Yalnızlığın Felsefesi Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Yalnızlığın Felsefesi
Felsefeyi bir toplam olarak görüyorum, logos bahsinin ortaya çıkmasıyla her şeyi bir araya getiren söz(ler) olarak. Olan her şey içinde bir yerde, ne kadar bölümlense de her şeyin bir parçasını taşıdığı için üreteceği soruların/cevapların sınırsız olduğu, beş duyunun türettiği ve duyular sayesinde türetilen -gerçi bunlarsız da türetilen- metafiziğin evi. Değişim türetir, değişim değişmez, o zaman her şey değiştiği için aynı suyu iki kez içemezsiniz, iğrenç bir şey olur bu. Saçmalamayın. Benim diyeceğim, yalnızlığın felsefesi yapılacaksa eğer, felsefenin yapısı gereği her şeyden bir parça söz taşıması gerekir, sürekli devinenlerinden... derken bir gülme alıyor beni, boşluğun üzerine inşa etmeye çalıştığımız onca şeyi görünce en azından gidiş yolundan puan alabileceğimizi düşünüyorum. Neyse, bir parça söz taşıyor; Svendsen ortaya karışık bir şeyler yapmış ve yalnızlığa pek çok gözle bakmış. Örneklemin biraz daha geniş tutulması mümkünmüş gerçi, daha kapsamlı bir araştırma ortaya çıkabilirmiş ama şu hali de iyi. Yalnızlığa Giriş 101 için uygun.
Giriş bölümünde yalnızlığa dair düşündüğü her şeyin yanlış çıktığını söylüyor Svendsen. Sosyal medya, modern toplum, liberal insan, hepsi bir tür yalnızlığı doğuruyor ama insanların yalnızlıklarını artıran, şikayet haline getiren etkenler değil bunlar. Nicel açıdan artan bir yalnızlık yok, araştırmalar bunu söylüyor ve Svendsen ilerleyen bölümlerde bu araştırmaları göz önüne alarak işin toplumsal ve bireysel yönünü ele alıyor. Yalnızlığın çeşitleri de giriyor işin içine, etimolojik olarak bir başına olmak, terk edilmek, yalnız bırakılmak, yalnızlığı tercih etmek gibi tekilliğe dair pek çok konu ayrışmaya doğru meyilleniyor. Gerçi düşündüğümüz zaman insan sayısı kadar yalnızlık türü var, bu durumda yalnızlık ne tür bir ölçeğe vurulabilir, o ayrı bir tartışma konusu. Fromm'un Sevme Sanatı nam metninde sevginin öğrenilebileceği söylenir, Svendson da yalnızlığı evirip çevirip bir parçamız olarak nasıl sevebileceğimize dair fikirlerini söylüyor son bölümde. Öncesinde yalnızlık nedir, nerede bulunur, nasıl belirip kaybolur ve kaybolmaz, toplumsallığı nasıl parçalar ve nasıl bir utanç kaynağına dönüşür, tekmili birden burada.
Simmel'in metropol yalnızlığını tepeye koymak gerekir sanırım, onca olasılığı ıska geçip iletişimsizliğe boğulmamız bunca olanaktan kaynaklanıyor. Tocqueville'in "çöl yalnızlığından daha kötü" dediği şey. Svendsen istatistiklere göre yalnızlığın önceki yıllardaki sonuçlara göre aynı seviyelerde hissedildiğini söylüyor ve Facebook, Twitter, WhatsApp gibi zamazingoların yalnızlığı artırdığına dair veri olmadığını ekliyor ama yine niceliksel açıdan yaklaşıyor; oysa Bauman'ın Akışkan Aşk'ında gayet tokatlayıcı bir bölüm vardır ki bunların ne tür bir yalnızlık yarattığı anlatılır, her an etkileşim halinde olmanın ilişkileri yüzeyselliğe mahkum ettiği falan, bir dünya olumsuz durum incelenir. Ki yalnızlık dediğimiz şey şimdi buradadır, bir an sonra burada değildir, insanın kendisine mahkum olmasıyla kavuşması arasında dolanıp durur, kimi zaman hacamat eder, kimi zaman büyük ödüldür. İyidir yalnızlık, acısını geçici ve arızalı çözümlerle azaltmak yerine Rilke'nin söylediği gibi "hoş tınlayan yakınmalarla" değerlendirmek gerekir. Acının kendisiyle ilgili bir şey aslında, Call Me by Your Name'in sonunda babanın evladına anlattığı şeylerde de vardır, Catullus'un şiirlerinde de vardır: Acıyı bal eylemek de olur, başka bir şey eylemek de. Svendsen pek çok sanatçıdan pek çok alıntı yaparak bu eylemeleri, yalnızlığı ve benzeri sıkıntıları şöyle bir sergiler ve yalnızlığı bağlantı kurma gereksiniminin tatminsizliği olarak çevreleyip asıl konuya girer.
Yalnızlığın Özü bölümünde sözcüklerin kökenine inilir, yalnızlık (loneliness) ve tek başınalık (aloneness) birbirinden ayrılır. Mutluluk Paradoksu'nda Marar'ın mutluluk terazisinde toplumsal kabul ve kişisel kabul birbirini aşağı çekmeye çalışıyordu, denge noktası kusursuz bir mutluluğu simgeliyordu, burada da yalnızlık ve bir başınalık ayrı kefelerde incelenmeli. "Büyük acı başkalarıyla paylaşılmaz, çünkü acı birinin tüm dünyasına dönüştüğünde başka bir şey için yer kalmaz." (s. 27) Buradan yola çıkacağım. Bu durum mutlak bir yalnızlığa yol açar ve kişi ister istemez bağlarını koparır, hiç kimse bu acıyı paylaşacak kadar yakınlaşamaz. Dış etkenlerden kaynaklanan bir yalnızlığın üstesinden bir başınalıkla, yalnızlığın sağaltıcı türüyle gelinebilir ancak, o da belli bir süre/acı sonra. Ayarlanabilir bir yalnızlıktır bu; ilişkilerin derinliği ve niceliği konusunda karar bireyindir. Fazla sayıda bağlantının yalnızlığı fiilen artırdığını söylüyor Svendsen, dört insan yalnız hissetmemek için yeterliymiş ve sayı arttıkça olumsuz bir sonuç çıkıyormuş ortaya. Bunda kendimizle ilgili bilebileceğimiz, toparlayabileceğimiz şeylerin nitelik olarak hasar görmesinin etkisi olabilir, insan kendisini bir başkasında tanıyabiliyorsa işleyecek çok fazla veri olduğunu farz edelim, bunların derin olmayan ilişkilerden geldiğini de farz edelim, yeterli ilginin toplanmadığını düşündürecek kadar yüzeysel dönütler yalnızlık duygusunu artırıyor. Korkuya yol açan da bu; onca veriyi kullanarak kendini kuramayan insan elinde bir yıkıntıyla kalakalmak istemiyor ve başka ilişkiler arıyor, güven problemi yüzünden başkalarını arıyor, ne istediğini bilmediğinden başkalarını arıyor ve bulabilmeyi umuyor ama bulduğu tek şey yalnızlığı oluyor. Bir aynanın önüne oturmak, aynadakinin gözlerine odaklanmak bu durumdan bir çıkış yolu olabilir.
Bu bölümde yalnızlığın çeşitleri, gençlerin ve yaşlıların yalnızlığı, depresyonla yalnızlığın ilişkisi, kendine düzen vermenin başkalarıyla kurulan ilişkileri de düzenlemesi gibi pek çok konu var, geçtim.
Duygu Olarak Yalnızlık bölümünde duygusal ve bilişsel yalnızlık olarak iki türle karşılaşıyoruz ama iç içe geçmiş durumdalar. Bir duygu olarak yalnızlığın çizgileri belirtildikten sonra evrimsel, toplumsal ve kişisel yanı ele alınıyor, bu üç yön üzerinden yapılan araştırmalar birbirleriyle karşılaştırılıyor. Örneğin yalnızlığın toplumsal olarak utanç verici bir özelliği olduğu söyleniyor ki bu gerçekten de pek fazla dile getirilen bir şey değildir. Belki anlaşılmama korkusu yüzünden veya kendinden açık vermenin güçsüzlük olduğunun düşünülmesinden. "Yalnızlık sakladığımız bir şeydir. Onu kendimizden de sakladığımız olur." (s. 53) Kişinin kendisiyle kalmasının katlanılmazlığı, kendisine karşı dürüst olamamasından kaynaklanıyor olabilir. Acıyla mücadele etmenin ilk basamağı bir noktada acıyı kabullenmektir, yeterince reddettikten sonra. Reddin aşırı uzunluğunda yabancılaşma, haset gibi yan etkiler belirir ve derinlere gömülen şey her neyse asla yeterince derinde değildir, çatlaklardan kendini gösterir ve yaşamı biçimler. Acının tarihiyle kişinin tarihi senkronize bir şekilde ilerlemez, kişi o acının çağında yaşamaya devam eder. "Yalnızlıkta dikkatiniz genelde kalbinizde duyduğunuz eksikliğe yönelmiştir." (s. 56) Eğer başka bir zamanın duygusu sürüyorsa yeni diye bir şey yoktur, yalnızlık hep aynı biçimiyle kalır, daha da kötüsü; yeni bir şeye başlamanın enerjisini taşıyan insanın enerjisi çalınır, mahvedilir. Bu noktada Heidegger'den pek çok alıntı yapar Svendsen, özellikle aşk konusunda. Her duygu farklı bir dünyayı gösterecektir ve göstermediği dünyaları ortadan kaldıracaktır. Aşk veya acı sürüyorsa, yalnızlık hâlâ derinlerde bir yerdeyse pek çok içgörü belirir ve pek çoğu da kaybolur. Duygusal ilişkilerde asgari açıklık tam da bu yüzden önemlidir; ilişki derinleştikçe duyguların aşağı yukarı aynı noktalarda bulunmaları tarafların çekilmesi muhtemel acılarını azaltacaktır. Bir tarafın karanlık bölgelerini aydınlatmaması bireysel olarak bir zorunluluk olsa da diğer tarafın acısına yol açağından ahlaki olarak sorgulanabilir. Yine aynı yere dönüyoruz; kendimizi ne kadar iyi/doğru görürsek o kadar iyi görünürüz. Kısacası bulanık bir suyun içinden gelen sesler anlaşılmaz.
