Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!
Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!
11Yorum
ibran
15.02.2008
Düşünmediğimiz, yorum farkını görmediğimiz birçok olayı oldukça akıcı bir dille anlatan, yön gösterici, mutlaka okunması gereken bir eser. Birçoğumuzun önyargılarını sarsacağına eminim.
paraben
22.01.2008
Kesinlikle yakın Türkiye tarihi açısından eşsiz bir seri. Her biri (kahramanı aynı,sevgilisi başka!-konusu ayrı) roman olan bu seride Alev Alatlı öykücülüğüyle hadiseyi içselleştirmemizi fazlasıyla sağlıyor. Kimi zaman fazla didaktiğe kaçsa da okuyucuyu rahatsız etmiyor.<br />Not: Alev Alatlı çok sevdiği Cemil Meriç için liselerde zorunlu okutulmalı diyor. Ben de bu seri için aynını düşünüyorum. Hiç değilse çocuğunun birikiminden sorumlu olduğunu düşünen bir ebeveyn olarak çocuğumun okumasını sağlayacağım.
ikircikliokurcuk
Kitapkurdu
21.09.2007
Bu kitap Türk romancılığının yüzaklarındandır. Bir yandan bir derdi olan, diğer yandan ise roman türünün özelliklerini aksatmadan gösteren enfes bir eser. Siyasete ve yakın tarihe ilgi duyan herkesin okumasını tavsiye ederim.Üstelik siyaseti konu alan diğer reserlerin aksine taraflı bir anlatım sergilemeden olayları her yandan ele alıyor.
Özkan Özlü
27.08.2007
İnsanımızdaki nekrofilya (ölü-seviciliği)dan başlayıp toplum üzerindeki yansımalarını basit bir kaç kişi ile anlatabilmeyi başarmış, bu kitabında yazar. Okuduğumda sürekli olarak "ben bunları neden daha önce göremedim" diye hayıflanarak, basiretin ne oldugunu anladıgım bir kitap.
Nelatanua
01.02.2007
yakın tairhimizi kaçımız biliyoruz. bu kitabı okuyanlar daha doğrusu bu kitabın serisini (4 Tane) okuyanlar artık daha rahat biliyorlar. Alev alatlının okuduğum ilk romanı. bu kitabdan sonra diğer üçünüde almayı zorunlu gördüm.bu roman 90 lı yılların Türkiyesini anlatıyor. kesinlikle okuyun derim
Ihsan Canpolat
19.01.2007
alatlının 95 yılında yazdığı ilk romanı
olgukça hacimli hacminin çok çok üstünde dolu bir kitap.
günay rodoplu alatlının tasavvur ettiği bilge bir aydın prototipi bilgi sahibi insanın toplumumuzdaki trajedisini en ağır şekilde yaşayan sıhhatini sevgisini kendini tüketen bir topluma karşı dahi sorumluluk duyan doğruyu haykırıp haklı olarak yankı bekleyen bulamayan sesinin yitmesine razı olmayan bir organik aydın yüzlerce tebit yorum çözümleme dolu harikulade bir türkiye nehir romanı okurken kızmaya durup nefes almaya dua ve beddua etmeye gücünüz varsa mutlaka okuyun.
bir notta alev hanıma yazmak istiyorum allah ömrünüzü bereketlendirsin inşallah.
write to me often
09.11.2006
Viva la Muerte, Alev Alatlı'nın yazarlığının doruk noktası. Peki bu kitabın okuyucuya katacağı şey nedir diye sorarsanız, o zaman tek söyleyebileceğim, bu kitabı okuduktan sonra, gerek tarihe, gerek etrafımızda esen siyasi fırtınalara artık bambaşka bir gözle bakacağınızdır.
gok36
25.07.2005
üstünde türü roman olarak geçiyor. Ancak yazın şöyle eğlenceli bir roman okuyayım diyenlere göre değil. Daha çok düşünce tarihi, Felsefe, siyaset bilimi, Türk düşünce ve siyasi tarihi gibi konular hakkında fikirlerin roman örgüsü içinde tartışıldığı bir kitap. Sofi'nin Dünyası kitabının bir yandan olay ilerlerken bir yandan felsefe öğretmesi gibi bir durum söz konusu. Ortalama bir okuyucuyu ilk anda cezbetmese bile kitabın arkasında dendiği gibi "Türkiye bugün okumasa bile yarın mutlaka okuyacak"
Onegın
11.05.2005
sağlam bir kitap. özellikle aydın kategorisindekilerin italiklemeleri,önce halk adamı sonra kooperatif başkanı sonra da politikacı olup aslında bir miş gibi olanların,yada aydın etiketine sahip ama aslında minicik çercevelerle dünyaya bakan, yani bu ülke insanının sosyal davranış romanı.okumanızı öneririm.
Taner Ayaz
Kitapkurdu
18.08.2004
<br /> Türkiye ve Türkler üzerine kafa yoranlar için mutlaka okunması gereken bir roman. Bi'dolu sosyolojik/tarihi analiz okumaktan daha keyifli ve faydalı olacağına emin olabilirsiniz. Yalnız bir üstteki yorumda Sofi'nin dünyasından daha başarılı diyerek ne kastedilmiş anlamadım. İkisi bambaşka iki kitap.
bombadil
Kitapkurdu
17.06.2003
Türklerin düşünme biçimlerini, bir evrensel boyuta bir yerel boyuta inerek çok güzel bir biçimde açıklıyor. Felsefeyi anlatmada, Sofi'nin dünyasından çok çok başarılı. Bu serinin 2. kitabında da yer yer çok komik yerler var. Bence, bu seriyi okumayanlar, Türkiye'nin düşünme biçimi ve dünyanın düşünme biçiminden habersiz yaşıyor demektir.