ŞİMDİ SEVİŞME VAKTİ
Çıplak heykeller yapmalıyım.
Çırılçıplak heykeller
Nefis rüyalarınız için
Ey önünden geçen ak sakallı
kasketli,
Yırtık mintanından adaleleri
gözüken
Dilenci
Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım,
resimlerden...
Şu oğlan çocuğuna bak
Fırça sallıyor
Kokmuş manifaturacının ayağına
Dörtyüzbin tekliğinden
On kuruş verecek.
Seni satmam çocuğum
Dörtyüzbin tekliğe.
Ne güzel kaşların var
Ne güzel bileklerin
Hele ne ellerin var, ne ellerin
Söylemeliyim
Yok
Yok... meydanlarda
bağırmalıyım,
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.
Sait Faik Abasıyanık'ın şiirlerinden bile ne kadar iyi bir romancı olduğu belli oluyor. O kadar iyi bir gözlemciki gözlemlediklerini aktarırken hiç zorlanmıyor. Sanırım bu şiiri de sokakta gördüğü bir boyacı çocuktan esinlenerek yazmış olmalı. Çocuğa para kazanmak zamanı değil bahar geldi dallarla kirazların sevişme zamanı bunun tadını çıkar diğer yaşıtların gibi diyor. O fedakar çocuğu o kadar çok seviyor ki içinden paraya değişmem seni diyor. Sanki şiir değil de bir hikaye okuyoruz. hikaye tadında bir şiir. O aslında bir hikayeci tek şiir kitabı da bu zaten. Bu şiir kitabada ismini vermiş. Hoş çiçeklerin koktuğu baharı yansıtan bir şiir.