Elma Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
CNYTZP
11.04.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Courbet’in ünlü resmi Dünyanın Merkezi’ne Enis Batur’un anlatısı ile farklı bir bakış. Özellikle resme ve sanat tarihine ilgi duyanlara tavsiye edebilirim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
badragut
12.06.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elmayı insanın hayata düşüşünün bir imgesi olarak işleyen bir roman. Enis Batur tarzını sevenler için iyi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
mikehammer
02.01.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Postmodern romanlardan hoşlananlar için mutlaka okunması gereken bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
whitewabbit
08.03.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek bir okuma şöleni bu kitap. Ne badireler atlatıp bugünlere geldi... Okuyarak yaşatmak lazım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
AYHAN DEMİR 07.08.2002
ELMA,bir sanatseverin ve bir sanat yapıtının romanı.Batur,bir kurmaca metin oluşturuyor.Halil Şerif Paşa,bir jöntürk.O'nun özyaşamını sezinliyoruz.Hep aynı serüven:Acılar,uğraşlar,tutkular...Batur'un bu roman denemesinde,bu yaşamın tadına varıyoruz.Roman tekniğinin özgünlüğü yanında bu ayrı bir tad.Hele ,Halil Paşa'nın Dostoyevski ile tren yolculuğu bir kurmaca metin denemesi olarak kitabın konusuna ve okuyucunun bilincine ayrı bir zenginlik sunuyor.Kitabın "Elma Kuramı"bölümünü romanın devamı değil,romanın kuramsal temeli olarak değerlendiriyoruz.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
econozzy 28.11.2001
Batur’un verdiği bilgilerden; sergilendiğinde büyük heyecan uyandıran bu tablo üzerine yazılan beş romanın da resmin, modelin ve ressamın dünyasında gezindiğini öğreniyoruz. Ya Halil Bey? Ona ayrılan yer ise birkaç bilinen ansiklopedi kaydından öte değilmiş. İşte bu öte olmamaklık hali, batılının “ötekini” nasıl gördüğünü, geçmişe dönük o büyük “aile” resminde Halil Bey’in neden yer almadığını da ifşa ediyor. Bir yabancı o Avrupa’da, ama Batur’un ifadesi ile aynı zamanda “atipik”! Bir “yabancı”yı anlamanın kolaylığından olacak, Halil Bey’in atipikliği ile ilgilenmiyor kimse; bildiklerini, bildikleri sandıkları doğulu steoretipini görüyorlar bir Osmanlı Paşası’nda. Batılı’nın gözüyle o, “doğunun, kaynağı sonsuz servetlerinden biri; aşk ve ten kutuplarına kilitli, hayatını oyuna sürmüş bir adam”... Ve Batur, önce kitabına da aldığı portresini dikkatle okuyor paşanın, bir adım sonra daha önce atılmış ilmikleri teker teker söküyor ve kendi şişleri ile yeniden örüyor Halil Bey’in; Halil Şerif Paşa’nın hayatını... Attığı her ilmik, aslında kendi yaratma serüvenini de oluşturuyor.

Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir