İnsanlık 2.0
İnsanlık 2.0

Kitapyurdu Fiyatı: 585,84TL

Ürüne Git
24Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
İnsanlık 2.0
Bundan on beş, on altı yıl önce arkadaşlarla odaya kapanıp Dream Theater konserlerini deli gibi izlerken -Kazaa'dan indirirdim o zamanlar, tedarikçi bendim- lüle saçlı bir adamla karşılaştık. Derek'in gruptan ayrıldığını biliyorduk, yerine Jordan Rudess'ın geldiğini de biliyorduk ama herifi ilk kez görüyorduk işte, saçlarına kıl olduk ve adamı hiç sevmedik. Sonra ben Disappear'ı dinledim ve adamın hayranı oldum. Hatta -müzik tanrıları beni çarparsa çarpsın- bana göre Space-Dye Vest ayarında bir şarkı. Neyse, bizim tayfa adamı sevmemeye devam etti ama ben adamın yaptığı işleri takip etmeye başladım. O sıralar tabii, şimdilerde geçen yılki Türkiye konseri haricinde kendileriyle hemen hiç işim olmuyor. En son Octavarium'u dinledim ve sevmedim, 2005'ti, biz tayfayla sık sık görüşmeye devam ediyoruz, onlar dinlemeye devam ediyorlar ama ben başka dünyalara zıpladım. Neyse, Kurzweil'ı Jordan'ın klavyesinin markası olarak bildim ilk. Ray Kurzweil ses teknolojisi üzerinde de çalışmış ve çok acayip bir alet icat etmiş. Klavyelerin şahı olarak görülüyor Kurzweil, gerçekten çok değişik bir alet. Neyse, yıllar içinde adamın aslında kafayı hafiften kırmış bir deha olduğunu gördüm ve yazdığı metni de okuyunca kanaat getirdim; bu adam geleceğin elçisi olarak aramızda bulunuyor. Fikirleri çokça eleştiri alıyor, insanın form değiştirirken geçireceği evreleri irdeleyiş biçimini insanlık dışı bulanlar var ama adamın yaptığı şey teknolojinin bizi getireceği konum, ötesine pek bulaşmıyor, bazı denetim mekanizmalarının gerekli düzenlemeleri yaparak bilimin yıkıcı etkilerinden yırtacağımızı düşünüyor. Metnin son bölümlerinden birini kendisine ve fikirlerine yöneltilmiş olumsuz eleştirileri bertaraf etmek için ayırmış, cevapları hazır. Teknolojinin o kadar da ilerlememesi gerektiğini düşünenlere eldeki potansiyellerin yer altına inebileceğini, kontrollü bir ilerleme yerine kontrolsüzlüğün ortaya çıkacağını ve gücü elinde tutan örgütlerin/devletlerin dünyayı cehenneme çevirebileceğini söylüyor. Makul. Buluşların önünde duramayacağız, dalga sürekli büyüyor ve geriye dönmek için artık çok geç. Geri dönülemezlik tarım devrimiyle birlikte ortaya çıktı, yerleşik yaşam ve elde edilen ürün bizi daha çok üretime götürdü, buna uygun olarak sayımız çoğaldı, tabii üzerinden çağlar geçen bir olaydan bahsediyoruz ve biçimlenenden farklı bir yaşamı, eh, hayal edip yaşayabiliriz, bedel olarak kendimizi yalıtmamız gerekir. Her açıdan. Kısacası, dünyamızı çok büyük bir ölçüde bilim şekillendiriyor ve Kurzweil bilimin atlılarından biri. Yazdıklarını dikkatli bir şekilde okuyup gelecekten haber almalıyız. Nostaljiden, geçmişin yararsız özleminden kurtulursak gelecek süper gözüküyor. Önsöz bölümünde bilime duyduğu tutkunun doğuşunu anlatıyor Kurzweil, on iki yaşındayken, 1960'ta bilgisayarla tanışıyor ama öncesinde çocukken okuduğu bilim serileri var, çocuklar için bilim setleri olur ya, onlar. Kaku Jules Verne okuduğunu söylüyordu, eminim ki Batı'daki çoğu bilim insanı bilimin hikâyeleşmesini sağlayan insanlardan veya doğrudan edebi eserlerden etkilenmişlerdir, ne güzel. Neil deGrasse Tyson da Carl Sagan'la bilim müzesi gezdiğine dair bir şeyler anlatmıştı, önemli şeyler bunlar. Onlu yaşlarımın başında uzaya dair azıcık bilimsel bir şeyler okuduğumda aklım gitmişti, ben de oradan tutuldum. Gerçi edebiyat okudum sonradan ama bu tutkum kaldı, iyi ki kalmış. Neyse, 1990'larda teknolojilerin bilinen ivmeleri hakkında deneysel veriler toplayıp bu verilerle matematik modelleri geliştirmeye çalıştığını söylüyor Kurzweil, zaten bütün paradigma değişimlerini, üstel artan bilimsel hızı bu modellemelere dayandırıyor ve elde ettiği verileri dipnotlarla paylaşıyor. Kendi kaynak kodumuza ulaşıp biyolojik temellerimizi salt bilgiye çevirerek evrenden çıkardığımız bilgiyle birleştireceğiz ve tekilliğe doğru adım adım ilerleyeceğiz, anlattığı şey çok çok özet geçilirse budur. Sonrasında birinci bölüm, Altı Evre. Yapay zekanın satranç ustalarını yenmesi bahsinden giriyoruz ve makinelerin insanın sahip olduğu biyolojik niteliklerin temel inceliklerinden yoksun olduğu fikriyle devam ediyoruz. Tam bu noktada bilimin üstel ilerlemesiyle alakalı uzunca kısım başlıyor. Grafiklerle anlatıyor Kurzweil, doğrusal eğilim ve üstel eğilim hakkında çokça bilgi veriyor. Belirli zaman aralıklarıyla hızlanan bilimsel gelişmeleri doğrusal eğilimle değerlendirmeye meyilliyiz, hep aynı hızla ilerlediğimizi düşünüyoruz ama hayır, her bir buluş hızı katlayarak artırıyor, ta ki doğal sınırlara kadar. Moore Kanunu örneğin, belli bir alana belli sayıda transistör yerleştirme mevzusu ilerleyen teknolojiyle birlikte giderek daha ucuz ve kullanışlı hale getirildi ama işlemcilerin hızlandırılması konusunda fiziksel sınırlara çok yaklaştık, farklı çözümler bulunması gerekiyor, yoksa Kurzweil'ın bahsettiği duvara toslayacağız. Tam bu noktada paradigma değişimleri ortaya çıkıyor, farklı bir çözüm yolu bulunuyor ve ilerleme sürüyor, tekrar üstel olarak. Moore Kanunu konusunda Kaku'nun önerdiği çözümler vardı, süperiletkenlerin kullanımı, kuantuma dair zamazingolarla farklı bir teknolojinin üretilmesi, böyle şeyler. Sonuçta evrimin altı evresinden bahsediliyor, biz dördüncü evredeyiz. Beşinci evrede teknoloji ile insan zekasının birleşimi var, altıncı evredeyse evrendeki madde ve enerji örüntülerinin zeki işlemlere ve bilgiye doyma noktasına erişmesi yer alıyor. Biz bu noktadan çok uzaktayız, Kurzweil her bir aşamayı detaylarıyla anlatıyor ve tekilliğin beşinci evrede ortaya çıkacağını söylüyor. Tekillik. Lucy'nin, "I am everywhere," dediği sahneyi hatırlıyorum da, her şeyin bilgisine erişildiği için her yerde olma durumu diye düşünebiliriz bunu. Aşırı bir fikir, zaten Kurzweil'ın anlattığı tam olarak böyle bir şey değil. Bilgiye dönüşeceğiz ve bunun için biyolojik yapımızın ötesine uzanacağız. Güzel. Beynin işlerliğinin tam olarak çözülmesi gerekmiyor, örüntülerin anlaşılması konusunda tersine mühendislik uygulamaları devam ettiği müddetçe tekilliğe bir adım daha yaklaşıyoruz demek. İşin bilimkurguya kaçan kısmı da devreye giriyor burada, yazar birçok maddeyle tekilliğin neye benzeyeceğini anlatıyor. Sanal gerçeklikte farklı bedenler seçebileceğiz -ki Ready Player One bu meseleyi şahane işliyordu, gerçi tek bir gözlükle dünya değiştirmekten çok daha muazzam bir şey var burada- ve istediğimiz kişiliğe bürünebileceğiz, olasılıkların ucu bucağı yok. "Uygarlığımızın zekası sonuçta büyük ölçüde biyolojik olmayan zekadan oluşacaktır." (s. 54) Nanobotlar girecek işin içine, biyolojik evrimimizle birleşen yapay zekaları onları "her şeye" evirebilecek. "Gri çamur" mu ne diyor Kurzweil, sisçikler halinde dolanacaklar ve moleküler değişimlerle her türlü nesneye dönüşebilecekler, kendilerini sentezleyip baklava veya araba olacaklar. Tabii kötü amaçlar için de kullanılabilirler, bir tanesi bedenimizle temas ettiği anda bizi çözebilir ve Thanos'un toz ettiği kahramanlara dönüşebiliriz. PKD'nin öykülerinden birinde vardı bunlar, kelebeğe benzer varlıklar bütün gezegeni toza çevirmişti bir güzel. Bu nanobotlar kafalarına göre herhangi bir şekil alıp takılabilirler, balçık halinde dolanabilirler ya da, bilemiyorum artık. İkinci bölüm, İvmelenen Getiriler Yasası. Algoritmik bilgi içeriklerinden DNA'nın yapısına uzanıyoruz. Bu yapının verdikleriyle karmaşık bilgi kümelerinin sıkıştırılmış bir halde var olabileceklerini, evrimsel bir ilerlemenin mümkün olabileceğini görüyoruz, aslında DNA'yı yapay zekanın yaratımında bir metafor olarak görüyoruz desek pek yanlış olmaz. Bu noktada düzen ve karmaşa da giriyor işin içine, fraktal yapılardan bilginin kümeleniş biçimlerine çok kapsamlı mevzulara giriyor Kurzweil, bunu da canlıların evrimiyle örneklendiriyor. Evrim düzeni artırıyor, düzen karmaşıklığı artırıyor ve bilgi birikiyor, düzenle karmaşa sürekli bir döngü halinde birbirini iteliyor. Evrimin dolaylama yoluyla hareket ettiği düşüncesinden her şeyin daha düzenli, öngörülebilir bir şekilde ilerleyebileceğini çıkarsıyor yazar, evrim yönetilebilir ve istenen biçime sokulabilir, böylece tekilliğe doğru giden yolda koca bir adım atmış oluruz. Teknolojinin yaşam döngülerinden bir parça, cep telefonu teknolojisini örneklem noktası alarak meseleyi açıyor Kurzweil, zaman içinde cep telefonlarının ve bilgisayarların geliştirilmesi süreçlerinin hızlanmasını, adeta uçmasını anlatıyor bir güzel. Sonraki bölümlerde beynin tersine mühendislikle bileşenlerine ayrılabileceği meselesi nöroloji ve sibernetik temel alınarak irdeleniyor, beynin yapısına dair şahane detaylar var burada ama asıl olay Kurzweil'ın GNR olarak adlandırdığı üçlemede. Genetik, nano teknoloji ve robotbilim. Geleceğimiz bu üçündeki gelişmelerle inşa edilecek, ediliyor. Kafada havai fişekler patlatacak kadar heyecan verici bir biçimde ele alınıyor bu bölümler, geleceğin çoktan geldiği müjdeleniyor aslında. Kurzweil'ın ölümsüzlüğü "yakalamak" için her gün 300 civarında hap içtiğini, son derece organik beslendiğini ve spor yaptığını söyleyerek bitireyim. Adam 1940'larda doğduğu için pek zamanı kalmadı aslında ama ölümü hastalık olarak gördüğü için elinden gelen her şeyi yapıyor. Aldığı onca vitamine rağmen ölmesine ramak kalırsa bedeninin dondurulmasını garantiye almıştır diye düşünüyorum. İşin hukuki, etik yanını falan hiç bilmiyorum ama öyle bir tutkusu var ki illegal işlere girmiştir, girmemişse girecektir gibi geliyor bana. Bilemiyorum, sonunda öleceğimi bilerek ömrümü uzatmak isteyebilirdim sanırım. Otuz yaşımın bedenini tekrar tekrar kullanmak, yüz yılları böylece aşmak, bunun gibi şeyler. Tabii onca insanı bu dünya kaldırmaz, başka gezegenlere açılmak lazım. Teknoloji biraz daha ilerlemeli. Hızla. 700 sayfalık bir metin bu, çok leş özetledim. Çok daha fazlası var içinde, meraklılar için temel bir metin. Kaçırılmamalı.
JacksonBoB
JacksonBoB 23 Kasım 2021
ilerisini göremeyen bir insansın sen. hiç yazına uzun uzadıya cevap verme zahmetine girmeyeceğim ama Kurzweil işlerin ileride (teknolojik tutsaklığı rızayla kabul etmezsek) daha da kötüye gideceğini dile getirdiği kısımda muhakeme yeteneği azıcık olan bir insan şunu düşünür: "şimdiki dünya çok mu iyi?" ayrıca 5. ve 6. evre evrim dediğin yerde de, orada "insan" diye bir şey yok. uçacağız kaçacağız bunlar güzel masallar. en yakın yaşanabilir gezegen bilmem kaç "ışık yılı mesafede" yani ışıkla o mesafeyi 1000 yıl falan kat etmek gerekiyor. çözüm wormhole peki bir wormhole açabilmek için ne kadar büyük bir enerji gerekiyor düşündün mü hiç? yeraltından notları bir daha oku(iletişim yayınlarından). her şey bir kenara sana garanti ederim ki en azından ileriki gelecekte insanoğlu şimdi olduğundan daha mutlu olmayacak(üstelik tüm teknolojik üstünlüğüne rağmen-ki öyle bir gelecek olursa insanoğlu için-) ayrıca uzay sandığın gibi bir yer değil.
JacksonBoB
JacksonBoB 23 Kasım 2021
bir saplama daha yapmak isterim teknolojinin faydası ve zararı birbirinden asla ayrılamaz bir bütündür. bunu da aklında bir yerlere not et.
bekolino
Kitapkurdu
26.07.2025
bu kitabı 2025 yılının temmuz ayında okumaya başladım. şu günlerde en popüler konular S&P 500 hisselerinde nvidia ve yapay zeka konusunda ileri gelen şirketler kontrolü ele almış, herkes aktif şekilde daha bebek adamlarından çocuk adımlarına geçen yapay zekalarla uğraşıyor. ray kurzweil tüm bunu 2005 yılında yazdığı kitapta yakına doğru tespit etmiş. vay canına. kitapta dediği tıp iletişim ve bilişim teknolojilerinin üzerine çıkmış olsak da nanoteknoloji öngörüsü gizli bir yerlerde aktif mi diye düşünüyor insan. özellikle bu yukarıdaki konulara meraklıysanız ve tarihsel bağlamda da değerlendirmek istiyorsanız IBM watsondan önce sinir ağlarından bahseden bu kitabı okumanızı öneririm.
KÜHEYLAN
Kitapkurdu
02.02.2022
İNSANLIĞIN GELECEĞİNİ; TEKNOLOJİ VE BİLİM REHBERLİĞİNDE DEĞERLENDİREN KAPSAMLI BİR KİTAP
MehmetTAŞAR
Kitapkurdu
08.01.2022
Tek kelimeyle harika. Zamanımızın birçok konusu sanki bu kitaptan esinlenilerek hazırlanmış
hasanciwelek
Kitapkurdu
20.09.2021
Bu kitabı tavsiye üzerine araştırma yaptıktan sonra satın aldım ve okumaya başladım. Kitap çok akıcı değil ancak istekli olarak okursanız bugün yaşananları ve insanlığı bekleyen tehlikeleride görebilirsiniz. Kitap insanın evrimsel dönüşümündende bahsediyor. Evrim teorisine inanıp inanmamak kişinin kendini bağlar o yüzden o kısımlara çok takılmadan kitaptan almanız gereken bilgileri alabilirsiniz. Kitabın ana konusu "Singularity" yani bireysel tekillik, yani insanın yalnızlaştırılması...
kitapkocu
Kitapkurdu
27.02.2020
Başlarda sıkıcı gibiydi sonradan aktı gitti . Katılmadığım noktaları var lakin , katıldığım bir sürü yer de oldu.
oldeuboi
11.12.2019
Ufkunuzu genişleten güzel bir kitap.
asinasin
09.12.2019
Kitap bilimsel açıdan oldukça etkili olmakla birlikte, felsefi açıdan oldukça yetersiz bir eser. Zaten kitabın da felsefi olmak gibi bir iddiası da yok ancak sadece yoğun bilimsel ve detay bulgularla düşüncesinin arka planı oldukça soyut kalıyor ve Aristoteles'in tabiri ile tikellerin bilgisinden öteye pek de geçemeyen bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum .Bununla birlikte çoğu konuya bilimsel bakış açısı oldukça güzel bir şekilde yedirilmiş.
atlasımmm
09.07.2019
Beğendim okuması rahat bir kitap
snnkafabnmkafa
Kitapkurdu
20.05.2019
Kitap sık sık tekrara düşüyor. Sayfa sayısının gösterişi altında çok daha az şey vaadeden bir içeriği var.
ç. öz
ç. öz 24 Nisan 2024
Kesinlikle katılıyorum, tam bir hayal kırıklığı. Teknolojik öngörüsüzlükte son nokta.
akssez
17.04.2019
geleceğe dair fikrini genişletmek isteyenler okuaybilir
erduran1907
08.10.2018
başlarda biraz ağır ilerliyor ama sonra açıldı, çok hızlı bitirebilirsiniz.
Ali Rıza Bey
22.06.2018
Geleceğimizi yapay zeka temelinde ele alıp inceleyen bir kitap. Çevirisi daha iyi olabilirdi.
Cihangirmy
04.04.2018
Kurzweil'in Tekillik yorumu çok iddialı, çok çarpıcı ama detaylı incelendiğinde de çok gerçekçi bir yorum. Biraz uzun anlatılmış ama gelecek hakkında başarılı bir öngörü görmek isteyen herkesin okuması gereken bir kitap.
ç. öz
ç. öz 24 Nisan 2024
Benim okuduğum en başarısız öngörülerden biri, herşeyden önce pandemiden önce yazılması bu öngörüsüzlüğüne ekstra katkı yapmış. Söylediği şeyler aşırı iddialı ve yüzyıllar sonra bile olabilme ihtimali kolay olmayın şeyler.
cagriunal
Kitapkurdu
05.03.2018
Tekillik kavramı ve gelecekte bu kavram üzerine kazandırılacak davranışlar üzerine genişçe bilgi barındıran kitap..
Âlim
30.12.2017
yapay zekayla ilgili kişilere tavsiye edebilirim
sakarşakir
Kitapkurdu
17.11.2017
akademik biyoloji bilginiz yoksa okuduklarınız havada kalacaktır. Fazlaca akademik terim kullanılmış kitabı yarıya gelmeden birakabilsiniz. Ayrıca çok fazla tekrara düşmüş yazar daha kısa bi kitap olabilirdi.
İlimSevdası
28.10.2017
gelecege yönelik yapay zeka ile ilgili olabilecek muhtemel gelecek ile ilgili karsılıklı konuşmların yer aldığı güzel kitap ilgilenenlere tavsiye ederim
Great Ajax
18.10.2017
700 sayfa bu kitap için fazla. İçerik iyi ama aynı şeyleri tekrar tekrar okuyorsunuz. 200 sayfa civarı olsa 5 yıldızlık kitaptı.
ç. öz
ç. öz 24 Nisan 2024
Çok aşırı uzun ve o uzunluğa göre pek de bir şey vaad etmeyen kitap 5 değil de 2 yıldız belki, zira çok aşırı uçmuş, bilim kurgu kitabı desek yeri var.
Kaan Çiçek
Kitapkurdu
11.10.2017
Kurzweil'in gelecegin yasantisini yazdigi eseridir. Kesinlikle okunmali.
ç. öz
ç. öz 24 Nisan 2024
Bence öngörüsüzlüğüyle yazamadığı demek daha doğru.
1 2