Yıldız Gemisi Askerleri Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Onur Şenel
15.01.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Militarist bilim kurgu
Bilim kurgunun “üç büyük isminden biri” olarak anılan Heinlein’ın muhtemelen en bilinen eseri olan Yıldız Gemisi Askerleri aynı zamanda “askeri bilim kurgunun” da mihenk taşlarından biri. Eseri yazıldığı zamana göre ilginç kılan, yazarın yarattığı evreni ve olayları özünde bir askerlik öyküsü içinde aktarması kuşkusuz. Geleceğin evreni; insan yaşamındaki sosyal, siyasal, ekonomik değişiklikler, farklı dünyalar, uzaylı varlıklar ve geleceğin insanının amaçları, bir askerin gözünden, askeri bakış açısıyla aktarılıyor; doğru, yanlış kavramları ve ahlaki tanımlamalar bu çerçeveden sunuluyor. Böylelikle, kendisi de vaktiyle orduda görev yapmış olan Heinlein’ın askeri yaşamın “erdemleri” konusundaki düşüncelerini de yakından görme fırsatı buluyoruz. Heinlein, tıpkı bir tartışma programında sırayla söz alan konuşmacılardan sonra sıranın emekli bir askere geldiği anda deneyimlediğimize benzer bir deneyim yaşatıyor. Böyle bir programda öncelikle “sivil” görüşün çeşitli renklerini duyar sonrasında ise daha kendine özgü bir askeri yorum görürüz. İşte, Heinlein da öyküde öncelikle sivil yaşam ve “liberal” düşünceye dair bir tablo çizerken sonrasında sözü askerlere bırakıyor. Bunu da askerliğe adım atan bir gencin hayat felsefesinin yıllar içindeki dönüşümünü deneyimleyerek görüyoruz. Burada bir parantez açarak yazarın bazen muhafazakârlıkla etiketlendiğini belirtmekte de fayda var.

Her ne kadar olaylar bilimkurgu perspektifinde ele alınsa da aslında bilim kurgunun daha çok yazarın fikirlerinin sunumu açısından bir fon oluşturduğu düşünülebilir. Öyle ki, bilim kurgu unsurlarını tamamen çıkartıp bir ikinci dünya savaşı öyküsü haline getirsek bile öykünün sahip olduğu birçok fikri muhafaza edeceğini söyleyebiliriz. Heinlein, öyküsünü günümüz dünyasının gelecekteki çöküşünün ardından kurulan bir yenidünya düzeni içinde sahnelemiş. Bu sebeple aslında, kısaca “özgürlük, eşitlik ve demokrasi” ile tanımlanabilecek çağımız “erdemlerinin” bir noktada insanlığın felaketine sebep olacağı ve mevcut düzenin taşıyamadığı sistemin yerini farklı ahlaki tanımlarla kurulan yenisine bırakacağı öngörüsü işlenmekte.

Kitabın yarattığı yenidünya düzeninde vatandaşlık ve oy hakkı yalnızca “hak edenlere” verilmiş. Sıradan insanın oy hakkına ulaşmak için en kısa yolu ise gönüllü askeri hizmeti. Her ne kadar refah içinde yaşamak için mutlaka vatandaş olmak gerekmese de vatandaşlık bir çeşit statü durumunda. Aslında daha çok bir etiket gibi. Ancak askerler “diğerlerini”, başkalarının fedakârlıkları ve çabalarıyla ayakta duran sistem sayesinde rahat bir yaşam süren, amaçsız, erdemsiz ve yararsız birer fani gibi görüyor. Bu yönüyle Heinlein yalnızca geçmiş dünyanın liberal görüşünün çöküşünü anlatmakla kalmayıp, geleceğin dünyasında da asker olanlar ve olmayanlar arasında bir sınır çizmiş.