"Yalnız hissetme eğiliminden sorumlu değilsinizdir ama bu eğilimle nasıl baş edeceğinizden sorumlusunuzdur. Bu yüzden beli ölçüde kendi yalnızlığınızın da müsebbibisinizdir." (s. 63)
Kimler Yalnızdır?, üçüncü bölüm. İstatistikler, istatistikler... Her gün arkadaşlarıyla görüşenlerin dostlarıyla ara sıra görüşenlerden daha yalnız olduklarını hissetmeleri anlaşılabilir bir şey, zaten Bauman bu cep telefonlarını falan bu her an iletişme meselesine bağlıyor, oraya bir göz atılabilir.
Yalnızlığın güvenle ilişkisine başlı başına bir bölüm ayrılmış. Ben tek bir noktayı ele alacağım. La Rochefoucauld'dan alıntı: "Güvensizlik gerçek bir dost olmadığınızı gösterir ve gerçek bir dost değilseniz, yüz üstü bırakılmayı hak ediyorsunuzdur. Başkalarına duyduğumuz güvensizlik onların bizi aldatmasına haklılık kazandırır." (s. 95) "Hak kazandırma" boyutu kesinlikle tartışmaya açık ama bir savunma mekanizması olarak devreye giren aldatma, yalan söyleme gibi olaylar, Kant'ı düşünerek söylersem ahlaki ikilemlere yol açtığı noktada kişinin acıyla mücadelesinde bir hak olarak görüldüğü an doğabiliyor. Mesela kendisine yalan söylendiğini düşünen insan -ki gerçeği çarpıtma açısından eksik bilgilendirme de buna dahil- güveninin yıkılmasındaki travmayı atlatabilmek için işi skora bağlayabilir. Tournier'nin babası hakkında söyledikleri anlaşılır: İyi insanlar acıyla başa çıkabilmek için kötü şeyler yapabilir. Güven duymak ve daha da önemlisi bunu olabildiğince dolaysız bir şekilde göstermek zordur, insanın kendinden verebileceği en önemli parçasıdır belki bu. "(...) Yine de güven duyduğumuzu gösterdiğimizde tam da bu tehlikeye açıklığın ya da kırılganlığın istismar edilmeyeceğini farz ederiz." (s. 97) İlişkinin sallandığı noktada güvenin pek bir önemi kalmıyor, hiçbir şeyin pek bir önemi kalmıyor gerçi. Atış serbest. Geçmiş olsun.
Arkadaşlık, sevgi, bireycilik, tek başınalık, Rousseau, Morrissey, sorumluluk, anlam, aidiyet, devamında bunlar ve daha fazlası var. Murat Erşen'e çevirisi için teşekkürler, Redingot'a da başarılar.
Yanıtla
6
3
Destekliyorum 
Bildir
ardababaontheway
06.02.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap galiba güzeldi ama çevirisini pek beğenmedim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Hicaz Vuslat
13.12.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Özellikle pandemi süreci ve sonrasında daha geniş kitlelere hitap edeceğini düşündüğüm bir eser. Yalnızlık ve tek başınalık ayrımına eğilen, içerik açısından da oldukça başarılı bir çalışma olmuş.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Merve Demir
08.03.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatı, insanlık hallerini, başımıza gelenleri ve tercihlerimizi sorgulatan bir kitap. James Joyce'tan Aristotales'e, David Hume'dan Adam Smith'e dek pek çok önemli isimden alıntılar var. Bu kitabın insana en büyük katkısı, yalnızlık ve tek başınalık arasındaki ayrımı fark ettirmesi...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
hulya gulyurt
21.02.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın kitabı yazmadan önce çok iyi araştırma yaptığı belli. İnsan yalnızlığı üzerine yaptığı tahliller oldukça etkileyici.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Turgay Seren
23.01.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalnızlık üzerine güzel bir derleme olmuş. İyi araştırmış yazar.Referanslar olarak sonda verilen eserler güzel. Büyük beklenti ile okumayın. Faydalı oldu mu derseniz evet. Mutlaka alıp başucumda durmalı mı? hayır derim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Sensei Hachiman
16.01.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı alırken daha farklı bir beklenti içerisindeydim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
edebiiduruş
29.12.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yalnızlık gibi kimileri için şifa;kimileri için ızdırap olan kavramın felsefi yönünü okumak güzel olur
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
LittleC
08.11.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
O kadar güzel bir kitap ki... Uzunca ve kapsamlı olarak araştırma yapılmış. Çok güzel alıntılar paylaşılmış yalnızlık üzerine... Herkesin kesinlikle ama kesinlikle okuması gerektiğini düşünüyorum. Kaynakça kısmından birçok yeni yazar ve eser öğrenip alışveriş listeme ekledim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
ÇAĞATAY CENGİZ
01.10.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
''Diğer insanlara karşı genel güvensizlik yalnızlığın en önemli göstergesidir.''
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Okur___
07.04.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açıkçası beklediğimi bulamadım. Muhtemeldir benim görmek istediğim yalnızlık türünün pek üstünde durmadığından. Ancak ismi beklentimi yükseltmişti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
hazangüneşi
12.01.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Birçok yönden sorgulanmış yalnızlık. İlgiyle okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
güvenb
20.12.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalnızlığımı tanımlamam da epey yardımcı oldu. Başucu kitabı niteliğinde.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
mrvesmsk
24.10.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalnızlığı pek çok açıdan ve bir çok sosyolojik, psikolojik ve felsefik referanasla ele almış yazar. Çeviri de çok duru ve anlaşılır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
excellent-38
17.10.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tek kelime ile harika bir kitap ortaya çıkmış. Herkesin içinde kendinden bir şey bulacağı türden.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ZiggyStardust
20.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalnızlık üzerine sosyolojik bir çalışma olmu ve arkaplanı açıklanmış net olarak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Berrinncici
10.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yalnizligi her yonden ele almis farkli bakis acilari sunmus. yalnizlik ve tek basinaligin ayirdimi yapilmis cok anlasilir akici bir kitap.yalnizligi harika sorgulamis okunmali
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
060818
10.07.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yalnızlığı etraflıca incelemiş güzel bir kitap. daha çok sosyolojik ve istatistiksel bir kitap olsa da işinizi görebilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yunus Emre Ateş
31.03.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Felsefe adı geçmesine rağmen diğer disiplinler aracılığıyla anlatılmış olması güzel birliktelik sağlıyor.Akıcı ve anlaşılır bir dili var aynı zamanda.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
FlourishAndBlotts
13.03.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merak ettiğim bir kitap. Yalnızlığın düşünüldüğü kadar olumsuz bir terim olmadığını açıklamasını ümit ettiğim bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ozdemirr1
12.02.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
oldukça anlaşılır bir dille yazılmış okuyanı yormuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Baharulubas
24.01.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel, ciddi bir birikim sonunda yazılmış. Kaynakları daha sonra okuyacağınız kitapları işaret ediyor. Felsefe ile ilgilenenlere önerilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
badragut
29.09.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çağımız yalnızlığını savunan görüşler içeriyor. Farklı bir bakış açısı için okunur fakat çoğunlukla katılmak mümkün değil.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
hitcaw51
12.06.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her insanın okuması lazım. Sonuçta herkes kendisini yalnız hisseder.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
CosaNostra
09.06.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı bakış açılarıyla yalnızlığın incelendiği farklı bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Dr.Çehov
26.05.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın bir diğer kitabı 'Sıkıntının felsefesi'ni de öneririm.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Furkan Esen
05.05.2018
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Felsefi yönünün daha yoğun işlenmesini beklerdim ama yine de çok hoşuma gitti kitap. İçinde Heidegger'i, Sartre'ı, Kiekegaard' ı, Aristo'yu ve daha bir çok filozofu bulabileceğiniz bir kitap. Tavsiye edilir.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
weisenbaum
04.03.2018
Redingot iyi kitaplar basmaya devam ediyor.Kapakta muazzam
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir