Mezarlarınıza Tüküreceğim'i biliyordum bir, arıza bir romandı. Buradaki hikâyeler de arıza.
Çevirmen önsözde "saçma ile akılcının bir düeti" şeklinde özetliyor hikâyeleri. Saçma dediği şu ki uzuvları cart cart kesilen bir insanın uykudan uyanması bir yana, savaşın orta yerinde başından geçenleri bilgisayar oyunu oynuyormuş gibi anlatan bir adam var. Gerçeküstüyle yaşamın saçmalığı karışmış birbirine, düğüm olmuş. Ayırt edebilene helal, patlayan bombalar yüzünden sağa sola uçuşan uzuvlarla uyuyan adamın kesilen uzuvları arasında çok bir fark göremiyorum ben. İşin içinde insan varsa her şey saçmadır. Bence.
Karıncalar: "(...) Herifler bizimkilerden tutsak aldıkları adamların üniformalarını giyip bizim gibi görünmeye başladılar, dikkatli olmak lazım. Bu da yetmezmiş gibi, elektriğimiz yok ve her yandan üstümüze havan mermileri yağıyor. Şu an için geri hatlarımızla yeniden bağlantı kurmaya çalışıyoruz. Bize birkaç uçak yollamaları gerek, sigaralarımız bitmek üzere." (s. 15)
Tabii, durmadan savaşan bir asker için sigaradan daha önemli ne olabilir? Etrafta kafası papatya gibi açan arkadaşlar, uzuvlarını ödünç veren insanlar, her şey var. Bombalar askerlere yalnız olmadıklarını gösteriyor, tanklar karanlık geceyi aydınlatmak için havaya uçuyor. Bu güzelliklerin arasında sigara yoksa sıkıntı büyük demektir.
Adamımız mayına basıyor sonda, bırakıp gidiyorlar bunu. Cebindeki not defterine yaşadıklarını yazıyor, hikâyenin oluşum aşaması. Ayağa yürüyen karıncaların varlığından haberdar olduğumuz an hikâye bitiyor.
İyi Öğrenciler: Konformist Parti üyesi iki üç elemanın şiddet olayları, Haneke filmi gibi. Etraftakileri faşist olarak görmeleri, birilerini vurmaları. Falan.
Khonostrov'a Yolculuk: Birkaç genç trende, kabinde bunları sallamayan bir adam var. Uyuz oluyorlar, önce yakıyorlar adamı biraz. Sonra kırt kırt kesiyorlar herifi. Adam uyanıyor, "Geveze değilim, değil mi?" diyor. Gülümsüyor bir yandan. Güldüm ben de, on numara.
Istakoz: Yatağa düşen bir müzisyen yavaş yavaş delirir mi diyeyim, ulan aradan da uzun zaman geçti, hatırlamıyorum. Neyse, çaldığı gruptan şutlandıktan sonra kafasını kesiyor. İntihar amacıyla değil.
Daha fazla katletmemek için yazmıyorum, bunun üç katı daha hikâye var. "Saçma" güzel bir şey, okuyalım.
Karıncalar adlı öyküsü en az, Er Ryan'ı Kurtarmak filmindeki çatışma sahneleri kadar gerçekçi ve etkili. Belki biraz daha ironik. Diğer öyküleri gibi...
Yazar iyi hoş olabilir ama bu kitabında resmen saçmalamış! Bizim ergen gençler canı sıkıldığında buna benzer iş çıkartabilirler. Yazar meşhur diye abartmamak lâzım.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapak yazısında ifade edildiği gibi Boris Vian kendine has diliyle "iyice saçma bir hal almış hayatlarımız"ı gözlerimiz önüne seriyor . Boris Vian henüz okumadıysanız, tanışmanızın vaktidir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Herkesin bir şekilde yine öldüğü ve bunun sıradanlaştığı ve yer yer harika kapitalizm eleştirileriyle dolu bir kitap. Kesinlikle en iyi Vian eseri değil ama okunmaya değer
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Boris Vian’ın tarzıyla daha önce hiç tanışmamış olanların ilk başlayacağı kitap bu olmamalı. Vian külliyatı içinde ortalamanın altında kalan bir eser...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk 10 öykü bir yana, 11. öykü bir yana dedirtecek cinsten, insanın boğazını düğümleyen Figüran adlı öykü beni özellikle derinden etkiledi. Bütün kitap Boris Vian'ın en değişik eserlerinden biri. Bir solukta okudum. Yine okumayı düşünüyorum.