Bu noktada kısmen spoiler da verecek şekilde konuya geçebiliriz; Hikâyemiz aniden içine daldığımız bir savaş sahnesi ile başlar. Farklı bir gezegende değişik yaratıklara karşı verilen, üst düzey bir askeri teknolojinin (uçabilen zırh takımları, çok çeşitli görüş, haberleşme ve ulaşım araçları, mini atom bombalarını içeren muazzam atış gücü vb.) kullanıldığı bir aksiyon sahnesine dahil oluruz. Profesyonel asker olan kahramanımız bize neredeyse sıradan haline gelmiş bir gününü yaşatır; aksiyon, şiddet, beklenmedik yaratıklar, kayıplar, korkular, hizmet bilinci. Aynı zamanda geleceğin dünyasında milletlerin içiçe girdiğini ve yeni bir düzen oluşturduğunu da görürüz (örneğin müfreze çavuşları Celal, bir Finlandiya Türk’üdür). Gezegenlerin yörüngesinden hareket eden gemilerden özel kapsüllerle yüzeye fırlatılan askerler, rutin haline gelen kazalar yüzünden sağ salim inip inemeyeceklerini bile bilmeden, yabancısı oldukları bir gezegene (ve belki de tuzaklara) atlamaktadırlar. Amacını ve hedeflerini henüz bilemediğimiz bu aksiyonun ardından kahramanımız johnnie’nin bu işe nasıl bulaştığını öğreniriz.

Babası ticaretle uğraşan johnnie, aile şirketindeki garanti ve rahat bir hayat yerine askerliğe gönüllü olmaya karar verir. Bu durum aslında önceden planlamadığı ve okul arkadaşlarına mahcup olmamak için içine sürüklendiği bir durumdur ve babasının beklentilerine tamamen karşıdır. Ne istediğini ve kendisini nelerin beklediğini bilmeyen kahramanımız, asker olmayı kafasına koymuş (ve sivil hayatta başka çaresi de olmayan) arkadaşıyla askerlik şubesine gider. Buradaki görevliler bilinçsiz gençleri askere almaya o kadar da gönüllü değillerdir ve bu işten vazgeçmelerini öğütlerler; bu, öyle herkese göre bir iş değildir. Buradan itibaren kahramanımızın askerlik hayatı başlar ve kitabın ortalarında kadar askerlik eğitimini deneyimleriz.

Askerlik mantığının ve amaçlarının sorgulamasını içeren bu bölümler aynı zamanda yavaş yavaş geleceğin kanunlarını tanımamıza da yol açar. Öykü ilerledikçe sistemi daha etraflıca tanırız. Bahanesi “özgürlük ve haklar” olan eski sistem insanlığın çöküşüne yol açmıştır. Suçluları hiçbir şekilde topluma kazandırmayan ve aslında “onları daha büyük suçlular haline getirmekten başka bir işe yaramayan” ceza sistemi değişmiş, kırbaçlanma gibi radikal cezalar getirilmiştir. Okullarda zorunlu tutulan ve eski askerler tarafından verilen “tarih ve ahlak felsefesi” dersiyle gençlere yeni düzenin temelleri ve eski inanışların “yanlışlığı” öğretilmeye başlamıştır. Kitaptaki fikirlerin özünü, johnnie’nin askerliğinden başlayarak kitap boyunca sürekli olarak geçmişi hatırladığı sahneler içinde öğretmenin bu dersteki konuşmalarında görürüz. Heinlein’ın fikirlerine katılıp katılmamak bir yana, çağımız sistemi üzerine çözümlemelerinin yüzeysel olmadığını belirtmek gerekir. Örneğin gelecekteki “oy hakkı” konusunda şunlar ifade edilir; “Otuz yaşındaki bir şapşalın oyunu on beş yaşındaki bir dâhiden nasıl daha akıllıca kullanabileceğini hiçbir zaman anlayamadım…ama çağ “sıradan insanın ilahi hakkının” çağıydı. Aman boşverin bunları, onlar aptallıklarının bedelini ödedi”.

Tam bir full metal jacket tadındaki eğitim süreci, çoğu kişinin bırakmak zorunda kaldığı zorlu süreçleri ve sert disiplini içerir. Kitabın tamamında burada gördüğümüz tatbikatların gerçeğini yaşar ve tekrar tekrar askerlik yaşamını deneyimleriz. Askerlik yalnızca acemi eğitimini tamamlamak açısından değil vatandaşlık hakkı için sonrasındaki zorunlu hizmeti sağ bitirebilmek açısından da tehlikeli bir iştir. Ayrıca askerler her zaman beceriksizlik veya sağlık sebeplerinden atılmakla yüz yüzedir. Kitabın başındaki fragmanda da hissettiğimiz üzerine askeri yaşam, tatbikat ve çarpışmalardan oluşan bu hava kitaba hâkim olan atmosferdir. Acemi eğitimini başka bir eğitim, bir savaşı başkası izler.

Sistem sorgulaması haricinde, kitabı bilim kurgu dünyası açısından ilginç kılanın, uzaylılarla savaş ve yaratıklara dair tasvirler olduğu söylenebilir. “Böcek” olarak tanımlanan ve bir çeşit örümceğe benzer uzaylılar öyküdeki asıl düşmanımızdır. Böcekler; asker, işçi ve kraliçe gibi sınıfları açısından bir arı kolonisine benzer şekilde gruplanan uzaylı türünü ifade eder. Kraliçeler ya da başka bir ifade ile “beyinler” dışındaki guruplar neredeyse kendi iradeleri olmayan robotlardır. Bu alt türler aynı zamanda bir komün yaşamını ve toplum için bireysellikten feragat etmenin önemini de temsil ettiğinden böcek tasvirlerinin kendi içinde de bir mesaj taşıdığı düşünülebilir; “kendisinden istenileni sorgulamadan topluluk için kendini feda etmeye hazır bireylerden kurulu bir toplum kolay yenilmez”. Bu toplum yapıları onları insanlar karşısında son derece güçlü bir rakip haline getirmiştir. Her ne kadar yer altında yaşasalar da başka gezegenleri işgal edip dünyaya saldıracak kadar büyük bir tehdittirler. Türleri için son güçlerine kadar savaşan askerler ve nerede oldukları bilinmeyen “beyinler”; böyle bir ırka karşı nasıl savaşılacağı sorusu da ilginçtir. Kitabın sonlarına doğru böcek savaşının gerilimi giderek artar ve sürükleyiciliği ve aksiyon dozu yüksek bir finale gidilir. Bir çeşit aliens (1986) kurgusu görürüz. Kitapta “böcekler” dışında da uzaylılardan bahsedilir, onlarla da savaş ve barış söz konusudur. Heinlein, kendi ayakları üzerinde durabilen bir sistem yaratılmasına rağmen insanlığa yönelik tehditlerin hiçbir zaman sona ermediği ve felaketlerin her zaman kapımızda olduğu mesajını verir. Kriz anında toplum daha da askerleşecek ve sivil düşünce bir kez daha sorgulanacaktır.

Yıldız Gemisi Askerleri, çoğu zaman çok tanıdık gelse de genelde ilgi çekici bir askerlik öyküsü ve dozajı düşük bir bilim kurgu yapıtı olarak ifade edilebilir. Kitabın en eleştirilebilir kısmı elbette militarist sisteme dair övgüsü. Bununla birlikte sıcak ve soğuk savaşların etkilerinin halen yoğun bir şekilde hissedildiği 1959 yılında yayımlandığı düşünülecek olursa militarist karakterinin eleştirilebilir olmakla birlikte çok da şaşırtıcı olmadığını düşünebiliriz. Bu yönüyle karakteri aslında distopya sonrası bir düzen arayışı gibidir. Yine de geleceğe dair bir kurguda 20. Yüzyılın militarist iklimini görmek pek de keyifli sayılmaz. İnsanlığın gelecekte de aynı sorunlarla boğuşacağını ve insani değerlerin yerinde sayacağını düşünmek çekici değil. Heinlein için ise militarizm bir ilaç; geçmişin çözülemeyen sorunlarına bir çaredir; katılması güç bir görüş.

Kitabın yayımlandığı tarih açısından önemi, bilimkurgu dünyasına askerliği getirerek yeni bir akım başlatması şüphesiz. Bu akım bilimkurgu edebiyatında ve özellikle sinemada kendine özgü bir tür haline gelmiş ve günümüzde de popülerliğini yitirmemiş durumda (Joe Haldeman, Bitmeyen Savaş ve John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı gibi). Kitabı okurken tasvir edilen sahnelerin günümüz bilimkurgu veya uzay-aksiyon filmlerine ne kadar benzediğine şaşırmamak da elde değil. Bu yönüyle adeta bir devam filmini izler gibiyiz. Ancak bunun sebebi Heinlein’ın yolundan giden çok yapım olması elbette.

