"Abla... Dünyadaki bütün ağaçlar kardeşim gibi."
Koreli yazar Han Kang'ın okuduğum ikinci kitabı oldu "Vejetaryen". Kendisiyle geçen sene "Beyaz Kitap" ile tanışmış ve çok etkilenmiştim, yazarın 2016'da Uluslararası Booker Ödülü'ne layık görülen bu kitabı ile devam etti münasebetimiz.
Beyaz Kitap için şöyle yazmıştım: "Her yerinden hüzün akan bir kitap, içinde orada olmaması gereken hiçbir kelime yok, çok az kelime, çok fazla his, büyük ve yalın bir güzellik. Bunu yapabilen yazarlara büyük hayranlık duyuyorum. Kitaba sinmiş bir kadınlık gücü var, bence onu es geçmemek lazım. Yani şöyle: bazı satırları 'bunu yalnızca bir kadın böyle yazabilir' diyerek okudum, hissettim, duydum."
İlki şu kadınlık meselesi. Han Kang'ın yazımında çok acayip bir kadınlık gücü var hakikaten. Çok derinlikli, çok gerçek, çok çıplak yazıyor. Vejetaryen'de gördüğü bir rüyanın ardından et yemeyi bırakan Yonğhe'nin hikâyesini okuyoruz. Gitgide dünyayla ilişkisi kopan kadın üzerinden akıl hastalığı, erkeklik, şiddet ve cinselliğe dair ürkütücü derecede çıplak ve tekinsiz şeyler anlatıyor yazar. Yonğhe'nin eti reddedişinde maruz kaldığı şiddetten arınma çabasının rolünü anlıyoruz okudukça, bence bu olağanüstü iyi kurulmuş bir bağıntı mesela. Beyaz Kitap gibi bu da çok hüzünlü, sert ve sarsıcı bir metin.
Sonra: Yonğhe gerçekten deli mi? Yoksa yaşadığı fiziksel ve duygusal şiddeti nereye koyacağını bilemediği için bir yol ararken yolunu şaşırmış biri mi sadece? Babası ve kocası üzerinden okuduğumuz, toplumun her yanına sinmiş "erkeklik" ne kadar suçlu onun öyküsünde? Acaba erkeklik meselesini fazla içselleştirmiş, normalleştirmiş olabilir miyiz? Keza şiddet? Günlük hayata gömülü şiddetin ne kadar farkındayız?
Öyle çok, öyle çok katman var ki kitapta. Tek okumanın yetersiz kalacağı, zaman zaman geri dönmek gereken o kitaplardan biri bu da.
Birkaç ay önce okuduğum Ariana Harwicz kitabı "Geber Aşkım"ı okuyup seven bunu da sever diye bitireyim. İkisi de kadınların bedenleriyle ilişkileri, delilik, toplumun biz kadınları giymeye mecbur ettiği "kılık"lara dair çok kuvvetli (ve tekinsiz) şeyler söylüyorlar. Ben çok beğendim.
Metin üç bölümden oluşuyor.İlk bölümde;ana karakterin gördüğü ve onu vejetaryen olmaya iten rüyalarla birlikte,eşiyle,hayatla ve ailesiyle olan sorunları,daha vahimi psikolojik açıdan da sorunlu bir sürece girmesi anlatılıyor.
İkinci bölümde;ana karakter,onun sorumluluk sahibi ablası ve eşi arasındaki dinamiklerin nasıl değiştiği anlatılıyor.
Üçüncü ve son bölümde ise psikolojisi hepten kötü bir noktaya gelen ana karakterin,ablasının ve yaşananların anlatımını okuyoruz.
Rahat okunan,sürükleyici,merak unsurunu hiç eksilmediği bir metin.
İnsan ruhunun derinliklerine hayatı boyunca yaşayacağı her anın ilk tohumları çocukluk döneminde atılır. İlk iki bölümü olabildiğince sade olmasına rağmen çok tuhaf bir şekilde gerek anlatım gerek hikaye sizi rahatsız ederek tek bir cümleden bile uzaklaşmanıza engel oluyor. Marifet, sadelikten ve göz önündekinden uzaklaşmadan ortaya etkileyici bir eser ortaya koyabilmek. Çok beğendim. İnsan hayatının çok küçük ama olağanüstü önemli zerre ayrıntılarını birçok cümlede hissettim. Bu kitabı okumadan önce çok fazla olumsuz eleştiri okudum iyi ki etkilenmeden sonuna kadar yürüyebildim.
Benim için değişik ve farklı bir okuma oldu. Bazı bölümler biraz rahatsız edici fakat anlaşılması kolay ve akıcı bir eser. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde; ana karakterin gördüğü rüya sonucu vejetaryen oluşu, ailesinin tepkileri ve karakterin psikolojik sorunları anlatılıyor. İkinci bölümde; ana karakterin, ablasının ve ablasının eşinin arasında geçen olaylardan bahsetmektedir. Üçüncü ve son bölümde ise ana karakterin bozulan psikolojisi, beden sağlığı ve nasıl kötüleştiğini okuyoruz. Hikayeler arası geçişler çok güzeldi. Severek ve keyif alarak okuduğum bir kitap oldu.
Yazarın okuduğum ilk kitabı, hatta Kore edebiyatından okuduğum ilk kitap. Merak duygusunun hiç eksilmediği, şiirsel bir dil barındıran, hem naif hem de son derece rahatsızlık verici bir anlatım. Üç ayrı bölümden oluşan kitap üç ayrı ipin birbirine düğümlenmesi gibi. Rüyaların insan hayatındaki etkisi, kişinin rüyanın etkisiyle aldığı bir karar sonucu hayatının tümden değişmesi, aldığı karardan dolayı gördüğü baskı ve şiddet, kararlarımızda bile özgür olamayışımız, ataerkil aile yapısı, toplum baskısı, cinsellik, şiddet, bastırılmış duygular ve düşünceler, iç hesaplaşma, kadını bir meta olarak görme ve değersizleştirme, geçmişten gelen travmalar ve bunun kişiliğe yansımaları... Hepsini bu kitapta bulmak mümkün. Etkileyici bir anlatım. Tavsiye ederim.
Rahatsız edici derecede rahatsız edici...
Üç bölümden oluşan kitap ilk bölümde size bir kararın sonuçlarının varacağı durumları gösterirken ikinci ve üçüncü bölümde geçmiş yaşantısındaki aile ilişkisi mi kararlarını tetikledi ya da bir nevroz muydu her şey kitap biterken bile bende soru işareti bıraktı. Güney Kore'nin ataerkil yapısı kadının toplumda ki konumlanmasını farklı kişilerin olay örgüsü ile göstermiş oluyor.
Rahatsız edici demem aşağılanma ve o kimlik kargaşası, vejetaryen olma kararının müdahaleye açık olması ve kadının bedenin erken gözünde sadece meta oluşunun fazla sansürsüz anlatılmasından kaynaklanıyor.
Kitap ile ilgili iki tarafın farklı görüşleri olduğunu öğrenince merak ettiğim için bir an önce okumak istedim. Akıcı bir anlatıma ve muntazam bir çeviriye sahip. Üç farklı kişinin anlatımıyla, ama birbiri ile bağlantılı bölümlerden oluşuyor. Kitabın konusu ürpertici kimi zaman rahatsız edici detaylar barındırsa da alt metinde çok önemli ve üzerine düşünülecek mesajlar içeriyor. Bir an önce bitirmek isterken bir yandan bitmesin istedim. Derinden etkiledi beni. Başarılı ve anlamlı bir kitap. Yazarın kalemini çok sevdim. Diğer eserlerini okumak için sabırsızlanıyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Olay örgüsü yerine soyut konuları anlatan bir kitap gibiydi. Yani yaşanan olaylar aslında ruhsal durumu betimliyordu. Romandan daha çok psikoloji kitabı gibi hissettirdi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kolaylıkla okunabilen, akıcı bir dile sahip. yazarla tanışma kitabımdı, merakla okuyup bitirdim. rahatsız edici hisleri insana cümleleriyle aktarabilmesini başarılı buldum
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gördüğü kabuslar sonrası et yemeyi aniden reddeden bir kadının bedeni ve hayatı üzerindeki kontrolü ele alma çabasını anlatan, sarsıcı ve çok katmanlı bir roman. 2016 yılında Uluslararası Booker Ödülü kazanan ve yazara küresel başarı getiren bu eser, basit bir diyet değişiminden ziyade ataerkilliğe, şiddete, toplumsal normlara ve vücut özerkliğine karşı sessiz ama yıkıcı bir başkaldırıyı işliyor. Roman, başkahramanın kararlarının çevresindeki insanlar üzerindeki etkisini gösteren 3 farklı bölümden oluşuyor. İlginç bir şekilde, süreç boyunca başkahramanın kendi sesini doğrudan duymadan; onun yerine hayatındaki insanların perspektifine tanık olursunuz. Rahat okunan ancak sindirmesi oldukça güç, tekinsiz ve kışkırtıcı bir roman. Han Kang, poetik ve sade bir dille insanın içindeki karanlığı, etobur toplumların gizli vahşetini ve bireyin sistem karşısındaki çaresizliğini muazzam bir başarıyla aktarıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeong-he nin vejeteryan olmaya karar vermesi sonrası gelişen olaylar ve durumları üç farklı kişinin gözünden anlatıyor yazar.Aslında ana karakterin gözünden hiçbir şey duyamıyoruz.Yazar bize yeong-he ‘nin sesini hiç duyurmuyor.Etrafındaki kimse gibi-eşi ,annesi,babası,ablası,eniştesi-biz okuyucular da onun iç dünyasına belli bir mesafede kalıyoruz.Sanırım bu yazarın bilinçli bir tercihi.Kendi hayatının hiçbir evresinde muktedir olamamış, direnememiş, karar alıcı olamamış bir kadının,genç bir kadının ilk kez görülmesinin -varoluşu hiç ama hiç görülmemiş- herkesi şok etmesi…Yazar o denli mesafe koyuyorki yeong-he ile aramıza ,deliriyor mu yoksa dönüşüyor mu tereddüdünde kalıyoruz. “ İnsanın bilinci ne kadar ağır bir yük. Toprak olsak ya..yok yok ağaç olsak.sadece duran ,suya ve havaya ihtiyaç duyan..kökleri kılcal damarlar gibi dağılarak yayılan..yemek yemene de gerek olmaz.biraz su,toprak ve hava..böyle iyi ,böyle güzel…” der gibi sanki…
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
okuduğum en değişik kitap olabilir. her şey bir rüyayla başlıyor ve vejetaryen oluyor ana karakter ve bunun etrafında dönen ama bir taraftan da bu konuta uzak değişik bir çok an barındırıyor içinde. değişik bir kore eeebiyatı deneyimiydi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın öyle bir dili var ki insan kendini ait olmadığı bir kültürde dahi hikayeye dahil ediyor. Merakla ve severek okudum. Sadece kitabın bitişi benim açımdan biraz belirsiz kaldı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitap 3 bölümden oluşuyor, ilk iki bölümü heyecanla okuduktan sonra üçüncü bölümde çok durağan ve düşük tempoyla devam ettim. Üçüncü bölümünde temposu daha yüksek olsaydı keşke. Yazarın anlattığı olaydan ziyade anlatım tarzı, karakterlerin hislerini okura geçirmesi, karakterleri yargılamadan yorumu okuyucuya bırakması beni etkiledi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vejetaryen, ilk bakışta bir kadının et yemeyi bırakma hikâyesi gibi görünse de aslında bireyin toplum, aile ve kendi bedeni üzerindeki söz hakkını sorgulayan oldukça çarpıcı bir roman. Kitap boyunca karakterlerin yaşadığı baskılar, sessizlikleri ve iç çatışmaları beni derinden etkiledi. Özellikle Yeong-hye’nin yaşadıkları, insanın kendi seçimlerini yapmasının bile bazı toplumlarda ne kadar zor olabileceğini düşündürdü. Yazarın dili sade olmasına rağmen anlatımı oldukça yoğun ve sembollerle dolu. Bu yüzden kitap her okur için kolay bir eser olmayabilir. Bazı bölümleri rahatsız edici ve sarsıcı olsa da anlatılmak istenen duyguyu güçlü bir şekilde hissettiriyor. Bittiğinde uzun süre üzerine düşündüğüm, farklı yorumlara açık ve edebî yönü güçlü bir eser olarak hafızamda yer etti.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kesinlikle çarpıcı bir dili ve anlatımı var. Okurken rahatsız ediyor seni bu kadar çarpıcı bir betimleme, bu kadar farklı düşünceler içine seni çekmesi noktasında yorucu bir kitaptı. Etkileyici buldum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı yazar Nobel almadan çok daha önce 2016 yılında
almış ama bir arkadaşımın yorumuyla ertelemiştim.
Okuyunca gördüm ki kesinlikle benim kitabım değilmiş.
Evet; toplumun baskısını, çocukluk travmalarını, genelden farklı davranmanın zorluğunu sarsıcı ve rahatsız edici bir gerçeklikle çok kuvvetli hissettiriyor.
Üzerine konuşulacak derinliği var mı var ama Nobel almış bir yazar için eseri o kadar da güçlü bulamadım. Insan ister istemez “Nobel neye göre veriliyor?” diye sorguluyor.
Kitap üç bölümden oluşuyor: En güçlü bölümü ilk bölümdü, ikinci bölümdeki enişte-baldız ilişkisi beni son derece rahatsız etti ve tiksindirdi. Son bölümü ise epey zayıf buldum.
Tarzı, içerdiği unsurlar ve hikayedeki kopukluk sebebiyle benim tercih edeceğim ya da tavsiye edebileceğim bir eser olmadı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Inanilmaz bir yazar, inanilmaz etkileyici bir dili var. Urpertici, dusundurucu, ama bir o kadar da muhtesem. Bambaska bir kafa ve bizi gormek istemedigimiz yerelre de baktiriyor usulca. cok cok etkileyici, buyuk bir yazar.