Yoğun bir kitap. Aşk, toplumdaki genel yozlaşma ve bunun izleri, etkileri öyle güzel anlatılmış ki. Anlatıcı ile A.'nın arasındaki bağ da çok etkileyici. İnsanın alıntılamak istediği, kafasının bir köşesine yazmak istediği bir dolu tümce oluyor. Aşk çok yoğun bir duygu. Böyle bir aşkı okumak insanda tuhaf hisler uyandırıyor. özlem, acı, hayal kırılığı, isyan, kabulleniş, hepsi bir arada.Bir yazarın aslında aşık olduğu kadında anlamlandırdığı bir sürü şeye şahit oluyorsunuz. Bu herhangi bir aşk değil. Kadın da herhangi bir kadın değil "Genç Kadın".
"Eğer bir aşkla yüce bir umudun karşılaşmasından daha büyük bi mutluluk yoksa, az önce size bedensel olarak yakın olanın terk edişi her şeyinizi, düşüncenin sarmaladığı sanılan engin ufuklara götürdüğünde, bundan daha korkuç bir mutsuzluk yoktur" etkileyici bulduğum bir alıntıydı.
Anlatıcının kendi aşkını anlattığı kısım da çok çarpıcıydı. Acı o kadar keskin hissediliyor ki, insanın en azından tahmin etmeye çalışması için böyle birşey yaşaması gerekmiyor. Güzel anlatım bu olmalı işte. Anlatıcının ihanet ve ölümü karşılaştırma kısmı da çok etkilendiğim bir kısımdı "Şimdi başımıza gelen, hep gelmiş olanın belli edilmeyenin gerçekliğidir" müthiş bir ifade...
kesinlikle tavsiye ederim.