Kitapta havada kalmış önemli bir konu örümceğe benzer ve en az insan kadar zeki böceklerin nasıl olup da başka dünyaları istila edebilecek bir teknoloji yaratmış oldukları. Yer altında yaşayan ve çoğunlukla içgüdüleri ile yaşayan bu türün böyle bir şey yapabileceğine inanmak oldukça güç. Burada olduğu gibi kitabın bilimkurgu çerçevesi açısından çeşitli boşluklar içerdiğini söyleyebiliriz.

Son olarak belki de filme çekilmesi sebebiyle (Starship Troopers-1997), Heinlein’ın en popüler eseri durumundaki Yıldız Gemisi Askerlerinin bilimkurgu yaratıcılığı açısından Ay zalim Bir Dünyadır’ın epey gerisinde kaldığını belirtmek gerekir. Bu sebeple beklentimin biraz altında kaldığını söyleyebilirim. Her şeye rağmen bilimkurgunun kült isimleri arasında yer alan Heinlein’ın yeni bir türe kapı aralayan Yıldız Gemisi Askerleri harcanan vakte değer. Keyifli okumalar.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Mehmet Utku Yıldırım
15.09.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yıldız Gemisi Askerleri
Üç mesele: Askeri disiplin, savaş ve bütün bir ırkı savaşçı yapan tarihi olaylar. Kahramanımız Rico, askere gideceğini söylediği zaman babasının tepkisi oldukça sert; savaşanlar zaten varken aile serveti bırakılıp gidilmez. Bir yıl sonra manzara şu: Buenos Aires böcekler tarafından istila edilmiş, Rico'nun annesi ölmüş ve baba askere katılmış, baba-oğul uzayda karşılaşıyorlar. Bir süre sonra da şu: Rico'nun kendi birliği var, babası müfreze çavuşu. O anti-militarist adam, emir-komuta zincirinin müstesna bir parçasına dönüştü. Bunun sebebi ne? Dünya nasıl böyle bir yer haline dönüştü ya da bu olması gereken, hayali kurulan bir ütopya mı?
Heinlein, klasik BK'nin üç atlısından biri. Askeri geçmişini kitaba şöyle bir sıvayıvermiş, düşünülecek pek çok mevzu çıkarmış ortaya. Zaten mesele yaratabildiği için iyi yazardır, uzay gemilerini çakıştırıp kofti heyecan yaratsa Marslı gibi dandik bir kitap çıkardı ortaya. Heinlein öyle değildir, gayet başarılıdır.

Öncelikle şunu söyleyeceğim ki askerliğini yapmamış arkadaşlar, metnin içerdiği bağlılığı ve psikolojik şiddeti nispeten deneyimleyemedikleri için alımlamada biraz güdük kalacaklardır, devrelerim ise bütün o saçmalıkları tekrar yaşayacaktır, hatta rüyanızda başçavuşunuzdan tokat bile yiyebilirsiniz. Askerlik, kuralları açısından değişime oldukça kapalı, mantığı her yerde aynı olan evrensel bir meslek. Uygulamada çeşitlilik var, biz zorunlu olarak gidiyoruz ama adamlarda bu iş şart değil gibi gözüküyor. Gözükmeyen kısımda diğer maddeler devreye giriyor, ben askeri disiplin maddesini açacağım şimdi. Metnin yarıya yakını bu evreden bahsettiği için bir iki şey söylemek lazım.

Öncelikle askerliğin insanın kendi ahmaklığından doğduğunu söylemeliyim. Saldırı veya savunma, başka bir insanı öldürmek için eğitim alıyorsunuz, temelinde askerlik budur. İnsanın doyumluluğu diye bir şey olmadığı için komşunun çimleri bize her zaman daha yeşil görünür, bu yüzden komşu bahçesini çitle örer veya köpek alır. Aptallıkta bir numarayız ve bunun sebebi soyutlama yapabilen tek canlı türü olmamız değil. Askerlik hak verilemeyen fakat anlaşılabilen bir ahmaklıktır.

