Osmanlı Dönemi Kırım Hanlığı Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Münevver Adıgüzel
17.01.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Osmanlı Dönemi Kırım Hanlığı" Konusunda Önemli Bir Başvuru Kaynağı...
Kıymetli okurlara yorumu sunmadan önce, yorumlama maksadıyla ele almış olduğumuz kitabın yazarını kısaca tanımakta fayda görüyorum: Vasiliy Dmitriyeviç Smirnov, 1846 yılında Astarhan’ın “Biryuçaya Kosa” köyünde dünyaya geldi. Babasının Ortodoks bir din adamı olması, onu Astarhan ve Perm’deki ruhban okullarına, ardından 1865’te Petersburg Ruhban Akademisi’nde yüksek teoloji eğitimi almaya yöneltti. Kısa bir zaman sonra, Petersburg Üniversitesi’nde Doğu Dilleri Fakültesi’nde öğrenim görmeye başladı. 1871 yılında Arap, Fars ve Türk dilleri bölümlerinden mezun olarak eğitimini tamamladı. Ayrıca, doğduğu bölgede Türkçe konuşan insanların yoğunluklu olması, onun Türkoloji çalışmalarına yatkınlığının önemli bir tesiriydi. Parlak bir akademik kariyere sahipti. Çağdaşları tarafından önemli bir Osmanlı Tarihçisi ve Türkolog olarak anıldı. Smirnov, 25 Mayıs 1922 tarihinde Petersburg’da öldü.

Ele almış olduğumuz bu eser, Smirnov’un 1887 yılında tamamladığı “XVIII. Yüzyılın Başına Kadar Osmanlı Hakimiyetinde Kırım Hanlığı” adlı çalışmasıdır. Ahsen Batur’un çevirisiyle 2016 yılında dilimize kazandırılmıştır. Smirnov’un bu eseri, okurların Kırım Hanlığı hakkında ilgi gösterdiği başvuru kitaplarından biri olarak listelerde yer alır. Görüntü itibariyle epey hacimli olan bu eser, aynı hacmi içeriğinde de sunuyor. Nitekim Kırım Hanlığının oluşum sürecinden başlayarak Osmanlı idaresine geçişi ve ardından Rusya tarafından ilhak edilişine kadar olan dönemi ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Yazıldığı dönem itibarıyla, bu konu üzerine Ruşça dilinde kaleme alınan en kapsamlı eser olması, bu çalışmayı literatürde de ayrıca değerli kılıyor. Kırım bölgesinin genel özelliklerinin tanıtıldığı bir giriş bölümü ile Kırım bölgesinin tarihsel gelişimine de geniş bir girizgah yapıldığı görülmektedir. Böylelikle okuyucunun hafızasına Kırım’ın genel bir tasviri yerleştirilmiş oluyor. Eserin ilk bölümüne gelindiğinde, Türk halklarının Kırım’a geliş süreci ile Kırım’da bir hanlığın kurulmasına kadar olan süreç derinlikli bir şekilde ele alınıyor. Hatta Kırım sözcüğünün kökeni meselesine de bu bölümde değinildiği görülmektedir. Bu bölümde Smirnov, “(…) Ancak tarihi-coğrafya sahasında onların da sahip oldukları bilgiler muğlaklık açısından diğerlerinden farklı değildir. Yine de Osmanlı Türklerinin verdikleri bilgileri küçümseyemeyiz. Eğer muahhar Türk tarihçi ve coğrafyacıları kendi zamanlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun bir vassalı durumundaki Kırım Hanlığının toprak mesahası hakkında tam bir malumata sahip değilseler, kendilerinden önce bu topraklarda bulunan ve burada yaşayan Tatarlarla tanışan Selçukluların çok fazla bir şey bilmemelerine şaşılacak bir şey yoktur.” (s.60) ifadesiyle dönemin Osmanlı tarihçilerine bir tenkitte bulunuyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise, Hanlığın kuruluşunun ardından yaşanan iç bunalımlar ve çevresiyle kurulan siyasi temaslarına da değiniyor. Özellikle de Osmanlı İmparatorluğu ile olan temaslarını iyi bir şekilde işliyor. Böylelikle Hanlığın Osmanlı İmparatorluğu ile arasındaki ilişkilerin olumlu ve olumsuz taraflarını iki ayrı pencereden yansıttığı anlaşılmaktadır. Kırım’da bulunan siyasi oluşumların akıbetinin tamamıyla Konstantinopolis’teki gelişmelere bağlı olduğu vurgusu, Kırım’ın Osmanlı İmparatorluğu ile kurduğu temasların derinliğini açık bir şekilde aktarmaktadır. Konstantinopolis’te yaşanan siyasi değişimlerin yankılarının aynı şiddetle Kırım’da hissedildiği anlaşılıyor. Esas itibariyle Kırım’ın varlığı boyunca yaşanan sarsıntılı siyasi atmosfer, bağımsızlığının önündeki en büyük engeldi. Nitekim bir süre sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun bölge hakimiyetinin zayıflaması ve aynı süreçte Rusya’nın Kırım’ı kontrol etmek amacıyla baskılarını artırmaya başladığı o yoğun dönemi, zamanın tarihçilerinin değerlendirmelerine de yer vererek okuyucunun zihninde bütün ayrıntılarıyla resmediyor. Bu dönemde, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında Kırım’ın kontrolü üzerine bir dizi savaş yaşanmaya başladı. 1774’te, Osmanlı İmparatorluğu ile Ruslar arasında yapılan Küçük Kaynarca Antlaşması ile, Osmanlı İmparatorluğu’nun Kırım’ı tamamen Rus etkisine bırakmasını önceliyordu. Bu antlaşma, Kırım’ın Osmanlı idaresinden çıkışında önemli bir dönemeç olarak görülüyordu. Smirnov’a göre, Kırım meselesi baştan beri Şahin Giray’ın hatalarından kaynaklanıyordu ve yerli halkın ona karşı takınmış olduğu olumsuz tavır da bu süreci hızlandıran en kritik nedendi. Eserin son bölümünde de Kırım’ın Rus kontrolü altına giriş sürecini ele almasının ardından Giray ailesinin akıbetine yer vererek cümlelerine son veriyor.

