Schrödinger'in Kedisi / Rüya
Schrödinger'in Kedisi / Rüya
14Yorum
bilicci
21.11.2013
İntihal olup olmadığı konusunda tartışılan bir kitap oldu, fakat yazar 'Benimki en iyisi.' dedi.
petincetin
21.01.2008
Yazarın Kabus'taki dili ve başarıyı bu kitapta yakalayamadığını düşünüyorum.
ketermalkhot
Kitapkurdu
01.08.2006
Mustafa Kutlu araka mahallede konuşan suskun ve herkes tarafından çok sevilen bir çocuk gibi. 1995 yılından bu yana okuduğum çok az yazar vardır. Kutlu onlardan bir hep ayrı bir tat veriyor. Türkçede hikaye böyle yazılır. Halktan ve Haktan Mustafa Kutlu'yu mutlaka okumalı. Bu eseri başlamak için iyi bir adım.
Hidayet Koç
Kitapkurdu
22.12.2004
kitap başlangıçta sizi biraz ürkütüyor ama biraz sıkıntıdan sonra kitaba dört elle sarılıyorsunuz..
kitabın en ilgimi çeken şeyi ismi olmuştu... ondan sonrada arka kapak yazısı.. bu iki unsur beni bu kitabı okumaya itti..
kitabın içinde defalarca geriye dönüp tekrar tekrar okuduğum oldu ve bu benim pek tercih etmediğim bir olaydır kitap okurken.. kitabı okurken bazı sayfalarını dakikalarca düşündüğüm oldu .. orataya atılan fikirler insanları düşünmeye itiyor bu da beni gerçekten tatmin ediyor.. geleceği çok iyi tasvir etmiş bu kitap ülkesiyle ilgilenen herkesin okuması gereken bir kitap..
Uğur Kara
Kitapkurdu
06.12.2003
Bu kitabı okuduktan sonra Alev Alatlı'ya olan hayranlığım daha da arttı. Teşekkürler Cemil Meriç.
KY-25146
24.07.2003
Kabus'u okuduktan sonra rüyayı büyük bir merakla bekledim. Kabustaki postmodern dünya eleştirisinin başarısının yanında rüyada sunulan alternatiflerin flu kaldığını düşünüyorum. Alatlı köklere bağlılık vurgusu yapayım derken okuyucuyu sıkabilecek bir yol izlemiş.
Yakup Karakurt
24.07.2003
Milliyetçilik konusundaki eleştirilere katılmak zor. Çünkü kitabın kahramanlarından Deli General'in de belirttiği gibi "Turna Milliyetçiliği" sözkonusu hem yine kitaptan bir alıntı deli general İmre kadızadeye TÜrklükle ilgili "Türümüze takılma İmre hanım, bedeninde karbon taşıyanlardan bahsediyoruz. Türk'ü de turna kuşu gibi düşün; turnaları yaşatabilirsen kelaynakları da yaşatabilirsin, güvercinleri de. Ülke dediğini de yeryüzü olarak düşün" diyerek kitaptaki milliyetçiliği çok net açıklıyor.
KY-76459
16.04.2003
Hayal kırıklığı yorumlarına kesinlikle katılıyorum. Gerçi kurgu, heyecan verici. Anlatılanlar harika. Bilimin yeniden inşası için çok öneml ipuçları var. Kendimize güvenmemiz gerektiğine dair kuvvetli bir inançla bitiriyorsunuz kitabı. Ama, Türkçe üzerindeki abartılı vurgu rahatsız ediyor. Dil konusundaki eleştirilere katılıyorum ancak getirilen çözüm önerisinin başarıya ulaşma ihtimali bence kuşkulu. Keşke doğru olsaydı, ben de anadili Türkçe olan birisi olarak rakiplerime fark atmış olsaydım. Yine de başarılı bir çalışma... Hakkını vermek lazım.. Teşekkürler Alev Hanım... <br />
Zeynep Y Tekşen
Kitapkurdu
13.01.2003
Yazarin ilk kitabi olan Kabus'ta bahsedilen Kutsal Koalisyon'un alternatifi nedir diye dusunurken karsimiza bu kitapta Alev Alatli'nin utopyasi cikiyor. Tarih ve bilimin cok guzel bir orgu icinde oldugu bir utopyadir bu, kitabi okurken utopyadaki herseyin mukemmel kurgulanmis oldugunu gorursunuz. Ayrica yazarin pekcok alandaki derinlemesine bilgisi de dikkate deger. Gecmisten fazla yararlanmadigimizi, gecmisimizi gelecekle birlestirmedigimizi de vurgulayan kitap bence piyasadaki pekcok kitaba gore oldukca iyi.
dunyalik
07.11.2002
ruya benim bildigim kadariyla turk edebiyatinin ilk utopyasi. evvela bu yonden okunmayi hakediyor. schrodingerin kedisi- kabus`un ikinci cildi olarak cikan kitabi okurken once kainata dair ruyalara daliyorsunuz. butun evreni dolasiyorsunuz. sonra onarimcilarla tanisiyorsunuz. alev alatli`dan yine okunasi bir kitap...
Ertuğrul Uzun
Kitapkurdu
30.10.2002
Hayal kırıklığı yorumlarına kesinlikle katılıyorum. Gerçi kurgu, heyecan verici. Anlatılanlar harika. Bilimin yeniden inşası için çok öneml ipuçları var. Kendimize güvenmemiz gerektiğine dair kuvvetli bir inançla bitiriyorsunuz kitabı. Ama, Türkçe üzerindeki abartılı vurgu rahatsız ediyor. Dil konusundaki eleştirilere katılıyorum ancak getirilen çözüm önerisinin başarıya ulaşma ihtimali bence kuşkulu. Keşke doğru olsaydı, ben de anadili Türkçe olan birisi olarak rakiplerime fark atmış olsaydım. Yine de başarılı bir çalışma... Hakkını vermek lazım.. Teşekkürler Alev Hanım...
Ruken ZİLAN
15.05.2002
11 Eylül felaketinin zihnime getirdiği "farkındalık", Rüya’dan daha fazla yararlanmama yolaçtı. 435 sayfalık kitabı bitirince dedim ki, " Nihayet Türk edebiyatının da özgün bir Ütopya’sı oldu". İnsan Rüya’dan uyanınca, bu dünyada neyin gerçek neyin hayal olduğunu bir kez daha düşünüyor. Evrensel dolandırıcılıklara dair bize aracılık yapan Alatlı, Türk milliyetçiliğini, Ezeli ve Ebedi Gerçeklik’in kodlarında yeniden yoğuruyor. Rüya’da dünyanın yeniden yapılanması için ihtişam saçan bir umut doğuruyor. Hepimize murat etmenin dönüştürücü gücünü hatırlatıyor. Bilimin ve inancın potasında kaynamaya çağırıyor herkesi...
attutmaz
Kitapkurdu
31.12.2001
Alatlı, bu eserinde de, kahramanlarına felsefeden tarihe, antrapolojiden fiziğe, ilahiyattan müziğe, filolojiden astronomiye kadar pek çok alandan malûmat verdiriyor. Öyle ki, kitabın % 90'ına yakınını tırnak içlerinde yer alan ifadeler teşkil ediyor. Kabus'un arkasından gelen Rüya'nın hangi somut temellere bağlanacağını merak edenler, kitapta umdukları kadarını bulamıyor. Turnalar, seher yeli ve dağlardan yola çıkılacağı, tekrar göklere bakılması gerektiği, ayağı toprakta başı bulutlarda bir insan tipi gibi hususlar yeterli birer başlangıç noktası ya da rüya örgüsü olabilir mi? Tartışılır. Uzun alıntılar ve çok sayıda malûmat bazen okuyucuyu yoruyor.
Türkiye'nin 25-30 yıl sonraki halinin anlatıldığı eserde, zaman zaman geriye dönülüp cesur değerlendirmelerde bulunuluyor ve (her ne kadar bazı aktörler unutulsa da) bazı isimler açıkça belirtiliyor.
Gerçekçilik adına mı olduğu bilinmeyen bir biçimde zaman zaman tenasül uzuvları ile ilgili kaba anlatımlar (s. 322 ikinci paragraf gibi) turnaları ürkütebilir!!! Herhangi bir maceranın yaşanmadığı, zaman boyutu olmayan kitap, bir roman olarak yazılmasa belki mesajını çok daha iyi verebilirdi.
Üslub ve roman tekniği bakımından tenkid edilebilecek yanlarına rağmen, kitap yepyeni ufuklar açan, hayata ve gelişmelere karşı alınacak tavır konusunda çok önemli bilgilendirmelerde bulunan bir eser.
econozzy
06.12.2001
Postmodern Faşizm "Tek bir dünya, tek bir devlet, tek bir bayrak!" sloganıyla özetlenen çağdaş değerlerini, evrensel medyanın tüm olanaklarını kullanarak dayatır. Yüce Pir'in kutsal koalisyonu ile baş edebilecek tek bir güç vardır: Schrödinger'in Kedisi. Rwin Schrödinger'in kedisi yeni fiziğin maskotudur. Aynı anda ölü ve diri olabilmek gibi akılalmaz bir bilimsel gerçekliği temsil eden Schrödinger'in Kedisi Yüce Pir'in ve onun kutsal koalisyon'unun önündeki tek engeldir. Buna karşın Schrödinger'in Kedisi bir bilim kurgu romanı değildir. Tersine 1950-2035 yılları arasında yaşayan Çankırı doğumlu psikoterapist İmre Kadızade'nin yıldızların İblis'i recmetmekte kullanılan taşlar olarak göründükleri bir ortamdan 21. Yüzyıla, yeni fiziğe, kaos teorisine, saçaklı mantığa uzanan zihinsel cenklerinin hikayesidir.