Gençlere Tevhid Dersleri Hakkındaki Yorumlar

Fatih Duman 14.04.2012
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitap tevhidi yeni öğrenenler için biçilmiş bir kaftan. dili oldukça sade ve halkın anlayacağı dilden yazılmış. tevhidi birçok mesele açıklanmış anlaşılması zor olacak yerler daha kapsamlı anlatılmış. kitabın tek eksiği ise içerisinde ayetlerin çok fazla yer almayışı. aslında birçok konu ayetlerle desteklense daha güzel olurdu.
Yanıtla
16
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
muftuihsan 29.10.2012
Tevhidin anlaşılması konusunda giriş mahiyetinde bir kitap. alintılar şöyle. Allah’a Allah’ın dediği gibi iman etmek zorundayız. Herkesin kendi kafasında ve kalbindeki Allah inancının geçerli olup olmadığının sağlamasını yapmak zorundadır. Bunu gerçekleştirenler dünyada zilletten izzete, ahirette hüsrandan saadete yükseleceklerdir. Allah (cc)’a imanını yine Allah’ın istediği şekilde düzeltmeyenler, hiç bir amelinin ve çabasını karşılığını alamayacaklardır. (s.5)
Rasüller niçin taşlandılar, niçin sürüldüler hiç düşündünüz mü? Evet, Rasullerin taşlanmasının, kovulmasının, reddedilmelerinin sebebi, “Lailahe illallah” demeleridir. Şu anda bizler de durmadan Lailahe illallah diyoruz, hem de hoparlörlerle bağırıyoruz. Yatarken Lailahe illallah diyoruz, kalkarken Lailahe illallah diyoruz. Dükkanımıza Lailahe illallah levhası asıyoruz, evimize ve arabamıza takıyoruz. Fakat bize veya diğer insanlara bundan dolayı ne bir kötülük yapılıyor, ne yerlerinden kovuluyor, ne de öldürülüyorlar. Evet niçin Lailahe illallah diyenlere dokunulmuyor? Çünkü anlamını bilmedikleri için. (s.10)
Bir kişi “Lailahe illallah” demekle, şunları demiş oluyor: Allah’tan başka ibadet edilecek, tapılacak, çekinilecek, korkulacak, bel bağlanacak, el açıp yalvarılacak, dua ve yalvarışlara cevap verip gereğini yerine getirecek, sığınılacak birisi yoktur. (s.12)
Risalet ve rasul olayını iyice idrak edemeyen bir toplum, dünyanın ne idiğini, kendisinin dünyaya niçin geldiğini asla idrak edemez. Bir insan için bundan daha büyük bir ziyan ve bundan daha büyük bir hüsran da olamaz.
Hal böyleyken bugünün insanı rasul olayını, peygamber olayını hiç de anlamışa benzememektedir. Rasul denilince akla kitlelerin gözünün önüne şöyle bir tip gelmektedir: Ak sakallı, güler yüzlü, mülayim, durmadan insanlara güzel öğütler veren, her gördüğüne va’zü nasihatte bulunan, insanları haramlardan sakındıran bir tip. İçki içmemeleri için berduşlara yalvaran, onlara içkinin zararlarını anlatan, ,içkinin yuvaları nasıl yıktığını izah eden bir insan. Hırsızlık yapmamalarını, bunun çok haksız ve çirkin bir iş olduğunu anlatan mübarek bir insan. Yine peygamber denilince bugünün insanının gözünün önüne, insanlara durmadan, fuhşiyattan ve zinanın kötülüğünü izah etmek ve insanları bu gibi kötülüklerden uzaklaştırmak için çırpınan bir kişi akla gelmektedir. (s.15)
Toplumda söz sahibi olan üst düzeyle bir alışverişi olmayan, onların işine gücüne karışmayan, toplumu yönlendirenlere, yönetenlere bir diyeceği olmayan bir tip. Kısacası, rasul denilince bugün sokağımızdaki, köyümüzdeki mülayim hacı emmilerin biraz daha gelişmiş bir şekli canlanmaktadır.
Diyeceksiniz ki, peygamberler böyle değil miydi? Evet, onlar belki şu saydığımız vasıfların bazılarına sahiptiler. Fakat rasullerin toplumun içerisinde kendilerini ortaya koyuşları, ortaya çıkışları, meydana çıkışları hiç de böyle değildir.
Eğer rasuller bu söylediğimiz tipte kişiler olsalardı o zaman Musa (as) ile Firavun arasında, Firavun’un toplumu arasında sürtüşme olmazdı. İbrahim (as) ile Nemrut arasında hiçbir kavga gürültü olmazdı. Rasulullah (sav) ile Mekke’nin Ebu Cehilleri arasında hiçbir olay olmazdı. Hatta, eğer rasuller bizim zannettiğimiz yapıda olsalardı Firavun’un Musa (as)’ı maaşa bağlardı, ödüllendirirdi.
