6Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
06.05.2026
manifesto gibi bir kitap...
"Bu kitap ne sonbahar ne de Çin’le ilgili elbette. Dolayısıyla zaman ve mekân benzerlikleri birer tesadüften ibarettir." Hayatımda okuduğum en absürt metinlerden biriyle tanıştım Boris Vian ile. Epey gecikmiş bir tanışma bu ve Mezarlarınıza Tüküreceğim ya da Günlerin Köpüğü gibi kült eserlerinden biriyle değil bu tuhaf kitabıyla tanışmak belki biraz alışılmışın dışında oldu ama ne fark eder - çok sevdim. Niye sevdiğimi anlatacak kelimeleri bulmam zor, çünkü büyük bir tuhaflık deryasının içinde yüzdüm 3 gün boyunca ama kendimi dalgalara bıraktım ve Vian'ın Ezgopotamya'sındaki tuhaf ekibin bir parçası oluverdim. Çölün ortasında anlamsız, kimin kullanacağı ve niye yaptırıldığı belirsiz bir demiryolu inşaatının içindeyiz. Arka kapakta şöyle diyor; tam da bu sahiden: "Vian’ın kendine has üslubunu konuşturarak mizahla trajiği absürtte birleştirdiği, anıştırmalar, ikilikler, belirsizlikler ve çelişkilerden beslenerek gerçekleştirilmesi imkânsız bir bütünlük yakaladığı, her okumada yeni anlamlar kazanan bu roman..." Mizahla trajiği absürtte birleştirme işini muazzam beceriyor Vian, onca anlamsızlığın içinde kahkahalar atarak okurken kimi anlarda insanın gözlerini dolduracak denli dokunaklı bir cümleye yahut sizi durup derin düşüncelere gark edecek derinlikte bir fikre denk gelebiliyorsunuz. Öfke duyduğu ünlü yazarların isimlerini az az değiştirerek kitabında sevimsiz karakterlere dönüştürüyor, olmayan kelimeler icat edip bunları dünyanın en genelgeçer laflarıymış gibi kullanıveriyor, okuru ikna etmek zorunda hissetmiyor kendini ama bunu da "yaptım, oldu" diyen bir üstencilikle değil yazdığı şarkılı metnin kendisine tanıdığı hakkı kullanarak yapıyor resmen. Kitaptaki bir dolu karakterin hepsini uzun uzun anlatmadan boyutlandırmayı, anlaşılır kılmayı beceriyor. Yaratıcılığa dair bir manifesto gibi bir kitap resmen. İçinde yaşadığımız dünyanın zaten bir absürtlükler toplamı olduğunu bu biçimde anlatabilmesi çok etkileyici. Alev abinin (Er) çevirisi de her zamanki gibi pırıl pırıl, böyle zor bir metin bundan daha iyi çevirilemezdi sanırım. Boris Vian'la seyahatlerim kesinlikle sürecek.
İbrahim ATAK
03.10.2022
Vian'ın en güzel eserlerinden biri. Vian okurları bu kitabı es geçmemeli.
Tufan Akcagöz
Kitapkurdu
18.09.2022
Bir şey söyleyeceğim ama spoiler vermek istemem. :)) Okuyun, renkli yapıt..
Elvan Can
Kitapkurdu
30.03.2021
FARKLI BİRŞEYLER OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYE EDERİM
mbyblt
08.08.2018
Yazarın uslubu sizi kitaptan uzaklaştırsa da okumaya başladığınizda o absürtlüğe kendizde dahil olacaksınız. Ön yargılı başlamadan kitabın ilerlemesine izin verin. Ben sevdim. Bitirmem uzun sürse de tavsiye etmeliyim.
jfks1103
16.11.2017
Vian hayranları için başyapıt niteliğinde! Ancak yazarın tarzına alışık olmayanlar okumaya başlarken iki kere düşünmeli!