öncelikle sadece yaşar nuri hayranlarının yazı yazmış olmasını ilginç bulduğumu belirtirim.. bu kişinin kitaplarını , islamla tanıştığım yaklaşık 9 sene evvel , 1 sene boyunca başucu eseri niteliğinde kabul ederek okudum. sonuçta geldiğim nokta şu oldu: kuran vardır, peygamber bir postacıbaşıdır, hadisler muteberliğini yitirmiştir (çünkü hadislerin sadece 20-40 veya 50 adet olduğunu belirten uydurma hadislerden alıntı yapılır), Allah ile kul arasına kimse giremez, ve herşeyi sadece y.nuri bilir...
el insaf. onun kitaplarını okuyarak geçirdiğim 1 seneye ve yaptığım tartışmalar sonunda kırdığım insanlara yanıyorum. insanlardaki bağnazlığa karşı olan tepkiyi güzelce kullanarak yanilik tellallığı yapan bu kişi, 600 lü yıllardan bugüne kadar gelen milyonlarca ehli sünnet itikadını savunan alime, kendisi ve yetiştirdiği talebeleriyle karşı duran birisi. çoğu zaman kendine mi, yoksa dine mi çağırıyor anlayamıyorum. birgün tüyap fuarındaki standında kendisiyle tanışma fırsatı buldum. bir soruma, bırak hadisleri, onlar ( veya çoğu dedi) uydurma zaten.. demiş birisi bu.
ayrıca mehdiliği kabul etmeyişine gelince. bir kişi, eserlerinde, her 100 yılda bir müceddid geldiğini ( ki bu bir hadisten alıntıdır.. genelde y.nuri istediği konulardaki hadisi alıp, işine gelmeyenleri uydurma diyerek reddeder..) , bu zamanda da bir müceddid gelmesi gerektiğini ve kendisinin din adına yaptığı reformları anlatır. ben mehdi veya müceddid değilim dese ne olur, demese ne olur. itikat konusunda tartişmak veya ehli sünnet itikadı hakkında bilgi almak isteyen samimi müslümanları, bana email atarak islamın gerçeklerini öğrenmeye davet ediyorum. çünkü islam birşey kaybetmedi ki bulsun, birşey bulunamaz ki islama eklensin.. gogo