Kitapta askerlik gönüllülük esasına dayandığı için profesyoneller olabildiğince caydırıcıdır, aklı bir karış havada olan adamları elerler ve geriye kalanları eğitirler. Bizde böyle değildir, bir yıl veya beş ay boyunca aynı adamları eğitmek zorundasınız, bu yüzden komutanların yetmediği noktalarda diğer askerler devreye girer ve ergen/akran despotizmi denen nane devreye girer. 30 yaşında adamın ağladığını gördüm ben, yorganını düzgün katlamadığı için 20 yaşındaki çavuştan azar yemişti. Neyse, mesele askerliği kıyaslamak değil. Saatler boyunca çok zor şartlarda -kışın soğuktan donarken veya yazın güneşin alnında yanarken- eğitim alırsınız, saatlerce silah talimi, selam dur, bilmem ne yap alıştırması yaparsınız. Çok düşünmüşümdür nedenini, bunca işkence neden? Neden bir saat selamlama eğitiminden sonra dinlenmiyoruz da dört saat boyunca o cehennem sıcağında durmadan hep aynı hareketleri yapıyoruz, neden ulan? Anladım sonra, kitabı okumadan çok önce anladım. Sizden bir mantığı kavramanız isteniyor, askerliğin mantığı. Emre itaati öğrenmeden önce insanların aptal olduğunu öğrenirsiniz, onca eğitimden sonra yapması gerekeni hala öğrenemeyen insanlar vardır ve onlar yüzünden yanarsınız, yerlerde sürünürsünüz, pislik içinde kilometrelerce koşarsınız. Bu heriflerin yapmaları gereken şey çok basittir aslında, hızlıca sıraya geçmeleri gerekir, marşı yüksek sesle söylemeleri gerekir, "Beş say çök!" komutunda 245'ten sonra ne söyleyeceklerini bilmeleri gerekir ama hayır, yapamazlar. Bunu yapamayan adamların cephede çevreleri için de zayiata sebep olacakları düşünülür ve bunlar yüzündendir bütün o sıkıntılar. Bir tane ebleh varsa bir bölükte, o bölüğün tamamı ebleh kabul edilir ve ona göre eğitim uygulanır. Full Metal Jacket'ı izlemişsinizdir.

"Bütün erlerde, olan bitenin katıksız alçaklık, hesaplı sadizm ve diğerlerine eziyet eden akılsız moronların zalimane zevklerinden ibaret olduğuna dair sarsılmaz bir düşünce vardı." (s. 71)

Psikolojik olarak da eğitilirsiniz, bütün o zalimliğin sebebi budur. Küfür yersiniz, ördek yürüyüşü -lanet bir şeydir- yaparsınız, bir sürü şey. Üstlerinizin beyinsizliğiyle bu eğitim arasında çok ince bir sınır vardır, bu sınır silikleştiği zaman kalbiniz kırılır, her şey bir oyun olmaktan çıkar ve işte o an askerlik hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. Oysa bunun da ötesi vardır, gerçek bir tehlike durumunda bu kızgınlık bile işe yarayabilir. Sadece savaş halinde.

"Acemi birliği gerektiğinden daha zalim ve katı mıydı?
Tek cevabım şu: Yapacağım bir sonraki muharebe atlayışında, kanatlarda Currie Kampı'ndan mezun olmuş adamların ya da onların Sibiryalı muadillerinin olmasını istiyorum. Aksi takdirde kapsüle girmeyi reddedeceğim." (s. 73)

Çavuş Zim adlı şahsın dediği bir şey var: Askerler şiddeti besler, daha yaşlı ve akıllı kafalar da kontrolü. Askerlerin beslediği şiddet ötekine değildir sadece, kendi üyelerine de uygularlar. Kırbaçlama cezası, ölüm cezası, suçlu olan cezasını çeker.

Peki bütün bu eğitim, askerlik ne için? Adamımız Rico, arkadaşı Carl'la birlikte orduya yazılmak ister, aşık olduğu kız da orduya yazılacağı için. Babasına karşı çıkar ve gerçekten de yazılır, eğitimini alır, uzay üslerine doğru yolculuğa çıkar. Piyadedir, bizdeki özel timin muadili bir sınıf. Özel kıyafetleriyle savaşırlar, kapsüller içinde gemiden fırlatılırlar ve sakat kalmazlarsa, ölmezlerse böcekler tarafından yok edilmemeye çalışırlar. Böcekler Terra için büyük tehlikedir, yıkıcı saldırılar düzenlerler ve gezegenleri kolonileştirmek için uğraşırlar. Rico kardeşimiz iyi bir askerdir, komutanlarının komuta yetkinliği konusunda attığı şamarlardan ders çıkarır, hiçbir zaman vazgeçmez ve subaylık okuluna da bu motivasyonla girer. Son operasyonunu başarıyla tamamlar, yaralanır ve kendi birliğinin başına geçer, metin böylece sonlanır. Büyük bir macera yok, en azından tipik kreşendoyla sonuçlanan cinsten yok. Bu açıdan da tuttum ben romanı, bütün dikkat aksiyon sahnelerinde toplanmıyor, adamın anlatmak istediği başka şeyler var.

Üçüncü madde Heinlein'ın foşik olarak suçlanmasını mazur kılar mı bilmem ama adam kendi yönetim biçimini oluşturmuş, saygı duyulası bir olay.

Ordu ve Donanma şeklinde iki askeri oluşum var ve Donanma daha çok iş yaptığını düşünüp böbürleniyor, oysa bu ikisinin işbirliği kaçınılmaz ve birbirlerini pek sevmeseler de birlikte çalışmak zorundalar. En üst tabakadan başlayıp aşağılara inen bu yin-yang mevzusu, toplumun ahlaki temellerinden doğan bir çıkmazın sonucu. Yirminci yüzyılın demokrasileri bir bir pörtlemiş, Rus-Anglo-Amerikan İttifakı ve Çin Hegemonyası arasındaki savaş dünya nüfusunu iyice azaltmış ve ideal yönetim şeklinin oluşması için zemin hazırlamış. İskoçya'da yaşanan ilk olayla düzenin temeli atılmış, vandallıklara karşı çıkan iki gazi, birkaç kelleyi koparmış ve yerel polisliği üstlenmişler. Sonra bu sistem büyümüş ve dünyanın her yerine yayılmış. İzlenen yol güzel; nüfus kontrolü olarak savaş ve tek bir hegemonya. Sonrasında sadece askerlik hizmetini yerine getirenlere vatandaşlık/oy verme hakkı verilmesi de işin tuzu biberi olmuş. Peki neden böyle bir sistem var? Sebepler birbirine bağlı. Rico'nun Albay Dubois adlı bir hocası var lisede, adam askerliğin ve düzenin temel mantığının tohumlarını o yaşlarda çocukların zihnine atmış. Dubois, her şey çökmeden önce gençlerin şiddet eylemleri arttığında toplumun onları kazanmak için rehabilitasyon merkezleri vs. kurduğunu, bu yüzden yetersiz uygulamalarla her şeyin daha kötüye gitmesine sebep olduğunu söylüyor ve köpek eğitimiyle eş tutuyor mevzuyu. Tamamen askeri bir mantık, davranışçı psikolojinin göklere çıkarıldığı bir fikir. Telkin yoluyla köpeğin halıya işememesini sağlayamazsınız, onun anladığı dilden konuşmanız gerekir; kötekle. Kısasa kısas, herkese anladığı dil. Ahlâk, diyor Dubois, insanın hayatta kalma çabasından ibarettir ve bu çaba en kutsal çabadır. Hayatta kalmanın yüceliğini daha iyi hissetmek isteyen varsa askere gidiyor zaten, birey olmayı ve sonrasında takımın bir parçası haline gelmeyi öğreniyor, bunlar hayatta kalmak için şart. Organize yaşamı ve savaşı anlayan insan, ahlâklı hale geliyor ve oy verme hakkı kazanıyor, vatandaşlığa kabul ediliyor. Ergenlik ayininin daha karmaşık bir hali diyebiliriz buna, topluluğa kabul edilmek isteyenler kaplan vs. öldürür ya da doğada bir hafta canlı kalmaya çalışır, onun gibi. Bu iş Spartalılarda da var, Afrika kabilelerinde de var, hatta bizde de var. Ad koymak eski bir adettir ve çok önemlidir aslında, kişinin varlığını betimleyen ve tamamlayan en önemli öğelerden biridir. "Yiğidim, adını bağışlar mısın?" dendiğinde olay ad söylemekten çok öte bir şeydir, bir sır vermek gibidir aslında. Boğaç Han'ın ad konmasını hatırlayın, ulular belirler adları. Neyse, işin toplumsal boyutunda Heinlein, eski uygarlıkların -şimdi de kimi topluluklarda tahminimce devam ediyordur- ritüellerinden yepyeni bir uygarlık yaratmış, hayırlı olsun.

Özet geççiler için: Ahlak hayatta kalma çabasıdır. Hayatta kalma çabası askere gitmek ve orada takımla birlikte savaşmaktır. Bu deneyimi yaşayanlar sisteme iyi entegre olur, zira fedakarlığın, ölümün ve yaşamın ne olduğunu anlamışlardır.

Bir iki detay. Böceklerin komünal yapısı, bireysel mücadeleyle darmaduman edilebilir. Mesajı kes. Bilim adamlarının yöneteceği bir toplum manipüle edilebilir. Olağanüstü şartlar olağanüstü yönetimler doğurur. Savaşlar olmadığı müddetçe böyle ütopik/distopik mevzulara gerek kalmaz, savaş olursa Heinlein'ın yarattığı sistem iyi bir alternatiftir. Eğer yayılmacı bir politika izliyorsanız, başka yaşam formları umrunuzda değilse katledicilerin rüyasıdır bu. Kitap oldukça iyi.
Yanıtla
3
2
Destekliyorum  1
Bildir
SEPELER
14.05.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilimkurgu klasiklerinden olan Yıldız Gemisi Askerleri, teknolojinin ilerlediği yıldızlararası yolculukların yapılabildiği bir dönemde insan ırkı ve uzaylı böcekler arasında yapılan bir savaş üzerinden ilerliyor. Kitap savaş etrafında oluşuyor gibi görünse de kitabın merkezinde adından da anlaşılacağı gibi askerler ve askeri eğitim var.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
çağrı yıldızgöz
18.12.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha fazla aksiyon ve macera beklemiştim ama askeri düzenin kural ve bilgileriyle geçen bir eserdi. takım ruhu ve kahramanlık olaylarını da güzel yansıtmıştı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
üçbaş_karaman
12.01.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yıldız gemisi bilim verileriyle düş gücünden oluşan bir roman
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir
Chef Vanilla
05.07.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim için değişik bir kitaptı. Biraz kafa karıştırıcı bir bilimkurgu kitabı. Ancak yine de takım ruhu, kahramanlık ruhu, işi aile haline getirmek ve askerlik(uzayda bile olsa) gibi konular güzel işlenmişti.
"Kalbin neredeyse, ev oradadır."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
muhammed hikmet aydoğan
08.12.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
eskı metıs bılımkurgu serısınden okudugum kıtaplarını sevdıgım bır yazar bu kıtabı da guzel.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Furkan Uçar
30.11.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk filmi favori filmlerim arasındadır o yüzden kitabına fena yükselmiştim ama yazarımız aksiyon, macera ve bilimkurgudan ziyade askerlik kural ve bilgilerine yönelmiş bu kitapta.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Ufuk Serim
08.10.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Heinlein'den beklenmeyecek derecede vasat. Bilim kurgudan ziyade askerlik bilgi ve anısı kıyamında ilerleyen bir kurguya sahip.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gozubocek
04.10.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilimkurgu seviyorsanız, askeri bilimkurgu kategorisindeki klasik olan bu eseri tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
jekyde
21.09.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gayet etkileyici,kitap sıkmıyor,başladınızmı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Ferkad Kudvetoğlu
18.09.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İthaki'nin diğer klasiklerine nazaran daha sıkıcıydı ama güzel kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
yase_deniz
14.02.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Keyifle okuduğum bilim kurgu tarzı bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
sosyologus00
18.11.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
fena bir kitap değildi, ara ara beni sıktı ama yinede keyifli
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
D.B.Y
18.11.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gönüllü yapılan işlerde daha çok özveri olur mantığıyla askerlik görevinin gönüllü olarak yerine getirildiği Terra Federasyonunda görev alan Juan Rico'nun yaşadıklarını birinci ağızdan okuyoruz ve yaşıyoruz. Kitapta bolca gönderme mevcut.
Biraz aksiyon ve savaş bekleyenleri tatmin etmeyebilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-4372867
30.10.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Askeri bilimkurgu türünün mihenk taşı olan bu kitabı bu zamana kadar okumadığım için pişman oldum.Johnnie Rico'nun acemi birliğindeki yaşadığı şeyleri okurken gözümün önünde Fullmetal jacket film belirdi ve bu kısmı okumak çok zevkliydi.Ayrıca yazarın kullandığı dil o kadar akıcı ki bir gün içerisinde bile kitabı bitirebilirsiniz.Heinlein zaten çok büyük bir yazar kitabı bilimkurgu türünü seven herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
C.92
16.09.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Militarist bir bilim kurgu romanı ağırlıklı olarak askeri olayları ele alınmış
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
raflardan
22.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilimkurgu üstadı Heinlein'ın okuru saran romanlarından biri. Gerek konusu gerek anlatımıyla elden bırakması zor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Wells's Ink Pot
12.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Askeriye ancak bu kadar detaylı anlatılabilirdi.Yakın askere gidecekti zaten.tsk nın dağıttı askerin el kitabı ile iyi gider.tavsiye edilir.yazara diyecek yok zaten.
Ne haddime.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Muratt K.
08.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bilim kurgunun 3 büyük yazarından biri olan heinlein'ın güzel kitabı. insanlara tek düze gelme nedeni tüm eserlerin çıkış noktalarının bu yazarlar olmasından kaynaklı.aslında sonradan okuduklarımız tek düze.bu kitaplar ise birer başyapıt
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
rainbowwarriors
22.06.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazıldığı dönem düşünüldüğün de bu günkü bilimkurgu film ve türevlerine ilham kaynağı olmuş bir eser, izlek olarak pek çok şeyi daha iyi anlamamıza kaynak oluşturacak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
dostoguzatayevski
18.06.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ithakinin bilimkurgu serisindeki akıcı kitaplardan biri. Heinlein zaten 3 büyük bk yazarından biridir. Tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
GGunner
23.03.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük bir hevesle almış ve başlamış olmama rağmen fazla tekdüze geldi bana ve malesef yarıda bıraktım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
cnscskn
17.03.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
askeri detaylarla dolu bilim kurdu klasiklerinden.psikolojik açıdan çok güçlü bakış açılarıyla dolu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Ulysse
05.08.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Askeri bilgiyle dolu bir bilimkurgu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
biokursat
17.07.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir bilimkurgu klasiği. Etkileyici bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
ÇETİNKAYA Onur
02.07.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hırsların, heyecanın talihini ve askerin savaş esnasındaki psikolojisini yansıtabildiğini düşünüyorum. Etkileyici bir bilim kurgu romanı
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
theethouthy
02.06.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Askeri bilginin en iyi anlatıldığı harika bir bilimkurgu kitabı daha
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
_c_c_
16.05.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yok böyle bir hayal gücü . Bu nasıl başarılı bir kurgu . Harika bir kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
gkhnydn
13.03.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İthaki Yayınları’nın Bilim-Kurgu klasikleri dizisini büyük bir zevk ile takip ediyorum. Bu kitap da beni hayal kırıklığına uğratmadı. Oldukça akıcı ve zevkli bir eser. Kesinlikle tavsiye olunur.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
enesemre89
05.02.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bir askerin askerlik boyunca yaşadıklarını anlattığı bir kitap. hevesle aldım fakat zor okudum, bilim kurgu sınıfına nasıl girmiş enteresan
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KEREMCAN KIRILMAZ
18.11.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kolayca bitti, güzel bir eser
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
özgse
13.10.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Akıcı, keyifli bir bilim kurgu. İyi örneklerini bulmak zor olabiliyor.
Yanıtla
0
3
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
A. Uğur Akbal
26.04.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok keyifli bir kitap. Anlatılan pek çok şey aslında trajedi, ama trajedinin içinde espiri eksik olmuyor.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
REGULARY
08.06.2016
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gayet etkileyici,kitap sıkmıyor,başladınızmı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.
Bilim kurgu severlere öneririm.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir
Kromagnon
26.05.2019
Askerlik ile ilgileniyorsunuz ama gözünüzde bilim kurguda mı? Alıp okuyun hemen.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Zenci Forvet
28.03.2019
Filmi daha iyi. Filmle kitap pek uyuşmuyor ama yine de filmi daha iyi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
zerothh
03.01.2018
Siz de benim gibi filmi izleyip de kitabı merak edenlerdenseniz peşinen söyleyeyim, ana hatlar tutsa da çoğu yönden film daha farklı, daha çok seyirciye oynar nitelikte. Dolayısıyla film, romanın yanında çok hafif kalıyor. Her bilim kurgu severin kütüphanesinde mutlaka yer almalı.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir