Başka Dillerin Şarkısı Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Başka Dillerin Şarkısı
Başka dillerin şarkısı kendi dilimizi de taşır, insani bir dil. Vokal melodisi, şarkının kendi ezgisi derken yürür gideriz. Şarkılar bir yerlere çeker, gitmeye zorlar. Karakaşlı bizi nereye götürüyor, vapur yolculuklarına. Vapurların konuştuğu, direklere isimlerin kazındığı ve yıllar sonra isimlerin okunduğu ama kayıp zamanın izinin doğrudan bulunamadığı, karakterlere bölünerek anlatıldığı, farklı acılardan geçilerek anlatıldığı.
İki bölümden biri, Büyüyünce Ne Olacaksın 1991-1995 aralığında yazılmış öykülerden oluşuyor, okul yolculuğunda Ses ve Söz arasındaki arkadaşlık ve daha fazlası. Sis de ortaya çıkıyor ama sonra. Biliyorum; çocukların neler yaptıkları, düşündükleri, konuştukları gözümün önünde. Haftanın iki günü, sabahın köründe ve öğleden sonra vapurlarında izlerim. Onlardan biri değilim, öğretmenleriyim ama bir öğretmen gibi değil, insan gibi izliyorum. Yaşıyorlar. Acı çekiyorlar, mutlu oluyorlar, ailelerinden konuşuyorlar, kendilerinden konuşuyorlar. Kitabımı kapıyorum bazen, kulak misafirliğini geçip kendimi evlerinin salonlarına zorla sokuyorum. O kadar tanıdığım şeylerdi ki yabancılaşmak istedim ve Karakaşlı'nın sözcükleri ve imledikleri sağ olsun, bambaşka bir hikâyeye dahil olabildim. Öykülerin epigrafları da başka odaları aydınlattı, koridora düşen ışıklardan yol bulundu, bu dalgakırandan sonra karşı yakanın ışıkları göründü, Üsküdar tarafında sıkıntıdan başka bir şey yoktu, dar sokakların döküldüğü yokuşlarda yeni bir şey kurulamazdı, öyküler bunları da taşıyordu.
Hangi öyküyü kimin anlattığını ayırt edemiyorum, hepsini birbirine bulayacağım. Ses'in tokasıyla üç ad yazdığı direk, Haydarpaşa açıklarındaki lodos ve birbirini tanımaya çalışan, ayrıldıktan yıllar sonra bile tanımaya çalışan üç insan. Eylülde çalıntı yaz günleri -diyor Karakaş, çalıntı yaz günleri, bunu aklıma kazıdım- ve kışın sisli belirsizliği, Sis'in ortaya çıkması, yaşamın çoğu ansız belirişi ve kayıtlarının tutulması. Daha fazla yitmemeleri için bazı şeylerin kaydını tutmak, geçmişin imgesel suyunda bir araya gelmiş üçlü. Vapur da izliyor bir yandan, üçünü yakalıyor ve benzerleri arasından ayırıyor. Direğine yazılan isimleri hemen eşleştiremiyordur yüzlerle, duymuyorsa eğer. Ertesi yıl kızla oğlan biniyor vapura, birbirlerini görmüyorlar, oğlan üç isimden birini, diğeri okşuyor. "Her yerime ayrı ayrı baktılar, gördükleri bugünüm değildi." (s. 21) Adı da iyi vapurun, KALMAZ. Hatta tam olarak şu: KALMAZ - İSTANBUL. Eh, liseden sonra pek bir şey kalmaz, kalsa da aynı olmuyor, bilinen şeyleri söylemek istemediğim için devam. Fotoğraflara bakıyorlar, birbirlerini üzdüklerini kabulleniyorlar. İncindikleri yerden çiçek veriyorlar, yorularak. Birbirlerinin olmuşlar, öylesi. Biri çok tahammülsüz, aynı ölçüde yorucu. Sis sanırım, erkek. Başkalarının uyduklarına uymayacağını söylüyor, yalnız adam olarak varlığını sürdürecek. Ionesco'yu da yazmalıyım bir ara, Sis'i ondaki yalnıza çok benzettim. Aynayı kırıyor Sis, kendini bir başka yerde görmek zayıflığını ortaya serdiği için, kendini hiçbir zaman pırıl pırıl yapamayacağı için, insanların kirlerinden arınamayacağı için. Niye hep aynı dizelere dönüyorum? "beni şarkılarla türkülerle aşkla donatın / pırıl pırıl yara almaz olsun bedenimin her yeri" Eller de karışıyor hikâyeye, zamanı biçimlemeyi öğrenememiş, biri, ellerin yelkovanlığında, belki akrepliğinde, yıllığında tabii, hatırlıyor. Söz'müş, öyle söylüyor. Rüyada ellerin sıcaklığını hatırlıyor. Ellerin sıcaklığı unutulur, unuttuğum sıcaklar var. Unutmadıklarım da. Yeldeğirmeni'nin sokaklarında. Rıhtım'a inen yokuşlardan vapurları görüyorduk ve sanırım öykülerdeki Z'yi de gördüm, nokta yerine Z'yi kullandığını düşünüyorum Karakaşlı'nın. Yine vapurlar görebiliyor ama pek kimse de görmüyor sanırım. Z, kendisini görenleri denize atıyor. Anı inşasında Z'nin attıkları, üçünün arasındaki boşlukları dolduruyor, üçü de farklı anıları inşa ediyorlar ve birbirlerini çoğaltıyorlar.
Vardığım: Yaşamın yol metaforu. Yabancı memleketler, farklı diller ve birbirini teğet geçen, dokundukları yerde birbirlerini besleyemeyen insanlar. Yabancı dilde olduğu gibi kendi dilinde de anlaşamamak, insanın anlaşım problemi. Sözcüklerle değil de gülüşlerle anlaşabilmek, ancak. Eski arkadaşlarla araya giren zaman da bir başka iletişememe sıkıntısına yol açtığından. "Paylaşılamayan bugünler yüzünden hiç olmadığı kadar sıcak olarak anımsanmaya muhtaç olunan bir yalan-geçmiş yaratma oyunuydu bu, şu bildik eski çaresizlik." (s. 58)
Çöpkadın: Naif ve görkemli bir çöküşün öyküsüdür. Kumru Hanım, aşık olduğu adam ve ablasının münasebeti, kaldırılamaz yükler ve çöplükte biten bir travma. İyileşme bir sonuç olarak ortaya çıkmasaydı öykünün yarım kaldığını düşünebilirdim. Bir de başka bir öyküde çöpteki kadın ortaya çıkmasaydı. Öyküler arasında böyle geçişler var, üç tanesi zaten belli bir olayın üç karakter üzerinden çeşitlenmesinden doğuyor.
Öğleden Önce Öğleden Sonra: Linklater filmleri gibi bir öykü. Masaya oturan bir yabancının kendisini anlatmaya başlamasıyla doğan bir aşinalık duygusu. Onu hiç öylesi tanımamışsınızdır, yıllardır tanıyor olsanız bile. Kimliğini gösterir, fotoğraftaki kendisi olsa bile bir başkasıdır, geçmiş zamanların yüksüzlüğünü taşır. Kendisi tarafından ihanete uğramamıştır, uğrasa kendini dökemeyebilirdi. Öğle zamanı insanlarını anlatır, masasına oturduğu da onlar gibidir, kendi gibi. Geldiği gibi kaybolur ama bir şey, bir sözü...
Karakaşlı'nın inceliğini, duygulara karşılık olarak düşürdüğü imgelerini pek sevdim, pek çok sevdim, özellikle takip edeceğim yerli öykücülerden biri Karakaşlı. Tanıştığıma pek memnun oldum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ozka75
28.07.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlgi cekici bir kitap. Öyküler ilginc bir bakis acisiyla zenginlestirilmis. Oykuseverlere tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
püsküllükuka
15.11.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Dünyanın boyutları arttı ama bir köşe hep boş kaldı.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Gozde zararsız
02.10.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başını sevemedim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
nisaozturk
04.09.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Karin Karakaşlı’dan okuduğum ilk kitaptı. Çok beğendim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
cansununkitapligi
19.07.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her öyküsünü ayrı ayrı pek sevdim. Yazarlardan ve şairlerden alıntılar ile zenginleştirilen kitabın anlatım gücü çok güzeldi. Tavsiye ederim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Veda
09.07.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İkinci kısımdaki öyküleri daha çok sevdim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-3623725
08.11.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Yaşanan anların resimlerini ancak beyin çeker ve bir insan ömrü kadar ölümsüz olur o resimler. Çekilmiş bütün fotoğrafları bir yere kaldırabilir insan."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
tulayesil
22.09.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hepsi birbirinden güzel,hergün karşılaştığımız tahmin ettiğimiz ya da edemediğimiz hayatın içinden öyküler..aralarındaki ince bağlantılar okumaya değer.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Edebiyat Mutluluktur
16.08.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Karin Karakaşlı dan okuyacağım ilk kitabın öykü tadında olması güzel..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
bayantitus
20.04.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Karın karakaşlı son dönemlerde çok şık duyduğum bir yazar ve tanışmak için bu kitabını tavsiye ettiler güzeldi
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
m-ırmak
30.01.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başka Dillerin Şarkısı, Karin Karakaşlı ile tanışma kitabım oldu. Karin Karakaşlı'nın kendine has dilini çabuk kabulllebiyorsunuz ve cümleler arasında kayboluyorsunuz. Mutlaka okumalısınız.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
baykusunkalemi
16.01.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendine has anlatımı ile ne güzel öykülere dokunmuş olduk. Kalemine sağlık Karin Karakaşlı. Okuyun ;)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Merve Yurt
16.11.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öykülerin ruhuma dokunduğunu söylemeliyim, çok çok güzeldi.Eşinize dostunuza ne hediye alsam diye düşünüyorsanız, düşünmeyin bu kitabı alın:)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Simge He
24.10.2017
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel bir kitap.. Öykülerden oluşuyor fakat tüm öyküler ilmek ilmek birbirine bağlanıyor. Muhakkak okumalısınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
vanilyalı
21.07.2018
Ses, söz ve sis'in hikayeleri çok etkileyiciydi. Anlatımı ve dili çok iyi. Yazardan ilk defa bir şey okuyacaklara kesinlikle bu kitabı tavsiye ederim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir