Treya - Ken Wilber çiftinin Treya'nın ölümüyle sonlanan 5 yıllık -1985/1989 arası-ortak hayatlarının lirik ve iç acıtan, gerçek öyküsü... Psikokinetik katsayısı hayli yüksek iki ruhun birarada yaşadıkları günleri, hüzünleri, acıları, herşeyi öylesine yalın ve o kadar da dokunaklı anlatıyor ki inanılmaz.
Evliliğinin ilk haftası içerisinde meme kanseri olduğunu anlayan ve operasyon geçiren bir kadın, birlikte yaşadığı kadının çoğunluğu hastanede veya tedavi peşinde geçen 5 yıllık bir zaman kesitinde gösterdiği sabır ve tahammülü her satırında hissedeceğiniz bir eş... Kurgu olsa asla inanılmayacak bir öykü. Asla böylesine yoğun bir duygulanım ile kurgulanamayacak bir destan. Eser Treya ve eşi Ken'in Treaya'nın hastalığı esnasında tuttukları birbirinden bağımsız günlüklerin etrafında şekillenmiş.Öyle ki bazen aynı günü anlatan iki farklı günlüğü okurken ruh zengini iki insanın olaylara iki ayrı açıdan nasıl derinlikli olarak yaklaştığını merakla izliyorsunuz. Treya'nın ölüme yaklaştığı günlerdeki metaneti ve ölümü kabullenişi ; sadece ölüm günlerinde "perişan" bir hale düşmekten korkması nasıl da olgun bir ruh haletidir. Kitabın son kısmında ölümüne sayılı günler kalmış olan Treya'nın başka "kanser hastalarına moral destek" için yaptığı bir konuşma var ki, insana "nasıl olur?" dedirtiyor.
Nihayetinde Treya'nın ölüm sahnesi...Söz ve kelimelerle anlatılması imkansız bir ruh fırtınası.
Dünyada sahip olduğumuz şeylerin değerini anlamak için, özellikle bir aile ortamını paylaşan ve paylaşacak olan her insan, keşke okuyabilseydi.
[Parantez içi not: Google'un grafik arama motoruyla Ken ve Treya'nın evlilik günü fotoğrafına ulaşabilirsiniz. Ken Wilber'ın 2002'de yayınlandığını internette gördüğüm roman tarzındaki son kitabını da İnsan yayınlarından okuyabilecek miyiz? ]