Hikaye Avcısı
Hikaye Avcısı

Kitapyurdu Fiyatı: 280,20TL

Ürüne Git
40Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Hikaye Avcısı
John Berger, Galeano'nun "dünyanın vicdanı" olduğunu söylemiş. İnsanların sıklıkla ortadan kaybolduğu, faili meçhul cinayetlerin ata sporu haline geldiği bir kıtada doğup büyümenin etkisi olsa gerek, bir de pırıl pırıl bir vicdanın tabii. Sürgün edildiği ülkesine on iki yıl sonra döndüğünde yapılacak çok iş olduğunu görmüştür. Sadece ülkesi için de değil, bütün dünya için. Vicdan defterleri diyeceğim Galeano'nun kitapları için. Kürenin her yerinden ortak hikâyeleri taşır bu defterler, özgürlük ve adalet arayışını taşır, arayış sırasında yenen kurşunları taşır, bu yüzden bütün kurşunların toplamı kadar ağırdır, ruhta korkunç bir yüke dönüşür. Dünya bu kadar acıya rağmen yine iyi dönüyor. Galeano'nun son kitabı bu. Yayıncının Notu bölümünde birkaç açıklama var. Kitap 2014 yazında tamamlanmış, sonrasında Galeano yeni metinler yazarken hayatını kaybetmiş. O metinlerden birkaçını buraya almışlar, ölümle alakalıymış onlar, buraya cuk oturmuşlar. Zaman Değirmenleri'nden birkaç başlık alayım. İlkinde rüzgârın izini sildiği martı, yağmurun izini sildiği ayak izi ve güneşin izini sildiği zaman var. Entropik bir yok oluş, her şey birbirini belirsizleştirir. Belirsizliğin içinde: "Öykü anlatıcıları yitik hatıranın, aşkın ve acının görünmeyen ama hiç silinmeyen izini ararlar." (s. 11) Mite dönüşen hikâyeler insanların arketipik kodlarına işleniyor ve varlığını sürdürüyor, hikâye yayıldıkça insanlığın duygu mirası da korunmuş oluyor. Kolektif hafızamızı hikâye anlatıcılarına borçluyuz, yazıdan önce. Yolculuğa Övgü nam başlık. Binbir Gece Masalları'ndan bir alıntı. Çekip gitmeye, her şeyi terk edip çekip gitmeye dair. Hemen üzerime vazife, Cendrars'ı anımsadım. O da benzer bir şey söylüyordu: "Seviyorsan gitmek gerek / Karını terk et çocuğunu terk et / Kadın erkek dostunu terk et / Kadın erkek yârini terk et / Seviyorsan gitmek gerek" Kuşluk. Kuşlar pasaportsuz, gümrüksüz göçmenler. Yola düşme konusunda Galeano'ya model olmuşlar. Kuşlardan diğer hayvanlara ve tanrılara, pek çok hikâye. Meksikalı gece tanrısı Tezcatlipoca'nın Güneş'e meydan okuması ve ikisinin buluşmasıyla doğan güzelliği her gün görüyoruz. Pek çok kozmogoniden biri bu, en güzellerinden. Mitoloji karışıyor işin içine tabii, Odisseas okyanusu gören ilk Yunan ve öteleri merak eden ilk insan olması da muhtemel. Rüzgârların ve denizin ötesinde çok büyük bir gizem vardı, iki bin yıldan çok daha uzun bir süre sonra Batı dünyası bu gizemin farkına varacak ve onu mahvedecekti. Bu noktadan sonra kaşiflerin rezilliklerine geliyor Galeano; yerlilerin cahil olduklarını söylemeleri ve Şeytan'ın onlara musallat olduğunu iddia etmeleri başlangıç. Eşitlikçi toplumlarında kadın ve erkek ayrımı yoktu, Batılılar kendi kadınlarına da aynı eşitlik bulaşır diye korktular. Yerli tanrılara karşı açtıkları savaşa "putperestliğin kökünü kazıma" dediler. Sanatçılarının eserlerinde yerliler kel ucubeler olarak gösterildi ama Amerika'da tek bir kel bile yoktu. Hayali canavarlar çizildi ve Amerika'nın bu canavarların istilası altında olduğu söylendi. Amerika'yı yaratırken Tanrı'nın elinin titrediği söylendi. Kıta yozlaştı, birkaç yüzyıl sonra özgürlük yanılsaması altında insanların ulu orta öldürüldüğü bir yer haline geldi. Günümüzde acılar kimlik değiştirmiş dahi değil, asırlar boyunca süren katliam sürüyor. Jorge, mafyanın maşası olan yirmi yaşındaki adam onca insanı öldürdükten sonra günah çıkardı, birkaç yıl sonra ölüm listesine giren kendisiydi, çok şey biliyordu. Ölüm listeleri uzundu, grev yapan işçilere ateş açılabiliyordu ve oradan geçmekte olan bir adam kurşunlanarak öldürülebiliyor, gömülürken bir binbaşı adamın cesedine üç kurşun daha sıkabiliyordu, ölünün ölülüğünden emin olmak için. Galeano'nun kurduğu mekân-tarih ilişkileri de hoş; Tarihle Dolu Kafeler'de Zola'nın, Troçki'nin, Lenin'in, Pessoa'nın, Picasso'nun ve pek çok ünlünün kafelerde başlayan hikâyeleri çok iyi. Bir de kahve olayını anayım, Waka'nın gözyaşlarından doğan kahve Etiyopya'dan Amerika'ya getirildi ve köle Afrikalıların acıları için üretildi, onların gözyaşları oldu. İncelikli bağlantılar konusunda Galeano çok başarılı. İnsanların hafızasından doğan bir şehri de anıp bahsi kapıyorum: Hitler tarafından yerle bir edilen Leningrad, fotoğraflardan, çizimlerden, sakinlerinin hatıralarından tekrar dünyaya gelir, hemen hemen aynı biçimde inşa edilir. Müthiş bir hikâye bu. Yüzden fazla hikâye var, hepsi çok etkileyici. Notlar da almışım ama benden bu kadar, mutlaka edinin ve okuyun isterim.
okulyılları
Üstat
30.01.2024
Bu kitabı çok seviyorum. Öyle çok arkadaşıma hediye ettim ki... Sevdiklerimin okumasını istiyorum.
Onur Biçer
Kitapkurdu
11.08.2023
Eduardo Galeano son zamanlarda merak ettiğim bir yazar. Küçürek hikâyelerinden oluşan bu kitabı zevkle okuyacağım.
SEPELER
Üstat
25.11.2022
Sade bir dili var gibi görünse de aslında her sayfa da alt metinler o kadar anlamlı ve derin ki... Gerisini de siz keşfedin.
incredible_volk
29.03.2022
Eduardo galeano'nun tek sayfalık öykülerden, gözlemlerinden, ilginç hikayelerden oluşan latin amerika tarihini konu alan kitabı.
Mehmet Akif Aslan
18.08.2021
Kısa hikayelerden oluşan bu kitap benim dikkatimi çekti sabırsızlıkla en kısa zamanda okumak istiyorum
Ağaç gölgesindeki kadın
Galeano özellikle vicdan kelimesi ile anılır. Hikaye Avcısı kitabında oldukça önemli hikayeler yer alıyor. Okunmasını öneririm.
corut
20.02.2021
"Var olmayı hak eden yegane sözcükler sessizlikten daha iyi olanlardır." Dünyanın her yerinden toplanan var olmayı hak eden sözcükler.
ay_ay
23.01.2021
Yazarla ilk tanışma kitabım sürekli elimin altında tuttuğum açıp okuduğum muhteşem bir eser.
KY-2648024
15.11.2020
Dili yalın sade ve akıcı kısa hikâye denemelerden oluşan güzel bir kitap. Okunmaya değer. Her zaman elinizin altında bulundurabileceğimiz kitaplardan biri.
Mehmet  KILIÇ
12.11.2020
Harika bir eser ve oldukça güzel bilgiler içeriyor.
kelimelerinyankısı
Bilge
Galeano okumak her zaman büyük bir keyif. Sadece Latin Amerika'nın değil, tüm dünyanın vicdanı olan bir yazar kendisi.
Betulyyl
13.08.2020
Yazarın dili hoş . Seyehatta okunulacak bir kitap hissi veriyor.
ABDULKADİR ŞANLI
Kitapkurdu
26.07.2020
hayattan kesitlerle oluşturulan öyküleri okumak keyfi verici
KY-3320812
01.12.2019
Galeano gerçekten bir hikaye avcısı..
riks
Kitapkurdu
03.04.2019
".. ve insanlik gokkusaginin gokteki gokkusagina nazaran cok daha fazla renk ve isiltiya sahip olduguna ama bizim kor oldugumuza ya da daha dogrusu, uzun zamandan beri suregelen uzun sakatlayici gelenek tarafindan korlestirildigimize inanmaya da devam ediyorum."
Gorkem Erel
Kitapkurdu
10.01.2019
Kısa kısa hikayelerle bezenmiş anekdot tarzında bir kitap.Yolculuk sırasında okunulası
seyffullah
09.01.2019
sadece emek verildiği için 2 yıldız veriyorum. cidden bu kitabın neresi edebi, çoğu uydurma ve uzatılmış.
Alev Kuru
Kitapkurdu
08.10.2018
Eduardo Galeano çelik gibi kelimeleri ve ironik birkaç cümlelik anekdotları ile vicdanımızı alt üst ediyor. Herkese tavsiye ediyorum.
china bird
07.09.2018
Defalarca kez söylediğim gibi, Galeano ne yazsa koşulsuz şartsız okurum. Dünyanın bilemeyeceğim köşeleri, binbir türlü hâli, tarih, olanlar, olmayanlar- yine altın tozu gibi dökülmüş cânım kaleminden.
1 2