O zaman anlaşılıyor ki, rasuller bizim gözümüzün önüne getirdiğimiz tipte insanlar değil. Bizim zannettiğimiz faaliyetlerle de işe başlamamışlardır. Rasuller Allah Teala’nın razı olmadığı toplumlara, Allah’ın rızası dışında yapılanma gösteren toplumlara, Allah’ın istemediği düzenlere gönderilmiştir. Toplumları bu çarpık yapılanmadan kurtarıp, bu çarpık yapılanmayı yıkıp yerine Allah’ın razı olduğu, arzu ettiği yapılanmayı, düzeni oluşturmak üzere gönderilmişlerdir. Allah’ın istemediği kemikleşmeleri, kireçlenmeleri eritmek için gönderilmişlerdir.
Rasullerin gayelerini en iyi anlayan insanlar da yine bunlar olmuştur. Düzenlerini yıkmak üzere gelen bu kişileri iyi teşhis etmişler ve onlarla mücadeleye başlamışlardır. (s.18)
Müslümanlar kendi gündemlerini oluşturmadıkları müddetçe başkalarının oluşturduğu gündem uğrunda verecekleri bütün mücadeleler boşuna gidecektir, ömürlerini ve nesillerini yiyip bitirecektir, bu husus asla unutulmamalıdır. (s.146)
Ve ömürler hafta hafta çalınır, dilimler halinde aşırılır, kotarılır. Kitlelerin ömürleri bu şekilde ipotek altına alınmıştır. Müslümanlık, işte bunu fark edebilmektir. (s.149)
Keramet ne Kerbela’dadır ne de Aşura’dadır, keramet Hz. Hüseyin’dedir. (s.154)
Niyetler istenildiği kadar halis olsun, eğer Allah ve Rasulünün emrettiği usule riayet edilmezse asla hedefe varılamaz. (s.161)
Geçmiş ulemayı değerlendirirken şu hususa çok az insan dikkat etmektedir: Zamanındaki yönetimler nasıl birer yönetimdi ve bu alimin o yönetimle alakası nasıldı, o yönetime karşı tavrı ne idi? Aslında bu husus çok önemli bir ölçüdür. Elbette sadece bu hususu göz önüne alarak bir alimi tamamen reddetme veya tamamen kabullenme durumunda değiliz. Bunun dışında bir takım menfi veya müspet yönleri var ise elbette göz önüne alınmalıdır. Fakat zamanındaki yönetimlere karşı tavrı, bizim için çok önemli bir ölçüdür. (s.164)
Bizler mutlaka şahıslarımızda tevhidi yankılandırmak zorundayız. Tevhid olayını artık okuyup yazmaktan ziyade bizler uygulama alanına geçirmeliyiz. Tevhid bizim için bir kültür zenginliği olmasın, folklorik bir özellik olmasın. Tevhid bizim hayatımız olsun. Bizden sonrakiler tevhidi bizden alsınlar, kitaplardan almasınlar.
İslam adına bidatlarla dolu bir dini hayat yaşayanları ikna edebilmek için onlardan çok daha fazla sünnetlere ve nafilelere sarılmak zorundayız.
Tarih boyunca sapık tarikatlarla, bidatlarla mücadele eden kişiler içerisinde en başarılı olanlar, karşısındaki insanlardan her yönüyle abid, müttaki ve mücahid olan kişilerdir. (s.175)
Allah’a adanmanın yolu, vaktini Allah (cc) ile geçirmekten geçer. Allah Teala ile geçecek en mükemmel vakit ise O’na ibadettir. (s.176)
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
kaos.1987 18.06.2012
Tevhid akidesini çok güzel anlaşılır bir dille anlatan çok muazzam bir eser gençlere ve tüm yaş grublarına tavaiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
notwince 11.02.2011
imanın gerekliliğini özellikle de allah tan uzak yetişen yeni neslin ıslahına yönelik tavsiyeler içeren bir kitap özellikle imanla alakalı olarak gençlere tavsyeler barındırıyor. özellikle de çocuklarımıza tavsiye edelim
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
berradmir 24.10.2009
mehmet goktas in kitaplari çok hafif bir dil tasiyor. bu katabi tevhidi yani islamin temelini ogretiyor. gençleri bu kitaplarla yetistirmek çok muhim
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Recep Hacı 12.03.2003
Bugüne kadar sahip olduğumuz tevhid inancına başka bir boyut kazandıran, ne kadar yanlış ve eksik bir tevhid inancına sahip olduğumuzu ortaya koyması bakımından değerli bulduğum bir kitap. Ayrıca herkesin anlayabileceği, sade ve anlaşılır bir dille yazılmış olması da önemli. Fazla uzun olmayan yazılardan oluştuğu için insanı sıkmıyor.Kitabın sonlarına doğru yazar siyasi konulara giriç yapmış. Tevhid inancı konusunu saptırmadan bu görüşlerini ayrı bir çalışmada okuyucuya sunsaymış bence daha iyi olurmuş. Fakat siyasi konulardaki görüşlerine katıldığımı söylemeden edemeyeceğim. Herkesin faydalanabileceği çok güzel bir kitap. Rahatça tavsiye edebilirim.
Yanıtla
13
1
Destekliyorum 
Bildir
Ali Fikri 26.09.2001
Bu kitap gençliğimizin kokuşmuş DİN anlayışını kökten değiştirebilecek niteliktedir. İtikadi boyutta çok yararlı, geniş kapsamlı, sade ve anlaşılır bir Türkçe'yle kaleme alınmış çok değerli bir eserdir... Saygılarımla..........
Yanıtla
9
1
Destekliyorum 
Bildir