diye bu özel duyguyu anlamlı kılarak ifade eden ve bunu tüm insanlığa adayarak ölümsüzleştiren yazar Sharon Draper'a sonsuz sevgilerle...
Bu kitap; edebiyat ve roman kategorisinde olup, 255 sayfada, 33 bölüm şeklinde yazılmıştır. Sanatın inceliği ve anlatımın gücü burada ortaya çıkıyor. Romanınızda kurgusal bir karakter yaratıyorsunuz ve sanki onun içinde yaşıyormuş gibi, yaşamın doğal akışına uygun betimleme, imgeleme ve duygusal zekâ örnekleri sergiliyorsunuz.
Romanın kahramanı Melody; beyin felci geçirmiş, 11 yaşında, konuşamayan, yürüyemeyen ve yazamayan bir kız çocuğudur. Tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürmek zorunda olsa da; düşünme, akıl yürütme, yorumlama gücü, duygusu, muhakemesi, kıyaslama yetisi, zekâsı, kendisinden yaşça büyüklerden bile daha ilerdedir.
Anlatımda merhamet, sevgi ve dayanışma öğretisi kendisini hissettirse de; öncelikli amaç, toplumsal ve sosyal modelleme, sorun, arıza ve olumsuzluklar karşısında sağduyuyu koruma, sükûnetli bakış, sempatik görünme, empatik yaklaşmaktır. Ve böylece yetişmekte olan gençlere, rol model sunmaktır.
Yaşam günlüğü tarzındaki anlatımlar arasında; doktorlarla iletişim dönemi de vardır. Anne karakterinin, doktorun moral bozucu, olumsuz tespitleri karşısında; Melody’ye olan sevgi ve ilgisini ortaya koyması, yalnızca anne şefkati olarak kabul edilemez.
27. sayfada doktora hitaben sarf edilen şu sözler dikkat çekicidir: "Doktor konuşmasını daha bitirmemişti. Broşürü sinirle çöp kovasına fırlatıp, “Biliyor musunuz” dedi. “Bence çok soğuk ve duygusuzsunuz. Umarım hiçbir zaman bir engelli çocuğunuz olmaz. Muhtemelen onu, çöpünüzle birlikte kapının önüne koyarsınız” “Ve dahası var” diye devam etti. “Bence yanılıyorsunuz! Duvarlarınızdaki gösterişli diplomalarınıza rağmen Melody, sizinkinden daha ileri bir zekâya sahip.” “Sizin için her şey kolay. Tüm fiziksel becerileriniz sorunsuz çalışıyor. Anlaşılmak gibi bir kaygınız hiç olmamış. Tıp dereceniz var diye, çok zeki olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?”…
Davranış bilimleri ve psikolojiye vakıf olmanın; insani olgunluk, doyum ve toplumsal beka için ne kadar önemli bir etken olduğu, bu diyalogdan anlaşılıyor. Hekim olarak hastaları tedavi edebilirsiniz, avukat olarak, insanların savunabilirsiniz, hakim/savcı olarak; maddi gerçekliğin ortaya çıkması için yoğun çaba harcayabilirsiniz, bir üretici, bir satıcı, bir öğretici olabilirsiniz. Karışık duygu/düşünce ve beklentilerle yoğrulmuş, davranış ve fiziksel engelleri de olabilecek insanların “sorun, özlem ve isteklerini” anlama çabasına girip, bunu da karşımızdakilere hissettirmediğimiz sürece, insani ilişki, iletişim ve etkileşim yarım kalacaktır. Hakkını verme, empati yapma, bencillikten arınma gibi hassas değerler, hep kesintiye uğrayacaktır.
Her kitabın içinde; doğrudan, dolaylı ve kurgusal olarak, olumlu/olumsuz örneklerin sergilendiği dünyalar saklıdır. Biz ise ufkumuzun yüceliği, gönlümüzün derinliği ölçüsünde uzanıp alır ve o hakikati benliğimize dahil ederiz. Her kitabı ve içeriğin tamamını beğenmek zorunda değiliz. Orta bir yerlerde, hiç ummadığımız bir cümle, bizi sarsabilir, bakış yönümüzü değiştirebilir.
Zihinsel/düşünsel/bedensel olarak sağlamlık düzeyimizi biz kendimiz ölçemeyiz. Fakat yarın ne olacağımızı da bilemeyiz. Bu tür öyküler/romanlar/anılar; bizi yaşama hazırlar ve öteki olarak mesafeli durduğumuz insanları da anlamayı öğretir, dünyalarına yakınlaştırır.
Her ne kadar kitap gençlik serisinden yayınlansa da her yaştan insanın ilgisini çekebilecek nitelikte.
Verimli okumalar dilerim.
İnsan bu kısıtlı ömründe her yaşamı tecrübe edemez, işte romanlar tamda bu tecrübe edemediğimiz hayatları bize sunar.
Peki siz hiç doğuştan bedensel özürlü oldunuz mu? 11 yaşındaki Melody gibi yürüyemeyen, konuşamayan, kendi başına yemek yiyip, tuvalete gidemeyen, başını ve vücudunu dahi yardımsız dik tutamayan bir varoluş yaşadınız mı? Peki mucizelere inanır mısınız?
İşte tamda bu noktada, konuşamayan ancak zihnen var olan bir beden, beyninde uçuşan kelimelerle bir mucizeyi gerçekleştirecek.
Aile olmak, anne olmak, baba olmak sınavını böyle ailelerin nasıl verdiğini bu hikâyeyle tecrübe edeceksiniz. Dostluğun ve inanmanın gücünü hissedeceksiniz ve en önemlisi, herkesin bir engeli olduğunu anlayacak ve kendi engelinizi göreceksiniz.
Bestseller kitapları pek okumam şahsım adına, lakin 48 ödüllü ve New York Times da Bestseller olmuş bu kitap ilham verici, sürükleyici, gerçekçi ve samimi bir hikaye.
Tek kelimeyle harikaydı. Toplumda hep kör zannettiğimiz engellere karşı kör olduğumuzu somut kanıtlarla önünüze koyan muhteşem bir roman… Asıl engelin ne olduğunu gözler önüne sererken arka planda buna karşılık ne yapmamız gerektiğini naifçe anlatmış yazar ve şunu anladım ki öfkelendiğinizde bağırabildiğimiz için, duygularımızı dışavurabildiğimiz için bile çok şanslıyız. Aldığı nefesten öte sahip olduğu kelimelerin bile kıymetini bilmek isteyenlere… Yetişkinler için öğretici bir kitap olmakla birlikte daha küçük yaş grubu için muhteşem bir motivasyon hikayesi. Kesinlikle kitaplığınızda bulunması gereken bir kitap. Yazara sonsuz teşekkürlerle…
Kitabın zamanında 11 yaşında olan Melodi'nin küçüklükten 11 yaşına kadar olan yaşamını anlatan kitapta siz de beraber yaşıyorsunuz olayları. Çeviri muhteşem gerçekten. Her çocuk özel ama böyle bir hastalığı olan çocuklarımız çok daha özel. Çok zeki bir çocuk Melody. Ancak Medi-Talker isimli bilgisayarı gelene kadar konuşamaz, kendisini ifade bile edemez. Bu aletle artık hayatın içine adım atar. Okulda bir anda çok daha fazla dikkat çeker. Ancak sonunda beklenmedik olaylar ile kitap bitiyor. Ben okurken yer yer ağladım, sevindim, duygulandım, hüzünlendim velhasıl kitabı yaşadım. Mutlaka okuyun ve okutturun her yaş çocuğa, gence ve yetişkine. Böyle böyle bu zorlukları aşabiliriz.
Hiç konuşmadan bir hayat nasıl yaşanır ?
Okurken hem hüznü hem umudu göreceğiniz ve bir solukta okuyacağınız bir kitap. Her çocuğa da okutulması gerektiğini düşünüyorum. 11 yaşına kadar hiç konuşamayan ve tekerlekli sandalyeye mahkum, tamamen etrafındaki kişilere bağımlı bir çocuk Melodi. Aynı zamanda çok zeki, her şeyi anlıyor, duyuyor, kendi içinde konuşuyor ama dışarıya yansıtamıyor. Kitap boyunca birçok duyguyu yaşıyorsunuz ama kitap bittiğinde iyi ki okumuşum diyorsunuz. Keyifle okunan bir kitap, üzücü ve hüzünlü yerlerin yanında mutluluğu, başarmanın verdiği sevinci ve farklılıklara saygının ne kadar önemli olduğunu da anlıyorsunuz. Hele ki karşınızdaki bir çocuksa...
İlk başladığımda beyin felci olan bir kız çocuğuyla karşılaştığım için sayfalar geçtikçe üzüleceğimi düşündüm. Bu önyargıyla biraz daha okuyayım bırakırım dedim. Ama çok yanıldığımı birkaç sayfa içinde hemen anladım. Kitap beni içine öyle bir çekti ki nasıl bitti hiç fark etmedim. Kitabı bitirdikten sonra her anımıza şükretmemiz gerektiği tam kalbimin orta yerinde oturmuştu.
Ödev yapmaktan, iki ilişki kurmaktan, anne-babasına seni seviyorum demekten uzak duran yeni jenerasyonun bu kitabı okuması çok gereklidir.
Melody'nin 11 yaşına kadar olan günlerini günlük tadında kaleme almış yazar. Melody'nin engelli olduğu için okulda zorbalanması ama aile ve sevenlerinin desteğiyle hiç yılmadan küllerinden yeniden yeniden doğmasını okuyoruz. Ayrıca akıcı çevrilmiş dilimize.
Serinin diğer iki kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.
Editorün SeçimiBu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.Bilgi İçin
Yazarımız Sharon M. Draper, 11 yaşında ve doğumundan itibaren konuşamayan, yürüyemeyen, kendi ihtiyaçlarını yardım almadan gerçekleştiremeyen Serebral Palsi( beyin hasarı sonucu kas ve hareket bozuklukları hastalığı) hastası olan Melody’nin yaşadıklarını anlatıyor bize.
Vücudunda birtakım engelleri olan insanlarla bir arada yaşıyoruz. Peki hiç düşündük mü onların ne hissettiğini, ne zorluklar çektiğini, neler yapmak isteyip yapamadıklarını, hayallerini, neden diğer insanlar arasında kendilerinden çekindiklerini… Ya da sahip olduğumuz yeteneklerimiz için hiç şükür ettik mi? İnanın bunları düşünürken üzülmeden duramadım.
Unutmayalım ki hayattaki en büyük engel sevgisizliktir. Bu engelleri de aşabileceğimiz tek şey sevgidir.
Yazarımıza böyle güzel ve önemli bir konuyu, bu kadar güzel ve akıcı bir kalemle ele aldığı için çok teşekkür ederim. Birbirimize engel olmak yerine destek olacağımız, sevgi dolu günlere…
İçimdeki Müzik, genç kuşaklara hitap etmesini umduğumuzu sade bir dille yazılmış bir eser. Eseri seçerken çok satmasına ya da birçok ödüle sahip olmasına bakmadım. Evde eğitim ile engelli bir öğrencim var onun kafasından geçenlere yakın olur mu diye alıp okumak istedim. Engelli bir bireyin iç dünyasını sohbet havasıyla aktarmış. Açıkçası önyargılarımızı yıkmamız gerektiğini çok güzel aktarmış. Aslında hepimizin bir engelli adayı olduğumuzu kardeşinin başına gelen kaza ile göstermek istenmiş. Her birey özeldir. Ama engelli çocuklarımız çok daha özel. İki günde hemencecik biten bir kitap. İkinci cildini de alıp okuyacağım.
Fikirlerinizi ve düşüncelerinizi eleştirmek istemem fakat başarılı bir yazarın en önemli eserlerinden birine 11 yaşındaki kendi uvuzlarına bile komut geçiremeyen naif, umut dolu, istekli, hepinizi zekasıyla cebinden çıkaracak olabilirlen bu kızın hikayesine neden bu değerlendirmeyi verdiniz...
Aşırı beğendiğim bir kitaptı. Kitap akıcı bir dille yazılmıştı. Çok heyecanla okudum. Melody'nin hikayesi bende farklı düşüncelere yol açtı. Normalde beyin felci olan çocuklarda fiziksel engellilikle birlikte zihinsel etkilenim de olur diye düşünüyoruz. Ancak bu kitapta bu durumun aslında böyle olmadığını bu düşüncelerin aslında bizim yarattığımız göstergesi oldu. Hem empati yeteneğini geliştiren hem de farkındalık yaratan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Her yaştan okurun mutlaka okumasını tavsiye ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikaye ve barındırdığı mesajlar ile etkileyici ve oldukça akıcı bir dile sahip olan bu kitap beyin felci olan 11 yaşındaki bir kız çocuğunu anlatıyor. Onun gözünden kendi hislerini, davranışlarını,düşüncelerini aktarıyor. Çok güzel ancak seviye olarak biraz daha basit düzeyde kalıyor. Tavsiye edilebilecek kitaplardan birisi. Seri olarak üç kitaptan oluşuyormuş. Ben ilk kitabı olan bu kitabını okudum.