Eserin dili, okuma süreci boyunca keyif veren bir akıcılığa sahipti. Ayrıca bölümler arasında verilen Kırım ve Kırım Hanlarının görselleri de eserin zenginliğine zenginlik katıyor. Hacmine rağmen verilen her detay ile kaliteli bir okuma konforu sunuyor. İncelemeyi bahane ile, bu kitabın çevirisini üstlenerek kitaplığımıza katkı veren değerli Ahsen Batur’u minnet ve rahmetle anıyor; bir teşekkür ve tebriği de eseri yayınlama ve bizlere ulaştırma yükünü omuzlayan Selenge Yayınları’na sunuyorum. Daha nicelerini yayınlaması dilekleriyle…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Zübeyr Yıldırım
10.11.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Smirnov'un Kaleminden Kırım Hanlığı Tarihi
Önemli bir Türkolog ve Osmanlı tarihçisi olarak kabul edilen yazar, Vasily Dmitrieviç Smirnov, Petersburg Üniversitesi Doğu Dilleri Fakültesi’nde Arap, Fars ve Türk dilleri eğitimi almış, 1871’de mezun olmuş. 1875’te Türkçe bilgisini ilerletmek üzere ülkemize seyahat etmiş. Bu seyahat dışında da çok defalar İstanbul’a araştırma amaçlı gelmiş. Çalışmalarını, İstanbul dışında Viyana, Londra ve Paris gibi Avrupa şehirlerine gidip elde ettiği Türkçe eserlerle zenginleştirmiş. Görev yaptığı fakültede 49 yıl, Türkçe, Türk Tarihi ve Edebiyatı üzerine dersler vermiş. Koçi Bey Risalesi’ni Rusçaya çevirmiş. Osmanlı şairlerinin ve alimlerinin eserleri üzerine çalışmış. Doktor unvanını, “XVIII. yüzyılın başına kadar Osmanlı himayesinde Kırım Hanlığı” teziyle almış. Ülkemizde Türkçe olarak Selenge Yayınları arasında basılan bu eser, 11 Ekim 1887 tarihinde tamamlanmış ve “dünyada telif edilmiş en mufassal ve en kapsamlı Kırım Hanlığı tarihi” olarak nitelendirilmiş. Yazıldığı dönemde, konu üzerine yazılmış tek kapsamlı Rusça eser olduğunu da belirtmek gerekir.

Eserde Kırım Hanlığı’nın oluşumundan Osmanlı hakimiyetine girmesine ve ardından Rusya’ya dahil olmasına kadar olan tarihi süreç tüm ayrıntılarıyla inceleniyor. Kitabı, benzer eserlerden öne çıkaran özelliği, yazarının yukarda da belirtildiği üzere Türk diline hakimiyeti ve Türkçe kaynaklara doğrudan erişip yararlanmasıdır.

“… eserin iki bölüm halinde yazılması gerekiyordu. Birinci bölüm, Kırım Hanlığı’nın Bâb-ı Âlî’ye bağlandığı tarihten itibaren olan siyasi tarihini, ikinci bölüm ise bu hanlığın hâkim ahalisini oluşturan halkın sosyal yaşantısını ele almak zorundaydı.” (s. 30)

Kitabın ilk bölümü, Türk halklarının Kırım’a gelmesine ve hanlığın oluşumuna kadar süren siyasi duruma ayrılmış. Kırım adının nereden geldiğinden burada hüküm süren ailelerin armalarına kadar bir çok detaylar işlenmiş.

Bilindiği üzere Altın Ordu Devleti’nin gücünü yitirmeye başlamasıyla beraber Hacı Giray, Kırım’da 15. yüzyıl başlarında bağımsızlığını ilan etmiş ve İstanbul’un fethi sonrası Osmanlı ile irtibata geçerek Cenevizlileri Kırım’dan atmak için adımlar atmaya başlamış. 1454’te Osmanlı donanması Kırım’a gelerek Hacı Giray’a destek olmuşsa da bu sınırlı destek, Giray’ın, amacına ulaşmasına yeterli olmamış. Yıllar sonra 1474’te Osmanlı donanması, Gedik Ahmet Paşa komutasında Kefe şehrine gelerek Cenevizlileri yenilgiye uğramış ve burada esir olan Mengli Giray, hanlığın başına getirilmiş. Cenevizlilere ait bütün kaleleri ele geçiren Osmanlı ordusu, bu süreçte, hanlık ile tabiiyet ilişkisini de böylelikle başlatmış. (s. 145- 245)

Sahip Giray’ın azledilmesi ve Devlet Giray tarafından ortadan kaldırılması sürecinde yaşananlar, sona giden yolda, kritik bir nokta olarak kabul ediliyor. Ruslar, Kırım’ın iç meselelerle uğraşmasını fırsat bilerek Kazan’a saldırmış ve 1552’de burayı işgal etmiş. Kazan’ın ardından Hazar’ın hemen kuzeyinde yer alan Astarhan’ı ele geçiren Rusların bundan sonraki hedefleri, Azak Denizi ve Kırım Yarımadası olmuş. 1683 Viyana bozgununu izleyen dönemde, Osmanlıların Avrupa’da ciddi toprak kayıplarına uğraması, Rusların yayılmacı niyetlerini daha da ortaya çıkarmış.

Hanlık yönetiminde yaşanan iç mücadeleler, komşu devletlerle ilişkiler, Osmanlı ile hanlık arasındaki ilişkileri de kimi zaman olumlu kimi zaman olumsuz yönde etkilemiş görünüyor. Fırsatları lehlerinde kullanan Ruslar, 1771’de Kırım’ı ele geçirmiş. Yaşanan bu tarihi kırılma ile Hanlık, İstanbul’a sormadan kendi yöneticilerini belirlemeye başlamış. Böylelikle Kırım Hanlığı’ndaki Osmanlı nüfuzu sona ermiş. Bir müddet süren mücadelelere rağmen 1792 Yaş Antlaşması’yla Kırım, tamamen Ruslara terk edilmiş.

“Kırım Hanlığı, tarihinin hiçbir döneminde tam bağımsız bir hanlık olmamıştır ve bu da devleti oluşturan ahalinin derin milli karakterinin bir tür yansımasıdır. Hanlığın bünyesinde yer alan Çerkes, Kalmık ve diğer etnik gruplara hiç değinmeden, hanlığı oluşturan Türk kabilelerinin dahi birlik ve tesanüt içinde olmadıkları göz önünde bulundurulursa, bu halkların onunla siyasi bir bağının olduğu dahi şüpheli görünecektir. Hanlığın mevcudiyeti boyunca yaşadığı iki başlılık, onun Rus tâbiyetine geçinceye kadar Bâb-ı Âlî ile olan uzun süreli ilişkisinin bir sonucudur…” (s. 29)

Kitaba adını veren Osmanlı dönemi Kırım Hanlığı, oldukça geniş bir tarihi süreci kapsıyor. Bu durum tabii olarak, eserin hacmini oldukça genişletmiş. Kitabı yazan kişinin Rus bir akademisyen oluşu, yaşananların “diğer taraftan” nasıl okunduğunu veya göründüğünü anlamak adına önemli. Bu eseri ve daha nice kapsamlı eserleri titizlikle Türkçe'ye çeviren merhum D. Ahsen Batur’un emeğini takdir etmeden geçemeyiz. Batur, eseri sadece Rusça’dan dilimize çevirmek “tembelliğine” düşmemiş, bu işe ciddi bir zaman ayırarak -kendi tabiriyle Eyüp sabrıyla- yazarın eriştiği Osmanlıca kaynakları da tek tek irdelemiştir. Yazarın Rusçaya çevirdiği metinlerde yaptığı çeviri hatalarını, yanlış anlaşılmaları tespit etmiş ve bazı kaynakları Rusça metinden değil, atıf yapılan Osmanlıca asıllarından çevirmiştir. Esere dipnotlarla katkıda bulunmuştur.

Faydalı bir okuma olması dileğiyle!
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
YBayezid
14.01.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
halil inalcık hocanın kırım hanlığı kitabı ile birlikte okunabilir
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Çağatay Tüzgen
30.10.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kırım Hanlığı için en iyi kaynak
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Mesut Kaya
18.11.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın konuya vukfiyeti aşikar. Şeyhimizin çevirisi de cabası.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
tsarikaya79
28.07.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kırım Hanlığı üzerine tam bir çalışma. Okuduktan sonra aklınızda soru işareti kalmıyor. Tavsiye ederim.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yorgun Okuryazar
17.03.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rus sansürünün başında bulunan ama çok önemli bir müsteşrik olan yazarın en önemli yayını, çok faydalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
özkan940
29.12.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun bir süredir aklımdaydı ve Selenge Yayınları'nın %40 indirimini de görünce bu fırsat kaçmaz deyip aldım. Smirnov alanın en yetkin isimlerinden birisi ve onun bu eseri de Kırım Hanlığı'na ilgi duyan okurlar ve bu konuda araştırma yapan tarihçiler için muhakkak başvurulması gereken eserlerden. Rahmetli Halil İnalcık hocanın Kırım Hanlığı'na ilişkin eseri ile çapraz okuma yapılarak ilerlenmesi çok daha verimli olacaktır. Böylesine kapsamlı ve önemli bir eserin literatürümüze kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkürü bir borç bilirim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kulcabay
10.01.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
KIRIM BU DENLİ AYRINTILI ANLATILMAMIŞTIR
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kırmızı35
28.09.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu alanın en yetkin ismi belki de smirnov.birçok kırım tarihi kitabında bu isme rastladım ve ahsen ağabey yine sağ olsun kıymetli bir iş yapmış.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Berk Ulubeli
04.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tavsiye üzerine aldım pişman olmadım
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Urukagina07
26.07.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
V. D. Smirnov Rus tarihçileri arasında önemli bir yere sahiptir. Türkiye'de Kırım tarihi üzerine çalışmaların henüz emekleme aşamasında olduğu bir dönemde bu tür kitaplar rehberlik etmektesi bakımından önem arz etmektedir. Rahmetli Prof. Dr. Halil İnalcık hocanın "Kırım Hanlığı Tarihi Üzerine Araştırmalar 1441-1700" kitabını da bu kitabın yanında beraber okumak bağlamında ayrıca tavsiye ederim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Nailucar
16.04.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kırım, Kazan, Kasım, Kazak, Saray, Sibirya hanlıkların tarihi Türklerin tarihi açısından ayrı bir yere sahiptir. Bu dönemin iyi bilinmesi gerektiğini düşünüyor ve diğer hanlıklarla ilgili çalışmaları merakla bekliyorum. Güzel bir kitap herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Biblomanic
09.07.2018
Alanının en iyi kitabı... bu güzel kitap için Ahsen Batur a tessekkür ederim
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir