Karşılaştırma yapılamayacak kadar benzersiz bir eser. Kelime oyunu veya mecaz değil, lafzına uygun bir cümle. Mevlevilik konusunda eser yazabilecek çok az insan kaldığı için kıymetli bir eser. Kitap araştırmacıların dışında Mevleviler için bir kaynak eser ama onlarda pek azlar.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mevleviliği tüm detaylarıyla anlaşılır bir şekilde tanıtan, tarihsel gelişimini aktaran güzel bir eser. Şimdilerde turist karşılarken, açılış yaparken, hatta sabah programlarında semazenlik yapanların ve onları izleyenlerin okumasını şiddetle tavsie ediyorum. Gerçek sema'nın nasıl bir aşkla yapıldığını, her hareketin ne büyük anlamlar gizlediğini, ne kadar ciddi kuralları olduğunu belki anlarlar.
Mevlevîlik, dünyada en çok bilinen Türk tarikatıdır, dersek sanırım fazla abartmış olmayız. Bu tarikat ve kurucusu Mevlana, her zaman ve her yerde dikkat çekmiş ve incelenmiştir. Her tarikatın olduğu gibi bu tarikatın âdâb ve erkânını anlatan eser sayısı oldukça azdı. Bu konuda şimdiye kadar Latin harfleriyle yazılmış derli toplu tek kitap merhum Abdülbaki Gölpınarlı'nın "Mevlevî Adâb ve Erkânı" (İstanbul 1963) isimli eseriydi. Çeşitli kitapların içinde Mevlevî erkânı hakkında bilgi veren eserler olmakla birlikte başlı başına yukarıda ismi geçen eserden başka ciddi bir başvuru kaynağı yok idi.
H. Hüseyin Top'un "Mevlevî Usûl ve Adâbı" (Ötüken Yayınları-2001), Gölpınarlı'dan sonra sahada yazılan tek eser. Esere takriz mahiyetinde nefis bir takdim yazısı kaleme alan Ahmet Güner Sayar, Gölpınarlı'nın Mevlevi âdâb ve erkânına dair bir kitabı olduğunu ve bu eserin üstâdın diğer eserlerine göre ikinci planda kaldığını ve üzerinde çalışılması gerektiğini, bu bakımdan Hüseyin Top'un bu eserinin ilkini tamamlayıp ve daha da ileriye götüreceğini söyleyerek bir nevi eserin yazılma sebebini açıklamaktadır.
Yazar da, önsözde, eserini hazırlarken Gölpınarlı'nın eserini kaynak olarak aldığını belirtmektedir. Kendince yaptığı bazı düzenlemelerle, yazarın, şeyhi Midhad Baharî Beytur'dan ve yol büyüklerinden edindiği bilgileri esas alarak ve günümüz uygulamalarını da göz önünde bulundurarak eserini yazdığını söylemektedir. Bize göre de eseri önemli hale getiren bu durumdur. Kitabın yazarı, daha önce Mevlana'nın 21. kuşak torunu M. Bakır Çelebi'nin emriyle Mevlevî Evrâd-ı Şerîfesi'ni Arapça'dan Türkçe'ye tercüme etmişti. Bu çalışmasını da, yol büyüğü Faruk Hemden Çelebi'nin isteğiyle yazdığını söylüyor. O, aynı zamanda bir Mevlevî dedesi. Bu özelliği ise, bu eserin değerini tartışılmaz hale getiriyor. En yetkili ve ehil birisi tarafından en doğrusunu öğrenmek isteyenler için başvuru kitabı olacak mahiyette bir eser olduğunu söyleyebiliriz.
<br /> Mevlevî Usûl ve Âdâbı, mevlevîlikle ilgili yazılmış en kapsamlı ikinci kitaptır, diyebilirim. <br />Mevlevîlikle ilgili en ince ayrıntısına kadar herşeyi anlatan bu kitap, ayrıca mevlevîliğin târihî <br />gelişimini de kısaca anlatmaktadır. Mevlânâ'dan bu yana kadar mevlevîlik silsilesi de güzel bir şekilde <br />anlatılmıştır.